banner10

banner11

03.06.2020, 09:22

Yoksa Sen Eko-Feminist Değil Misin?

Feminizm akımını sizler için kısaca tanımlarsam;cinsiyet ayrımcılığına karşı ortaya çıkan bir akım olduğunu söyleyebilirim. Ekofeminizm ise ‘Françoise d'Eaubonne’ tarafından kadınların dünyayı kurtarmak için öncülük edeceği ekolojik devrimin ismi olarak ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda ekofeminizm ekoloji ve feminizmi birleştiren bir harekettir. Eko- feminizm akımı, tabiat ve kadınlar arasında bir bağ kurarak her ikisinin de erkek egemen dünya tarafından sömürüldüğü düşüncesi üzerine ortaya çıkmıştır.

Eko-feministler kadınlar ile doğa arasında büyük bir ilişki kurarlar. ‘İnsanlar doğaya da kadına davrandıkları gibi davranırlar ve onu fethetmeye ya da kontrol etmeye çalışırlar’ ifadeleri genel düşünceleridir. Ataerkil toplumda doğa ve kadının sömürüsü insanlık tarihi boyunca var olmuş ve günümüzde de artan şiddet ile devamlılığını gözlerimiz önüne sermeye devam etmiştir. Ekofeminizm düşünürleri doğadaki kirliliğin sadece feminist görüş ile düzelebileceğini savunurlar. Çevre sömürüsünün en büyük ve gerçek sorumlusu erkek egemen dünyanın arzuları ve bitmek bilmeyen egolarının beslenme isteklerinden başka bir şey değildir.

Kendine hüküm sürememiş ya da bunu bir türlü beceremeyen erkekler, hakim olma arzusunu kadınlar üzerinde ya da doğada göstermeye çalışırlar. Veya kendi güçlerini yine kendilerine yettirememiş ve tatmin olmamış bu erkekler kendi dışında etrafında bulunan gücünün yettiğini düşündüğü her canlıda bu bastırılmış duygularını tatmin etmeye çalışır. Bu duygu tatmininin sonuçları tahmin edersiniz ki en fazla kadın ve doğaya yansır. Doğa ve kadının arasında nasıl bir ilişki var demeyin, hepimizin ‘Doğa Ana’ ve ‘Allah Baba’ algısıyla yetiştiğini varsayıyorum. Müslüman ve inançlı bir insansanız eğer Allah’ın her şeye hükmetme gücüne sahip olduğu bilincindesinizdir bu bağlamda hüküm eden ‘baba’(erkek), hüküm altında kalarak veya tahrip edilerek yok edilen ‘Doğa’ (anne) sıfatı ile çok küçük yaşlardan itibaren böyle bir benzetme ile algımızın tam ortasına yerleşmiş durumda.

Çoğu konuda hüküm sürmek isteyen erkeklerin bu arzuları, şimdilere yansıdığı gibi belki de asırlar sonra kirlilik olarak yansımaya devam edecektir. Tüm dünyanın ortak sorunu haline gelen çevre kirliliği her ne kadar maddi anlamda kirliliğe sebep olsa da manevi olarak da kirlilik yaşatmaktadır. Çevre kirliliği problemine çözüm olarak birçok çevreci hareket görülmüş fakat bu durumun asıl çözümünün kişilerdeki algı değişikliği ile olabileceğini sizlere vurgulamak isterim.

Kadınlar , İslam dini haricinde diğer dinlerde evrenin varlığından beri Havva’nın Adem’i kandırması sonucunda yediği yasak meyve nedeniyle her zaman ilk günahın simgesi olarak görülmüş, eski çağlardan bu yana toplumda kendisine sadece ikincil bir rol bulabilmiştir. Sanayileşme devrimiyle fabrikalarda en fazla çalışan emek harcayan olmasının yanı sıra, kadınlar, fiziki cazibesi varsa veya toplumun kadın bedenine yüklediği özelliklere sahipse araba lastiği reklamlarında dahi en sık rastladığımız meta haline getirilmiştir. Oysa ki Hz. Havva cennetten kovulduktan sonra bile Hz. Adem’in hayata uyum sağlaması açısından da destekleyicisi olmuş ve neslin devamı için emek harcamıştır.

Ekofeminizm düşünürleri de tam olarak bu emeğin farkındalar ve farkındalık sağlamak istiyorlar ki bence feminist dendiği zaman akla sadece kadın hakkının geldiği bir algı olduğundan bu bakış açısı bizlerin fikirlerine farkındalık kazandırabilir.

Doğayı harap etmenin, doğal dünyaya saygısızca davranmanın batı kültüründe çok sık görebileceğimiz ataerkilliğin bir parçası olarak ‘erkekiçin-ciliğin’ kadını yok saydığı gibi doğayı da yok sayacağı görüşündeyseniz evet, ne hoş ki siz de ekofeministsiniz.

Hâkim olma, güç gösterme gibi mekanizmalarımızı yok edebilirsek eğer, işte o zaman mutlu ve gerçek bir insan olacağımız görüşündeyim.

Doğa ve kadın için özgürlük dileklerimle..

Hülya ÖZ
Sosyolog/Aile Danışmanı 

Yorumlar (0)
26°
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 22 Haziran 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30