Kirli Siyaset Nereye Kadar

’’Koştuğumda yanımda olanlar değil, düştüğümde kaldıranlar dostumdur!’’                                                       

Biz dünde dosttuk, bu günde!..

2001’den bu güne gelen siyasi hareket, nasıl oldu da bu hale geldi?

Sayın Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın hayali bu muydu?

Yola çıkış gayesi 18 yıl sonra siyaset arenasını terk etmek miydi? Yoksa daha uzun bir süre Türk siyasi yaşamında iz bırakmak mıydı?

Görünen o ki sayın başkan Merhum Abdülhamid Han misali tarihe iz bırakmak, temsil ettiği halkına sağlam istikamet göstermektir.

Peki, ne oldu da bu kadar yol arkadaşı ihanet etti diye yaftalanır, itham edilir oldu?

Bunlar mı hain?

Yoksa mevcut siyasi sistem mi?

Kurulduğu günden bu güne, baktığımızda kurucu kurulu üyelerinin birçoğu o veya bu sebepten dolayı trenden inmiş başka ufuklara yelken açmış görülmekte.

O veya bu sebeple izahat verenlerin birçoğu parti içi polit büro elemanlarının gayrı hukuki davranışları, sayın başkana ulaşma güçlüğü çektikleri ve kendilerini izah etmekte güçlük çektiklerini, ifade edip ayrıldıklarını söylemekteler.

Bu söylemler elbette sahibini bağlamaktadır.

Ama görünen o ki, yolunda gitmeyen bir şeylerin var olduğudur.

Bizim kastimiz, elbette Sayın Başkanımızı eleştirecek, zat-ı şahanelerinin yanlışlarından dolayı istifa, treni terk etme, partiyi bölme amaçlı çözülmelerin olduğu değildir.

Lakin, taktir edersiniz ki ortada da apaçık ihanetler manzumesi görülmektedir.

İrdelemeye çalıştığımız, sebep neden ilişkisi…

Biz Sayın Başkanımızın efe hallerini çok sevdik, şahsında ülkemizin delikanlı halini, temsilini hissettik.

Taraf olarak, ülke olarak gururlandık, keyif aldık.

Hatta birçok dost sohbetlerinde işte lider, işte adam demekten kendimizi alamadık.

Anlıyoruz ki, sayın başkanı biz toplum olarak bu denli kabul ederken, alt kadroda kiler kabul edememiş, kraldan çok kralcı olma gayretine girmiş olmalarıdır.

Bu durum o kadar çirkinleşmiş ki, astlar üstlerine beyefendinin talimatı var, söylemiyle arkadan işler çevirir olmuşlar.

18 yılsonu itibarıyla, parti içi çürüme önü alınamaz, engellenemez hal almış olmasıdır.

Biz ülke olarak Ak Partiye uzun soluklu ümit bağlamış, torunlarımızın geleceğini bu partinin sağlıklı adımlarıyla tanzim edeceği beklentisi taşırken,

Kendi bünyesinde, makam bahşedilenlerin ihanet ve delaletleri, taraf olarak bizleri fazlasıyla üzmektedir.

Az olsun bizim olsun anlayışı hayırlı bir gidişat değildir.

Son beş yıldır, milletvekili belirlemelerinde, son olarak Mart ayında yapılan yerel seçimlerde ki aday tespitlerine baktığımızda yukarıda tasvir ettiğimiz olayların birçoğunun vücut bulduğunu görmekteyiz.

Ak Parti taraftarının ve Türk seçmeninin layık olduğu sonuç bu olmamalıydı!..

Ak Parti içindeki bir gurup, bizim dediklerimiz olsun gerisinin önemi yok mantığı ile yaptığı aday tercihleri, Ak Parti seçmenini derinden üzmüş, 18 yıldır gönülden bağlı olduğu partisini ve üst yönetimini sorgular olmuş,

Makam bahşedilenlerin birçoğu ise,

Utanmadan sıkılmadan, gazetelere beyanat verip, aday gösterildikleri yerleri beğenmediklerini, aslında çok daha iyi yerlere layık olduklarını ifade etmekten geri kalamamışlardır.

Layık olmayanlara, makam bahşedilirse elbette sonuç, nankörlükten öteye geçmeyecektir.

Samimi halkımız bu gidişatı not almaktadır!..

Yedi düvelle uğraşan sayın başkan elbette olan bitenden haberdar değildi, eminiz ki bu günde değildir.

Aynı güruh, bu gün ilçe ve il yönetimlerini kendilerine göre belirleme gayretine düşmüşler.

Teşkilatlarda, maalesef çalışma yok denecek kadar az…

Birçok partili, siyasi ve ekonomi geleceğini sayın başkanın şahsına ve halkta olan karşılığına bağlamış, özetle hazırdan yemeye devam etmekteler.

Dava ve ülke derdi olanlar ise; galeye alınmamakta, teşkilatlara yaklaştırılmamaktalar.

Görev almak isteyenler ise, bir şekilde saf dışı bırakılmaktalar.

Samimi dava insanları ötelenerek ne yapılmak istenmektedir?

Bu insanların hiç birini aday yapmadınız, küsmediler…

Sizden ve parti olanaklarından bir şey istemediler, sayın başkan adına birilerine racon kesmediler, kimsenin adamı olamadılar.

İş ciddiye binince, değerlendirme makamı olarak utanmadan, ’’sizin hakkınızda olumsuz hiçbir bilgi, belge gelmemekte, siz kendinizi nasıl sakladınız’’. Demekten imtinada etmediniz!..

Yine de küsmediler, kırılmadılar…

Emin olun bu böyle devam edemez, etme sinide kimse beklemesin.

Sayın Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Ak Partiyi, teşkilatları düzenleyerek eskisinden daha güçlü parti haline gelmesini sağlayabilir.

Teşkilatlar ve alt kadrolarda ki çürümüşlüklerin acilen önüne geçilmesi, liyakat sahibi, dava derdi olanların yönetimlere getirilmesi, yeni kurulacak partilerin balon partisi olmasının başlıca sebebi olabilir.

Bir el sistematik olarak Ak Partilileri, partisinden soğutma gayretine düşmüşler,

Küskünler çığ gibi büyütülmektedir!..

Halka inilmemekte, halkı önemsiz, oy deposu olarak görmekten bir an önce vaz geçilmelidir.

Halkımız kolay ulaşacağı, dokunabileceği, derdini anlata bileceği yöneticiler arzu etmektedir.

Halkın içinden gelen bu taleplere samimi kulak verilirse, emin olunuz ki, kurulması muhtemel olan partilerin, halk nezdinde hiçbir karşılığı olmayacaktır!..

Tercih hakkı elbette Ak Parti yöneticilerinin engin özverilerinde.

Selam ve Dua İle

Ne Zaman İnsan Oluruz

’’makamın geçici olduğunu hatırladığımızda’’

YORUM EKLE
YORUMLAR
Osman Erdoğmuş
Osman Erdoğmuş - 3 ay Önce

Derdin, derdimdir usta.
Yüreğine sağlık