DUYGULARIMIZI KAYBETMİŞİZ

Aslında derin bir mevzu. Konu konu fasiküller çıkar.

Sosyal medya çılgınlıklarıyla duygularımızı sanki kaybetmişiz. Öyle inanmışız ki sosyal medyaya, savaşlar bu mecralardan kazanılıyor veya kaybediliyor.

Evet! Sosyal medyanın gücünü inkar edemeyiz. Ama bu değil ki duygularımızı da teslim edelim.

Bunun da bir hastalık olduğunu söyleyen psikiyatrilerin sayısı da az değil bunu bilmenizi isterim. Hatta hastalığın ismi de “Paylaşma Hastalığı”

Açıklaması da kendine aşık olanların temelinde üstünlük duygusu, beğenilme ihtiyacı, hayranlık beklentisi ve empati yapamama olduğudur.

Tamam! Elin gavuru çok iyi yerden yakalamış bizi eyvallah.

Akıllı telefonlar, tabletler o kadar hayatımızın içindeki her saniyemizi fotoğraflıyor, sosyal medya hesaplarımızdan o fotoğrafları süslüyor yine saniyeler içinde paylaşıyoruz.

Kimisi fotoğrafların içinde olmayı tercih etmiyor ama kimisi için fotoğrafın öznesi olmak çok önemli. Üstelik zaman mekân fark etmiyor, en üzücü anlardan biri olan cenazelerde dahi selfie çeken ya da ölmek üzere olan birinin son anlarını görüntüleyenlere rastlıyoruz.

Kraliyet sofralarında, altın varaklı tabaklara ikramlar için özel organizasyonlarla yapılan bebek mevlidleri tam bir handikap. Hem şaşaalı mevlid yapıyorlar hem de çekilen fotoğrafları paylaşım yaparken bebeklerin yüzüne emoji koyuyorlar.

Ya yaptığınız organizasyonda ki yemeklerle Afrika doyar mübarekler.

Düşünsenize gündüz şaşaalı bebek mevlidi yapıp sosyal medya paylaşımı yapıyorsun, akşam da “Kudüs Müslümanlarındır” diye ahkam kesiyorsun. (Bunu düşünmeyin çünkü gerçek)

Bu şeye benziyor; alkol masasında “Rabbim günahlarımı affet” deyip, iki dubleyle “vatanıma dil uzatanı dilini keserim; yakarım bu dünyayı” gibi.

Çizgi filmlerinde bile bu tarz hayal dünyası yok! Yaşanılanlar maalesef gerçek.

Keşke olmasa.

Cenaze namazlarında, taziyelerde, mevlidlerde sosyal medya paylaşımları lütfen yapmayın. Hiç şık olmuyor hiç…

Bahsettiğim şeyler bizleri biz yapan değerlerdir.

Çocuklar yapsa bile ayıptır ki koca koca adamlar fotoğraf çekilip sosyal medyaların da “şu cenazeye katılım sağladık” “Yakınlarına baş sağlığı diledik” gibi söylemlerle beraber fotoğraf paylaşıyorlar.

Bu gibi durumlarda paylaşımı yapacak kişiler şehrin en önde gelen idarecileri Vali, Büyükşehir Belediye Başkanı, Milletvekili, İlgili Kurum Müdürü (Emniyet, Jandarma vb gibi) yapar.

Herkes kafasına göre şehrin idaresinden sorumlu maşallah.

Ey ahali bu bir kanun değil, bir zorunluluk değil. İyiliği de kötülüğü de Rabbim biliyor zaten.

Ben buradaydım tarihe not düşsün gibi düşüncelerle kendinizi komik duruma düşürüyorsunuz. Manevi değerlerimizi yok etmeye çalışıyorsunuz farkında mısınız?

Başkalarının duygularını kendimizinkilerden yansıyanlarla görebilmek sadece yalnız olmadığımızı hissettirmiyor, “insanlık hallerinin” derinine inerken örtük hikayelerimizi de fısıldıyor. Duyguların etkisi ne olursa olsun onları ifade etmek için seçtiğimiz kelimeler, yarattığımız dil, harekete geçen hayal gücü bize kim olduğumuzu da söylüyor çünkü.

Kalın Sağlıcakla…

YORUM EKLE
YORUMLAR
tamer bozopk
tamer bozopk - 2 hafta Önce

Yıkılan imam hatip ve askeri lojmanların bulunduğu alanın çevre duvarları boyunca, 200-250 metre b.şehir ve başkan ismi afişleriyle çevrildi. Hani israf yapmayacaktık. Kimin parasıyla onlarca metre reklam döşüyorlar. Bu ekonomik darboğazda, işsizlik ve geçim sıkıntısında bu reklam, bu israf ne? Basın olarak bunu yazın, görün, gösterin, uyarın lütfen.