Gelecek Parti

Kış gelir geçer de, Yeter ki, Yüreği soğumasın insanın, İçi üşümesin..

Zayıfken uzaklaşanlara Güçlüyken yaklaşanlara çok dikkat et, der büyüklerimiz lakin
görüyoruz ki bu gün Ak Partiye karşı olanların kahir ekseriyeti,
Ak Partinin en güçlü dönemlerinde, partiye dâhil olup nimetlerinden istifade eden,
makam mevki sahibi olanlardır.
Dava bilinci ve şuurlu taraflar ise hep ötelendi, ikinci sınıf muameleye tabi tutuldu
.Darılmadı gücenmediler, çünkü onların tek derdi vardı oda ülke refahının felaha
ermesi, yaşanası bir ülkenin oluşmasına katkı sunmak idi.
İşte bu tip insanlar bu gün Sayın Başkan Recep Tayyip Erdoğan beyin etrafında
kenetlendi, çıkarsız, âmâsız Sayın Başkana destek olmaya devam etmektedir.
Ak Parti içindeki AKP’ liler ise şimdiden kendi pi yarlarını oluşturmanın gayreti
içindeler.
Bizler dilimiz döndüğünce birçok köşe yazımızda bu tiplere dikkat edilmesi, makama
getirilmemesi, etki ve yetkilendirilmemesi hususunda tavsiyelerde bulunduk.
Ne çare ki, tavsiyelerimiz dikkate alınmadı. Aksine biz uyardıkça adamlar daha
nüfuzlu makamlara getirildiler.
Yetkilendirildiler, sonuç ortada...
Sayın Ahmet Davutoğlu, geçtiğimiz Cuma günü parti kurarak ismini ve vizyonunu
kamuoyuyla paylaştı.
Şaşırdık mı? Elbette hayır.
Aklımıza ilk gelen, parti genel başkanlığı ve başbakanlığı olağanüstü yapılan
kongrede Sayın Binali Yıldırım beye devrederken kürsüden yaptığı konuşma gelmedi
desem yalan olur.
Hatırlamak gerekirse Sayın Davutoğlu “Cumhurbaşkanı ile aramızda olan
insani kardeşlik hukuku.
Bu bağlamda hiçbir spekülasyonun, yorumun yapılmasını doğru
bulmam. Ben birçok vesilelerle omuz omuza oldum.
Bu dostluğu her şeyden daha öne aldım. Daha önce partimizin
kuruluş aşamasında birçok görüşmemiz oldu.

Ben verdiğim söze sadığım, Cumhurbaşkanımızla son nefesime
kadar vefa ilişkisini sürdüreceğim.
Sayın Cumhurbaşkanı aleyhinde tek bir söz şimdiye kadar duyulmadı
bundan sonra da duyulmayacak.
Onun onuru benim onurumdur, onun ailesi benim ailemdir.”
Diyerek ahit leşmiş, Başbakanlığı devir etmişti.
Geldiğimiz sonuç itibariyle, böylesine köşesiz ahit yapıp, sözden dönmek,
hatırladığım kadarıyla eski Türkiye siyasetidir.
Siz, Sayın Davutoğlu akademisyensiniz, daha dün bu şekilde verdiğiniz sözden
dönerseniz biz halk olarak verdiğiniz hangi sözlere itibar etmeliyiz?
Neyinize güvenmeliyiz?
Başkanlık sistemi için çekilen onca sıkıntıdan sonra halkın karşısına çıkıp
parlamenter sisteme geri dönülmesi gerekliliğini beyan edip partinizin birinci amaç ve
gayesi olarak sunmaktasınız.
Başkanlık sistemi kurgulanırken siz başbakandınız, neden engel olmadınız?
Yeni anayasa yapacağınızı beyan ediyorsunuz, Allah aşkına siz başbakanken neden
eksik gördüklerinizi düzeltmediniz?
Düzeltmek istedin izde sizi kim veya kimler engelledi?
İlk Cuma Şam’da namaz kalacağız dediniz ülkeyi göçmen akınına uğrattınız!..

Yetmedi durup dururken Rus Savaş uçağını düşürttünüz, savaş kazanmış komutan
edasıyla emri sizin verdiğinizi söyleyip Rusya’yla ülkenin başını belaya soktunuz!..

Sayenizde Türk ihracatçısı iflas etti, çiftçiler traktörlerini, tarlalarını satmak zorunda
kaldı. Sizleri danışmanlıktan başbakanlığa taşıyan,
Sayın Cumhurbaşkanımızı arkasından hançerleyip, artık ülkenin tek sorumlusunun
siz olduğunuzu Avrupalı dostlarınıza söylemekten imtina bile etmediniz

Hızınızı alamayıp Almanya Şansölyesinin aracılığıyla Amerikan başkanından
randevu alıp gidip neler konuştunuz?
Bu yaptıklarınızı bizler ve bizim gibi düşünenler asla unutmayacaktır!.
Ne tatmin olmaz bir egonuz varmış ki, Sayın Başkan Recep Tayyip Erdoğan ‘ı
seçimlerde bir puan aşağı çekmek için parti kurdunuz.

Yetmedi kurduğunuz partinin ismin ide, amblemin ide, tüzüğünü de Emperyalist
Amerika tarafından harap ettiğiniz Suriye’de kurdurulan partiyle aynı seçtiniz.
Allah aşkına biz sizin neyinize güvenip te oy verelim?,
ahdîne uymayan tavrınıza mı?
Emperyalist Amerikalının tavsiyesiyle kurduğunuz geleceksiz partinize mi?
Yoksa Sayın Başkanımıza olan kompleksinize mi?
Siz ve sizin gibileri gören genç ergenler, eminin kötü örnek olan bu halinizden sonra,
dost, güven, vefa, ahit kelimelerini yaşamlarımdan ilelebet çıkaracaklar, sizler gibi
olma cihetine gideceklerdir.
Olmadı Sayın Davutoğlu olmadı.
Bu yaptıklarınız verdiğiniz sözlerden sonra hiç olmadı. Savaş sanayiinde ki devam
eden 600 küsur projenin sekteye uğraması, bu ülkenin önünün sizin gibi süret-i
haktan gözükenler tarafından kesilmeye çalışılması hiç mi hiç olmadı.
Allah siz ve sizin gibilere akıl izan versin!..
Selam ve Dua İle
Ne Zaman İnsan Oluruz
’’vefanın, İstanbul’da bir semt adı olmadığını hatırladığımızda’’

YORUM EKLE