banner10

banner11

26.05.2020, 10:56

Süpürgeyi Bozan Kural ve Halının Altındakiler

Bayramın üçüncü gününden sizlere merhaba derken, herkesin biraz buruk da olsa huzurlu bir bayram geçiriyor olmasını diliyorum.

Birbirimize yakın olamadığımız, el öpüp kucaklaşamadığımız; alışkın olmadığımız bir bayram geçiriyoruz. Ve yaşantımızı da bir süre bu şekilde geçireceğiz.

Diyeceğim o ki; sevgisini ve sıcak kanlılığını sözlerinden ziyade sarılarak, öperek, dokunarak gösteren bizleri, acaba sosyal mesafe tedbirli yeni hayatımız soğuk insanlara dönüştürür mü?

Aramızdaki maddi uzaklık, herkesin birbiriyle mesafeli durarak iletişim kurması, aramızdaki enerjinin düşmesine, kurduğumuz cümlelerden daha fazla türev alıp daha fazla alınmamıza; işin özü birbirimize olan sevgimizi daha az hissetmemize neden olur mu?

Yüzeysel düşünmezsek ve bu durumun bir sürece yayılacağını düşünürsek, incelikler diyarı olan öz yurdunun gurbetinde kalmış bir toplum olduğumuzu da göz önünde bulundurursak…Evet, çok mümkün. Peki neden?

Öz yurdu diyorum; çünkü, İbrahim Tenekeci’nin de dediği gibi ‘’eşyayı dahi incitme’’ diyen bir medeniyetin mensuplarıyız biz. Su içtiği bardağı öpen Mevlevilerin, ormanda dolaşırken genç ağaçları ürkütmemek için baltasını beze saran ormancıların; ’’ışığı yak’’ demek yerine ‘’ışığı uyandır’’ diyen ve  ‘’mumu söndür’’ yerine ‘’mumu dinlendir’’ diyen atalarımızın medeniyetinin.

Varın bu eski ve güzel insanların insan’a davranışı nasıldı siz düşünün.

Biz ise nezaketi yemek yerken ağız şapırdatmamaktan; kibar olmayı ise argo konuşmamaktan ibaret belledik gidiyoruz.

Karşımızdaki insana nasıl davranmalı, karşımızdaki insanla nasıl konuşmalı bilmiyoruz.

‘’Aman beni biliyor, beni tanıyor’’ düşüncesiyle fikirlerimizi net ifade etmediğimiz de oluyor; bazen içimizdeki ben’in izin vermemesinden bazen ise kendimizi bir türlü nahifleştiremediğimizden, hoş duygu ve düşüncelerimizi dile getiremediğimiz de oluyor. Aramızda pek bir bağ olmayan insanlarla konuşurken ise bazen ‘’ben’’ yarışından bazen ise tamamen iletişim kurmayı bilemediğimizden, asıl kurmamız gereken iletişimi kuramayıp modern tabirle ‘’triplerden triplere’’ girdiğimiz dahi oluyor.

Değer kavramı şöyle dursun, insana insan olduğu için insan gibi davranmak kuralını atlıyoruz.

İnce düşünceli olduğumuzda, tabiri caizse ‘’ezik’’ biri olacağımızı zannediyoruz. Nezaketin saygınlığımızı azaltacağını düşünüyor, karşımızdakini yüceltmenin bizi alçaltacağını sanıyoruz. Yahut fikirlerimizi net ifade etmemenin, aksi bir durumla karşı karşıya kaldığımızda muhatabımızdan yahut içinde bulunduğumuz durumdan bizi daha kolay sıyıracağını düşünüyoruz. Derdimizi ise anlatmazsak, daha güçlü görünürüz sanıyoruz.

Bunların hiçbiri yoksa, iletişimsizliğimize bu kez de dünyanın dönüş hızıyla yarışan hayatlarımızı işaret gösteriyoruz. ‘’Ah, kimselerin vakti yok / Durup ince şeyleri anlamaya’’ diyen Gülten Akın’ın bahsettiği gibi.  

