banner10

banner11

21.05.2020, 09:46

Çocuğunuzu Tanıyor Musunuz?

Çocuklar, yaşamlarını sürdürebilecek bilgi ve beceriden yoksun bir şekilde dünyaya gelirler. Ebeveyni olmadan bir bebek en fazla sadece bir gün yaşayabilir. Aile çocuklarının bu eksik bilgi ve becerilerini geliştirir ve bunu yaparken de aslına bakarsanız çocuğunun hayatına yön verir. Eğer ebeveyn çocuk yetiştirmede bilgi eksikliğine ya da yanlış donanıma sahipse o çocukta davranış ya da uyum problemleri görünür. Çocuğun ruhsal ve sosyal açıdan sağlıklı bir birey olmasını istiyorsanız öncelikle siz kendi içinizde tutarlı olmalısınız ve çocuğunuza hayatının her döneminde eğitimi noktasında destek vermelisiniz. Bir diğer önemli nokta ise ebeveyn-çocuk ilişkisidir. Ebeveyn-çocuk ilişkisi olumlu ve sıcak bir temele kurulmuşsa çocukta davranış ve uyum problemi görülme olasılığı o denli azdır. Ancak ebeveynin sert disiplin tutumu, çocuğu sosyal ve ruhsal açıdan desteklememesi, çocuğunu sürekli engellemesi, cezalandırması gibi olumsuz davranışları çocukta da olumsuz davranışların temelini oluşturur. Okul öncesi dönemde çocuklarda görülen davranış problemleriyle ilgili bir araştırmada çocukların olumsuz davranışlar geliştirmesinde babalarının mesleklerinin farklılığının ve olumsuz çalışma şartlarının bile etkili olduğu gözlenmiştir.

Peki biz bu davranışları ne zaman olumsuz davranış olarak değerlendirebiliriz?

Çocukta görülen davranış ve uyum problemlerinin hangi durumlarda, ne sıklıkla yapıldığı bize aslında yol gösterir.

Çocuklarda korku ve kaygının temeli ilk 18 ayda oluşur. Yenidoğan bir bebek birçok farklı durum, nesne ve insanlar karşılaşır. Bu durumda bebeğin bir anda bir çok karmaşık duygu yaşamasına sebep olur. Evet, yaşadığını bu duygular onun için bir tecrübedir ama aynı zamanda endişe de oluşturur. Gelişim döneminin dışında da çocuklar korku ve kaygı yaşarlar. Buna baba yoksunluğu örnek verilebilir. Baba yoksunluğu çocukların kaygı ve korku yaşamasında olumsuz bir etkiye sahiptir. Çocuğun kendini iyi ve güvende hissedeceği oyunlar onda oluşan korku ve kaygının azalmasına yardımcı olacaktır. Örneğin, “cee oyunlarıyla,oyuncak saklama-bulma” gibi oyunlarla çocuğumuzun korku ve kaygıları azaltılabilir. Kaygı ve korkular çocuğun yaşı büyüdükçe azalmalıdır, eğer devam ediyorsa gece uykusunda çığlık atarak ve panik atak halde uyanıyorsa uzmandan destek almakta fayda var.

Yalan söyleme davranışına bakalım. Okul öncesi dönemde çocuklar gerçek ve hayali birbirinden ayıramazlar. Bu yüzden 5-6 yaşına kadar çocuğun hayal dünyasındaki şeyleri gerçekmiş gibi anlatması normal karşılanabilir ama bu yaştan sonra da bu davranış devam ediyorsa o zaman bizim için sinyaller yanmalıdır.

İzinsiz eşya alma davranışı da aslında aynı yalan söyleme gibi 5-6 yaşına kadar önemsenecek bir durum değildir. Çocuk bu yaşa kadar istediği şeyleri elde etmenin sadece ‘isteyip almak’ olduğunu düşünür. Otokontrol bu yaştan sonra oluşur ve bu yüzden sonrasında bu davranış devam ediyorsa o zaman alışkanlık haline gelmiş olabilir.

Utangaçlık-çekingenlik davranışı genelde ailelerin çok önemsemediği bir davranış olarak ortaya çıkar. Çocuklar yeni bir ortama girdiklerinde önce bir çekingenlik yaşarlar. Çekingenlik durumları ortamdaki insanlarla etkileşim arttıkça azalır. Çekingenlik, durumdan duruma fark eden bir süreç izliyorsa değil de çocuk utangaç ya da çekingen bir çocuk olarak etiketlenmişse bizim için sorun teşkil etmelidir. Çocuk bu çekingenlik durumunu içselleştirir ve her girdiği sosyal ortamda rahatsızlık duymaya ve duygularını ifade edememeye başlar.

Saldırganlık durumu da ebeveynlerin en çok zorlandığı konulardan birisidir. Vurma-itme gibi saldırganca davranışlar bize çocuğumuzun duygularını ifade etme de zorluk yaşadığını ve problem yaşadığında kendini ifade etme de başka bir yöntem bilmediği yönünde fikir verir.

PSİKOLOJİK DANIŞMAN

GİZEM KAHYA

Yorumlar (0)
14°
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 27 Mayıs 2020
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. BANDIRMASPOR 28 60
2. ANKARA DEMİRSPOR 28 57
3. GMG KASTAMONUSPOR 28 53
4. TUZLASPOR A.Ş. 28 53
5. SAKARYASPOR A.Ş. 28 51
6. KIRŞEHİR BELEDİYE SPOR 28 47
7. VAN SPOR FUTBOL KULÜBÜ 28 44
8. UŞAK SPOR A.Ş. 28 44
9. PİSERRO KAHRAMANMARAŞSPOR 28 41
10. ERGENE VELİMEŞE SPOR 28 37
11. BODRUM BELEDİYESİ BODRUMSPOR 28 36
12. SİVAS BELEDİYE SPOR 28 36
13. BAYBURT ÖZEL İDARE SPOR 28 35
14. EYÜPSPOR 28 29
15. ETİMESGUT BELEDİYESPOR 28 28
16. NİĞDE ANADOLU FK 28 17
17. ELAZIĞSPOR 28 16
18. KARDEMİR KARABÜKSPOR 28 6
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20