banner10

banner11

02.06.2020, 09:22

Floyd’un Ölümü, Veda Hutbesi ve Biz

Amerika’da George Floyd’un polis şiddeti nedeniyle ölümü, şehirde binlerce insanı sokağa dökerken, tüm dünyada büyük bir tepkiye yol açtı.

Ülkemizde de şiddetle kınanan Floyd’un ölümünün ardından, ırkçılık ve milliyetçilik kavramları ile doğu- batı medeniyeti kıyaslamaları yeniden gündemimize oturdu.

‘’Batı, sandığınız kadar medeni değil!’’ diyenler ve ‘’Elin ırkçılığını kınıyoruz ama...’’ diyenler olarak fikir çeşitliliği oluştursak da, öyle ya da böyle ortak noktamız bir şekilde ırkçılığa karşı olmak.

Öncelikle biz, kimsenin ırkından ötürü birbirine üstün gelemeyeceğini emreden; insan haklarını ilk kez ve kusursuz bir biçimde insanlığa aktaran bir dinin mensuplarıyız.

Dünyada insan haklarıyla ilgili ilk gelişme 1215 yılında İngiltere’de ilan edilen Magna Carta; en büyük ve en kapsamlı adım ise 1948 Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi olarak kabul edilse de, ilk insan hakları beyannamesi aslında Hz. Muhammed (s.a.v)’ın 632’de gerçekleştirmiş olduğu Veda
Hutbesi’dir.

O, Veda Hutbesi’ni karşısında bulunan yalnız 140 bin Müslümana değil, her paragraf başında ‘’Ey Nas’’ diye seslenerek, gelmiş ve gelecek, müslim ve gayrimüslim bütün insanlığa hitaben yapmıştır.

Peygamberimiz Veda Hutbesi’nde, insan hak ve hürriyetlerinin temeli olan; eşitlik, hürriyet, mülkiyet, adalet, hakkaniyet, can güvenliği, haysiyetin korunması, aile ve kadın hakları ile diğer ekonomik ve sosyal hakları tespit etmiştir. Bu bakımdan Veda Hutbesi, bu şekilde kabul görülmek istenmese de dünyadaki ilk İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi olmuştur.

"Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır.” diyerek tüm insanlığa dünyanın sonuna kadar başının üzerinde taşıması gereken evrensel bir kural bırakmıştır.

Bu beyannameyi görmezden gelen dünya ise bundan 13 asır sonra birleşmiş milletler tarafından yayınlanan bildirge ile söz konusu haklara ancak kavuşmuştur. Onda da, sözde kavuşmuştur.

Görüyoruz ki Batı, kendisini öncü gösterdiği her hususta aslında zayıflığını gizlediği gibi, insan hakları konusunda da kendi zalimliğini örtmekte ve çifte standart uygulamaya devam etmektedir.

İslam dünyasında ise ‘’millet’’ kavramı, başta daha çok dini değerler üzerinde birleştiriciliği olan bir kavram iken, Batı’dan intikal eden milliyetçilik düşüncesi bu kelimeyi söz konusu mahiyetinden uzaklaştırmış ve ırk, köken, kavim tabanlı bir kavram oluşturmuştur. Bu anlamdaki milliyetçiliğin ise

İslam ile bağdaşıp bağdaşmadığı hep tartışılan bir konu olmuştur.

İslamiyet, bir ırkın üstünlüğüne sebebiyet verecek bir milliyetçiliğe müsaade etmezken; farklı milletlerin ve kavimlerin varlığını doğrulamakta, hatta bu farklı kimlikleri taşımanın ayrı ayrı hikmetleri olduğunu da Kur’an’da açıkça vurgulamaktadır. (el-Hucurât 49/13)

Gelelim şimdi Türkiye’ye, hatta memleketimiz Sakarya ve çevresine. Konuya ilişkin bizdeki durumları düşününce bildiğiniz üzere akla ilk gelen ‘’Ne milletsin?’’ sorusu.

