26.08.2020, 18:52

Sen Ne Biçim Erkeksin?

Sevgili okurum,
bugün biraz toplumumuzdaki erkeklik algısından konuşalım istiyorum.

Benim için çok değerli ve üniversite hayatımda büyük emekleri olan hocam Tayfun Atay’ın ‘’ Çin İşi Japon İşi ’’isimli kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ederek, sözlerime Atay’ın kitabından bahsederek başlamak istedim.
Atay kitabında; erkeklik rollerinin dayatmalarından kaynaklanan kasılmaların aslında erkekleri nasıl sonsuz bir ergenliğin içine hapsettiğinden bahsediyor.

Bizim toplumumuzda bir erkeğe gerçek bir erkek oldu artık denmesi için sünnet olması, askere gidip gelmesi sonra iş bulması ve evlenmesi gerekir.
Bunlardan birisinde eğer fire vermişse, toplumumuz algısına göre gerçek bir erkek olamamıştır.

 

Her kadında bastırılmış bir erkeklik,her erkekte de bastırılmış bir kadınlık olduğunu düşünebiliriz. Kısacası ‘tam’ anlamıyla ‘insan olmak ’tan eksilerek, erkek ya da kadın oluruz” diyen Tayfun Hocamın kitapta en etkili cümlesi bu bence.

 

Peki biz insan olmaktan eksilerek nasıl erkek ya da kadın oluyoruz?
 

Toplumda her zaman ezilen taraf olarak görmüş olduğumuz kadın üzerine çok fazla çalışma yapılıyor. Çoğunlukla da erkeklerin mükemmel bir hayat yaşadıkları ön görülüyor. Her kadının ağzından mutlaka bir kez “Keşke erkek olsaydım” sözü çıkmıştır ya da en azından bunu düşünmüştür.
 

Aslında erkek olmak ya da toplumun dayatmış olduğu “erkeklik” konumuna ulaşmak zor bir deneyim.

Buna rağmen erkeklik Türkiye’ de çok az adı geçen bir konu. Birçok eğitim kurumunda “toplumsal cinsiyet” ile ilgili çalışmalar sadece kadınlar ile ilgili.
 

Bence burada anlamadığımız şey şu; kadın sorununu çözüme kavuşturmak istiyorsak erkeğin sorunlarını halletmemiz gerekiyor.
 

Tayfun hocam kitabında diyor ki “Acımasız, sert, saldırgan, şefkatsiz ya da duygusuz biri olmak.

Ataerkil toplumların erkekten beklentisi bence tam olarak bu... Erkekte doğal olarak her zaman güçlü sert ve saldırgan bır tavır sergiliyor hayatı boyunca. Çünkü toplumun ona atfettiği rol bu.
 

Aslında burada en kötü şeylerden birisi; erkeklik kadını ezdiği kadar erkeği de eziyor.
 

Erkekliği bir iktidar olarak düşünün.
Foucault diyor ki; İktidar, üzerinde kullanıldığı insanları olduğu kadar, onu kullanan insanları da tutsak alan bir şeydir.

 

Çoğu zamanlarda tehdit altında değil mi bir erkeğin erkekliği? Bu tehdit en çok diğer erkeklerden geliyor ya da aileden.

Doğuyorsunuz, erkekseniz eğer ‘Paşa’ olarak isimlendiriliyorsunuz. Paşaların yetkilerini saymama gerek yok bence. Zaten doğduğunuz an size bir rol verilmiş oluyor.
Sünnet oluyorsunuz ‘ADAM’ oluyorsunuz. Kutlamalar yapılıyor erkekliğiniz için.
Ama nasıl insan olunacağına dair bir bilgi yok.

Askere gidiyorsunuz artık gitmeden önceki birçok davranışınızı hayatınızdan çıkartmanız gerekiyor yine bir rol yüklendi.
İşe girdikten sonra evlenmeniz bekleniyor yine bir rol.
Aslında toplum size nasıl hangi zamanda hangi karakteri oynamanız gerektiğini sunuyor. Sizde role kendinizi kaptırıyorsunuz.

 

Dünyaya ilk geldiğimiz andan itibaren bize bağlanmış olan iki rengi alıyoruz hayatımıza.
Kadınlar pembeyi erkekler maviyi hayatlarının içinde buluyor.

