Ak Parti Arifiye Teşkilatından Referandum Programı

Ak Parti Arifiye'de Referandum çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor.

Ak Parti Arifiye Teşkilatından Referandum Programı
banner3

            Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Erol Kaya'nın Arifiye'yi ziyareti nedeniyle, Arifiye İlçe Teşkilatı tarafından, Arifiye Belediyesi Kültür Merkezinde 12 Mart Pazar günü saat:16.00'da Referandum programı düzenledi.

            Programa; Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Erol Kaya, Ak Parti Sakarya Milletvekilleri Mustafa İsen, Recep Uncuoğlu, Ak Parti eski Sakarya Milletvekili Ali İnci, Ak Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Arifiye Belediye Başkanı İsmail Karakullukçu, eski Arifiye Belediye Başkanlarından Nihat Arslan, Ak Parti Sakarya İl Yönetim Kurulu Üyeleri, Ak Parti Arifiye İlçe Başkanı Ethem Çınar, İlçe Yönetim Kurulu, eski Mhp İl Genel Meclisi Üyesi Dr. Mustafa Alaf, İlçe Gençlik Kolları, İlçe Kadın Kolları, Arifiye Belediye Başkan Yardımcıları,  Meclis Üyeleri, Muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.

            Açılış konuşmasını Ak Parti Arifiye İlçe Başkanı Ethem Çınar'ın yaptığı toplantı büyük bir coşku ile yapıldı. Ethem Çınar konuşmasında; "Büyük Türkiye için Evet sloganıyla  çıktığımız bu kutlu yolda, Arifiye'mizde ziyaret etmedik  ev, sıkmadık el bırakmadık. Arifiye'li vatandaşlarımız geçmişte olduğu gibi partimize sahip çıkıyor. Sayın Cumhurbaşkanımıza, vatanımıza, bayrağımıza sahip çıkıyor. Kesin rakam veremem ama, Arifiye'miz Referandumda ezici bir çoğunlukla "Evet" diyor." dedi.

            Arifiye Belediye Başkanı İsmail Karakullukçu da yaptığı konuşmada;"Düşmanlarımız ve onların ülkemizdeki uzantıları, Mali açıdan büyük sıkıntıya düşmüş, ölmekle yaşamak arasındaki ince çizgide gidip gelen 2000  Türkiye'sinden, 2002 yılında iktidar olan Ak Parti ile birlikte büyük bir gelişme ve atılım sürecine giren, kendi otomobilini, silahını, tankını, topunu, gemisini, helikopterini, insansız hava aracını, uydusunu, ve uçağını üreten, Bölgesinde ve Dünya'da yaşanan gelişmelerde söz sahibi olan Dünya'nın en büyük ilk on ekonomisi arasına giren Türkiye'mizden rahatsız oldular. Ekonomik olarak en iyi duruma geldiğimiz 2013 yılında düğmeye basıp, o günden günümüze kadar Gezi Olayları, Terör Olayları, 17-25 Aralık Operasyonları ve nihayet son bir umutla 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşadığımız Darbe girişimi ile ülkemizin gelişmesini durdurmayı amaçladılar.. Ülkemiz geçmişte bir çok defa yaşanan darbe, Cumhurbaşkanı-Başbakan, Hükümet-Ordu gerilimleri ile ekonomik ve siyasi olarak çok büyük kayıplara uğramış, Aziz milletimizin kazanımları heba olmuştur. 94 yıllık Türkiye Cumhuriyeti'nde ilk defa yönetimin tek elde toplanarak, sivil anayasa ile desteklenen, ülkemize özgü Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile basiretli ve güçlü bir ülke yönetimi amaçlanmıştır. Bu fırsatı heba etmemeli, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a sahip çıkmalı, sistemi milletimize anlatmak için canla başla çalışmalıyız. Kim bilir? böyle bir fırsat kaç yılda bir ele geçer?" dedi     

            Ak Parti İl Başkanı Fevzi Kılıç ta konuşmasında;"Sakarya'mız Necip Fazıl Kısa Kürek'in şiirinde olduğu gibi akacak, ayağa kalkacak, Reisimize sahip çıkacak, ülkemizin, gelişmesinde, güçlenmesinde sıkıntı çıkaran mevcut iki başlı yönetim sisteminden kurtulmasını, güçlü bir yönetim modeline kavuşmasını sağlayacak Cumhurbaşkanlığı sistemine "Evet" diyecektir. Bakınız, 16 Nisan'da Sayın; Cumhurbaşkanımız ilimizde olacak. Hep birlikte Kent meydanına, yeni adıyla Demokrasi Meydanımıza akarak, Kendisine büyük bir destek, büyük bir moral vererek, ilimizden uğurlayalım. 16 Nisan'da hepinizi bekliyoruz." dedi.

            Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Erol Kaya da konuşmasında;"Bakınız dostlar. Çok gerilere gitmeye gerek yok. Deprem sonrası ve 2000 yılındaki koalisyon hükümeti sırasında ülkemizin mali durumu, devletin verdiği sağlık, eğitim hizmetlerinin durumu hepinizin malumu. İnsanımız, SSK ve devlet hastanesinde gece yarısı hastaneye gidip sıra almaya çalışıyor, şansı varsa muayene oluyor, reçetedeki ilaçların hepsini almak zaten mümkün değil. Böyle bir durumdan, bu gün geldiğimiz noktaya bir bakın. Ülkemizin, 2002 yılı ile birlikte başlayan gelişme süreci 2013 yılında zirve yaptı. Ekonomik olarak en iyi duruma geldiğimiz, Merkezi Bankasındaki döviz rezervlerimizin en çok olduğu, IMF 'n hiç borcumuzun kalmadığı bir yıl. Ne oldu?  Hazmedemediler. Güçlü bir Türkiye'yi istemiyorlar. Hele Osmanlı Ruhunun tekrar dirilmesi düşüncesi bile O'nları çıldırtıyor. Yakın tarihimizde bir çok lider, Adnan Menderes, Alparslan Türkeş, Turgut Özal, Süleyman Demirel Başkan sistemini telaffuz etmiş, ancak bunu milletin önüne getirmeye o günkü siyasi koşullar içinde cesaret edememiştir. Bu gün, "Ben Milletin üstünde hiçbir güç görmedim. Tanımam" diyen ve sistemin önünü tıkadığı zaman korkmadan millete giden ve problemleri çözen bir Cumhurbaşkanımız var." Ancak her zaman bu kadar güçlü bir lidere sahip olamayız. Sistem O'nun için değişmeli. Engel çıkaran değil, çözüm üreten bir yönetim modeline kavuşmalıyız. Ülke menfaati ile ilgili kararlar çok hızlı bir şekilde alınıp, uygulamaya konulabilmeli. Onun için Cumhurbaşkanlığı sistemi diyoruz. Şimdi sizden söz istiyorum. Kapı kapı dolaşıp, eşinize, dostunuza akrabanıza anlatacak mısınız? Salondan çok güçlü bir "Söz" istiyorum. Görüşmek dileğiyle, kalın sağlıcakla."dedi.

Güncelleme Tarihi: 13 Mart 2017, 12:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER