Ekrem Yüce ve Çaykur

YÜCE - ÇAYKUR - SAKARYA

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yeni bir göreve daha getirildi.

Seçim öncesi henüz atandığı ÇAYKUR Genel Müdürlüğü görevinden Sakarya’ya hizmet için istifa eden Yüce yeniden ÇAYKUR’un yönetim kuruluna seçildi.

Bu konu şehirde başka başka yorumlara neden oldu. Bunlardan en uçuk olanı ise “Yüce daha önce de gitti. Şimdi de yine gidecek” şeklindeki ütopik bir yorumdu.

Görünce güldüm.

Bu bir beklenti miydi, yoksa hayal dünyasının oldukça renkli olması mıydı yorumu yapanın? bilemedim!

Neyse.

O yorum da diğerleri de yapanı bağlar elbette.

Bu konuda benim kanaatim ise, Ekrem Yüce’nin kapasitesi konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine verdiği değerdi.

Sakarya’nın yönetimi dışında ÇAYKUR’da da görevlendirdiği Ekrem Başkana güvenin bir nişanesiydi bu görevlendirme.

Hatta az daha ileriye gideyim ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın buradaki düşüncesi “Ekrem sen bu kuruma hakimsin, burayı biliyorsun, burası da önemli bir kurum. Bir elin buranın üstünde olsun” şeklinde olabilir.

Hep söyledim, yine söyleyeyim;

Ekrem Yüce’nin Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı olması sonrası Sakaryalılara düşen destek olmak.

Tabi ki yanlış varsa elbette eleştirmek.

(ki evet yanlışlar olabiliyor)

Ama bu eleştiri yıkıcı değil yapıcı olmalı, doğru noktada da destek olmalı.

Zira daha önceleri defalarca gördüğümüz gibi;

İsimler gidici Sakarya ise kalıcı.

SAÜ YÖNETİMİ VE UYGULAMALAR

Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Savaşan görevde 1,5 yılı doldurdu. Ancak göreve geldiğinden bu yana üniversitenin adı maalesef başarıdan başka her şeyle anıldı. Prof. Dr. Muzaffer Elmas dönemini mumla aratır bir yönetim şekli hakim oldu SAÜ’ye.

SAÜ, geçen bir buçuk yıllık süreçte yapılan atamalar, öğrenci ile diyaloglarındaki kopukluklar, üniversite içerisindeki yaşamsal değişikliklerle sürekli olumsuz anıldı.

Özellikle ikinci üniversitenin kurulması sonrası şikayet edilen öğrenci fazlalığı da Uygulamalı Bilimler Üniversitesine kaydırılmışken başarı ivmesinin yükselmesi beklenen SAÜ’de marjinal bir anlayış hakim kılındı ve bunun getirdiği yönetimsel zafiyetler üniversiteyi eğitim kalitesinden çok başkaca şekilde gündeme getirdi.

Yeni kurulan SUBÜ’nün bile toplumsal algısı SAÜ’ye göre çok daha pozitife giderken SAÜ’de yeni yönetimle birlikte aşağıya giden ivmenin sebepleri araştırılıp tez zamanda önlem alınmalı. Nerede hata yapıyoruz sorusunu kendilerine sorup çözümü uygulamaya geçirmeli Fatih Savaşan.

Basının eleştirilerine kulak asmalı, ‘benim referansım yükseklerden… istediklerini yazsınlar vız gelir, istediğim kesimin önünü açar istediğimin önünü keserim, buraların ağası benim’ tarzındaki davranışlarını terk etmeli hoca.

Sorunları tespit ettikten sonra sorun olduğunu kabul edip 'ben benimci’ tavrından vazgeçmeli, toplumun hassasiyetlerini göz önüne almalı, öğrencinin üniversite tercihi noktasında ön sıralara alınacak bir seviyeye getirmeli burayı.

Zira dışarıdan gelen öğrencinin ilimize kattığı artı değer ve bir öğrencinin memleketine döndüğünde ‘Ben Sakarya Üniversitesi’nden mezun oldum’ demesi biz Sakaryalılar için oldukça önemli.

KURUMLAR ARASI İLİŞKİ

Şehir yönetiminde kurumların bir biri ile olan uyumlu temasları yönetimsel başarının gelmesinde önemli birer faktör.

Bu noktada örneklemeler yapılabilir.

Sakarya son dönemde bu noktada  özellikle dikkat eden bir yönetim şekli ile yönetiliyor. Valilik, Büyükşehir, diğer belediyeler, Ticaret ve Sanayi Odası, Sivil Toplum Kuruluşları, Üniversiteler iyi bir ilişki içinde.

Ancak burada dikkat çeken bir şeyi ifade etmek gerekir.

Bir kurum diğer bir kurumun etkisinde, kafa yapısında yönetiliyor algısı ve bunun şehre yansıması bu kurumlar arası ilişkinin başarısına gölge düşürüyor.

Hatta ortada başarıdan çok başka bir şey görünür oluyor.

Bu ne mi?

Büyükşehir ve SAÜ ilişkisinin şehre yansıması maalesef Büyükşehir’e eksi yazıyor. Sanki yazının ilgili bölümünde ifade ettiğim yönetimsel yanlışlar Büyükşehir’e de sirayet ediyor gibi bir algı oluşuyor şehirde.

Bunu son kent konseyi seçiminde belirlenen üniversite temsilcisinde bariz şekilde gördük. Sonrasında Ekrem Yüce düzeltme yaptı yapmasına ama bu ilk değildi. Defaatle tekrarlandığında kamuoyu tepkisi iyi niyetli uyarıların dışında gelişebilir; belediyenin ve dolayısı ile Başkan Yüce’nin imajına kötü yansıyabilir.

Bu da burada bir not olarak kalsın.

Vesselam.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mustafa Çalışkan
Mustafa Çalışkan - 3 hafta Önce

Yazıya göre; RTE, Ekrem Yüce’nin kapasitesine güveniyor, ek görevler veriyor. Ekrem Yüce’de kayınçosuna ve yanındaki ‘başkanımcılara’ güveniyor, ek görevler veriyor. Umarım AKP’de RTE’de yaptıkları bu yanlışların hepsini bir an önce fark edebilir :)

tamer bozok
tamer bozok - 2 hafta Önce

maaş takviyesinden başka değil