Tarihi boyutta bakarsak hayatta ki değerlerimizin çoğunu hep erkekler oluşturmuş. Yok denecek kadar az kadın alim ya da filozof var. Bütün bilgin dediğimiz kişiler hep erkek. Dünyada siyasi, ekonomik, felsefi alanlarda adını bırakın biyolojik cinsiyetinin bir kimliğinin bulunmadığı kadınlar hayallerinden başka neye sahip olabilirler ki ? Hal böyle olunca hayatı erkek oluşturmuş gibi düşünüyoruz.

 


Zaten yumuşaklık ve hayallerin rengi olarak gördüğümüz pembe sadece kadını simgeliyor. Hayata dair tüm gerçeklere adımı atmış, cinsiyetini, kimliğini hayata geçirmiş bir erkeğe de mavi yüklenmiş. Pembe’ye dair her şey erkeği erkekliği ile sınıyor ya da tehdit ediyor.

Atay’ın kitapta da bahsetmek istediği gibi mavi hayatı, pembe hayali simgeliyor aslında.

Erkek, bunların farkında olsa bile bu durumun bir parçası haline gelir. İstemese de erkekliğin “racon”unu yerine getirmek adına insanlığını ezer geçer.

Kadın veya erkek olmaktan çok insan olmaya ve insan yetiştirmeye önem verdiğimiz bir dünya dilerim..


Hülya ÖZ
Sosyolog / Aile Danışmanı


 


 

Yorumlar (0)
banner3
banner1
10°
sisli
Namaz Vakti 25 Ekim 2020
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Alanyaspor 5 13
2. Fenerbahçe 5 11
3. Galatasaray 6 10
4. Karagümrük 5 8
5. Kasımpaşa 6 8
6. Antalyaspor 6 8
7. Göztepe 6 7
8. Erzurumspor 5 7
9. Sivasspor 4 7
10. Başakşehir 6 7
11. Gaziantep FK 6 7
12. Hatayspor 4 7
13. Konyaspor 5 6
14. Kayserispor 5 6
15. Çaykur Rizespor 5 5
16. Trabzonspor 5 5
17. Malatyaspor 5 5
18. Denizlispor 5 5
19. Beşiktaş 4 4
20. Gençlerbirliği 4 4
21. Ankaragücü 4 1
Takımlar O P
1. Tuzlaspor 6 14
2. Samsunspor 7 14
3. İstanbulspor 6 13
4. Ankara Keçiörengücü 7 13
5. Altınordu 7 13
6. Adana Demirspor 6 11
7. Giresunspor 6 11
8. Altay 6 10
9. Adanaspor 6 9
10. Bursaspor 6 7
11. Balıkesirspor 6 7
12. Akhisar Bld.Spor 6 6
13. Bandırmaspor 6 5
14. Menemen Belediyespor 6 5
15. Ümraniye 7 5
16. Ankaraspor 6 4
17. Eskişehirspor 6 3
18. Boluspor 6 2
Takımlar O P
1. Everton 5 13
2. Liverpool 6 13
3. Aston Villa 5 12
4. Leeds United 6 10
5. Crystal Palace 6 10
6. Chelsea 6 9
7. Leicester City 5 9
8. Arsenal 5 9
9. Wolverhampton 5 9
10. Tottenham 5 8
11. West Ham 6 8
12. Man City 5 8
13. Southampton 5 7
14. Newcastle 5 7
15. M. United 5 7
16. Brighton 5 4
17. West Bromwich 5 2
18. Burnley 4 1
19. Sheffield United 6 1
20. Fulham 6 1
Takımlar O P
1. Real Madrid 6 13
2. Atletico Madrid 5 11
3. Real Sociedad 6 11
4. Villarreal 6 11
5. Osasuna 6 10
6. Getafe 5 10
7. Elche 5 10
8. Cádiz 6 10
9. Granada 5 10
10. Real Betis 7 9
11. Eibar 7 8
12. Barcelona 5 7
13. Sevilla 5 7
14. Valencia 7 7
15. Athletic Bilbao 6 6
16. Huesca 6 5
17. Celta de Vigo 6 5
18. Deportivo Alaves 6 4
19. Real Valladolid 6 3
20. Levante 5 3