Buralara uzak bir yerden gelenlerin ‘’Türk’üm ya hu ne millet olacağım?’’ diye tepki verip garipseyeceği bir soru olsa da; Manav, Boşnak,

Muhacir, Arnavut, Çerkez, Laz, Abaza, Yörük gibi türlü türlü milletlerin barındığı bir yerde yaşıyo olduğumuz için bu soru aslında çok da makul bir soru.

Dinimizin ayaklar altına aldığı ırkçılık, bizim de topraklarımızdan içeri giremez elbette. Hele hele herhangi bir milletin diğerinden alçak ya da üstün olduğu düşüncesini kabul etmemiz mümkün değil, değil mi?

Elbette kimliğimizi, kökenimizi gizlemek yahut önemsememek gibi bir durumumuz da söz konusu olamaz.

Ama maalesef bunun dengesini biz de kurmakta güçlük çekiyoruz. Evet, bu soruyu sormamız ve karşımızdaki insanın etnik kökenini merak etmemiz gayet doğal. Fakat aldığımız cevabı içtenlikle ve samimiyetle karşılayamazsak, verilen cevap karşısında suratımız değişir, burnumuz kıvrılırsa; ‘’milli biz’’ yerine daha küçük planda ‘’biz’’ ci olursak, işte o zaman yüzümüz olmaz başkalarını kınamaya.

Halbuki nasıl ki zulüm tek millettir; Amerika, Avrupa, Uzak Doğu fark etmez. Bu topraklar için mücadele etmiş Türk, Kürt, Laz, Boşnak, Çerkez de tek millettir.

Bir başka boyut olarak din ve millet de birbirini bastıran değerler değildir, olmamalıdır. Müslüman bir

Türk olmak ile Türk bir Müslüman olmak farklı şeyler değildir. Bu da bazen karıştırılmakta ve zulme ses çıkarma noktasında maalesef zaman zaman kendini göstermektedir.

Hep ne diyoruz: ‘’Coğrafya kaderdir.’’ Bizler bu coğrafyada doğduğumuz için Türk ve Müslümanız. Ve kader ile övünülmez, kadere şükredilir. Bir kaderin ismidir Türk olmak. Şükredilecek yanları azımsanmayacak kadar çoktur fakat şükür çizgisi hassastır, dikkatle gözetilmelidir.

Biz, zulüm neredeyse -gayrimüslim bile olsa- ses olmakla yükümlüyüz. Lakin örnek olmadan ses olunmaz. Önce örnek, sonra ses olmalıyız.

Olacağız da!

Biiznillah...

Yorumlar (6)
Kürekçi N. 1 yıl önce
Bütün hayvanlar eşittir. Ama bazı hayvanlar daha eşittir :)
Kalemize sağlık Zeynep hanım, diger yazilarinizida inceleme firsatim oldu, gayet başarılısınız, takipteyiz...
Dilara K. 1 yıl önce
Kaleminize sağlık yine önce içimize dönüp bakacağımız bir yazı olmuş önce örnek sonra ses:)
Sare Abuş 1 yıl önce
Zeynepcim yine harika bir yazı olmuş , ne güzel bir konuya deyinmişsin çokda başarılı tesbitler ,kalemine sağlık MaşaAllah sana
Hamide Sarı 1 yıl önce
Zeynepciğim güzel anlatmışsın canım .Kalemine sağlık.Başarıların daim olsun .
Anonim. 1 yıl önce
Bugün Dünya’da yeniden baş gösteren ırkçılık belasını kaleme almanız çok isabetli bi karar olmuş. Bundan 14 asır önce ırkçılığı ayaklar altına almış peygamberin ümmeti olmak’da ayrı bi şükürdür..
“İnsanlar bir tarağın dişleri gibi eşittir..”
-Hz. Muhammed (s.a.v)
Erhan Nazlı 1 yıl önce
Hay maşAllah ne güzel yazmışsın
22°
az bulutlu
Namaz Vakti 17 Haziran 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30