Öyle bir devirdeyiz ki, karşımızdaki insanla konuşurken gözünün içine bakmayı nezaket olarak tanımlayacağız neredeyse. Bir insan konuşurken dikkatini ona verebilmeyi değer göstergesine yeterli kılacağız.

Oysa ki bu hal bizi zamanla hoyratlaştırır. Yozlaştırır. Yalnızlaştırır.

Zamanla ya insan ilişkilerimiz zedelenir, ya ruhumuz. Sonra hiç tanımadığımız ama çocukluğumuza kadar inmek isteyen biriyle konuşmak zorunda kalırız her şeyi.

İşte bu yüzden sosyal mesafe kuralı zorlar bizim gibi insanları. Çünkü bizim için maddi yakınlık, manevi uzaklığı halı altına süpüren bir süpürge gibi.

Sosyal mesafe kuralına uymak, manevi mesafemizi yakınlaştırmaya vesile olsa keşke. Hoş, felsefe; iki şey arasındaki uzaklığı ‘’mesafe’’, birbirinden uzak olan iki şey arasındaki yakınlığı ise ‘’aralık’’ olarak ifade eder. Siz karar verin artık. Ben her ikisine de mesafe diyorum uzatmamak adına.

Sosyal mesafeyi uzak tutmanın yolunu yetkililer açıklasın. Ben manevi mesafeyi yakın tutmanın yolunu açıklayacağım.   

İhtiyacımız olan tek bir soru:

‘’Nasıl davranırsam muhatabımı incitmekten alıkoyabilir ve aramızdaki iletişimi güçlü tutabilirim?’’

Ah…Öyle önemli ki!

Bu soruyu kendimize rehber addettiğimiz gün nezaket ve ince düşüncelilikte bayrağı yeniden devralacağız.

‘’…
Bütün yakınlarınız sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)

Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçelerde açan çiçekleriniz vardı.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı.’’

Behçet Necatigil

Bayrağı yeniden devralabilmek ümidiyle…

Yorumlar (5)
HUNDQ.Y. 1 yıl önce
Öncelikle herkese iyi bayramlar. Kaleminize sağlık Zeynep Hanım; önemli bir noktaya değinip bizlere nasıl davranmamız konusunda ipuçları vermişsiniz. Eklemek isterim ki, bizleri çok hızlı yaşamaya alıştırdılar, her şeyi çok çabuk tüketiyoruz. Maalesef ki insanlar ile olan ilişkilerimiz de böyle, çok çabuk tüketiyoruz! Sosyal mesafe sanırım bazılarının işine gelmiş olabilir. Ne güzel belirtmişsiniz, öyle bir devirdeyiz ki karşımızdaki insanla konuşurken gözünün içine bakmayı nezaket olarak tanımlıyoruz ne yazık ki. Son olarak, erkeklerdeki zerafeti, kadınlardaki letafeti silen bir sistem içerisinde yaşayan toplumdaki ilişkilerden pek bir şey beklememek lazım diye düşünüyorum…
Tayfun Göker 1 yıl önce
Tebrikler Zeynep. Yine güzel bir temayı işlemişsin. Emeğine ve yüreğine sağlık.
Anonim. 1 yıl önce
Takip ettiğim yazılarını kaçırmadığım en kıymetli yazar listeme girmiş bulunmaktasınız. Hadi hayırlı olsun..
Beyoğlu 1 yıl önce
Felsefe, edebiyat, şiir ile bir konuyu aydınlatmışsınız. Yazılarınızın sizin çok kıymetli olduğu belli, bir daha ki yazıda buluşmak temennisi ile...
Fatma k. 1 yıl önce
Sosyal mesafe kelimesini sanirim,devlet yetkilileri,sağlık kesimi ilk telaşla düşünmeden bu ismi buldular diye düşünüyorum ,"fizikî mesafe" daha uygundu,çünkü kelimelerle oynayıp bilincalti cok mesajlar verildi bu millete şimdiye kadar.
14°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 20 Haziran 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30