Yüze Başka Arkadan Başka …

İnsanlar birbiri hakkında konuşamadıkları şeyleri, başkaları aracılığı ile iletirler.

Bir tepkisel davranış şeklidir bu.

İletişimde kullanılan, canlı bir birey olduğu kadar dijital mecralarda olabilir.

Sosyal medya üzerinden muhatabını ismen belirtmeden yapılan paylaşımlar, iğneleyici sözler, bazen kırıcı ifadeler, bazen de eleştiriler…

Hemen hemen herkesin tercih ettiği bir yol …

Bu yol tabi olarak kullanılabilir ve bunun bir manisi yok.

Söylenilen sosyal medya da veya canlı bir varlıkla iletiliyor ve iletilen iletinin muhatabı, konuyu ve ne denildiğini biliyor - anlıyorsa bu arkadan konuşmak değildir.

Arkadan konuşmak bambaşka bir şey.

Bunu en hafif ifade ile iki yüzlülükle izah edebiliriz.

Nasıl mı?

Yüzünüze gelir güler, siz selam dahi vermek istemezsiniz ama o eğilir bükülür denk getirir ve size selam cümlesi kurmak için çırpınır.

‘Hayırlı akşamlar’dır bu bazen, bazen de sahte gülücükle ‘Nasılsınız?’dır!

İnsan sahte olmamalı, net olmalı net!

Siyasette yapsa, seçilmişte olsa, atanmış da, bürokratik bir görev de ifa etse, sahte duruma göre pozisyon almamalı, davranışı düşüncesi hissi ne ise öyle davranmalı.

Evet, bazen kurumsal olarak iletişim kurma gereği doğabilir ve bu durumlarda profesyonel davranmak gerekebilir. Böyle bir halde işinizin gereği olarak ‘kurumsal’ iletişim kurarsınız ama bunun dışında arkasından konuştuğunuz kişiye yüz samimiyeti gösterisi yapmanıza hiç gerek yok.

Çünkü insani duruşunuz var ise bunu yaptığınızda ne kadar irrite bir duruma düştüğünüzü bilirsiniz.

Yaptığınız nezaket filan da değildir.

Düşmanlıksa düşmanlık, dostluksa dostluk, arkadaşlıksa arkadaşlık...

Neyseniz o olun!

Tabi bu tarz insan davranışları çeşitlendirilebilir.

Yüze başka arkadan başka dedik ya hani başlıkta…

Bu tür de karşı karşıya gelindiğinde hislerini yüzünüze söylemeye cesaret edemez ama siz arkanızı döndüğünüzde hakkınızda atıp tutarlar.

Bir diğer model de bir konu hakkında yüzünüze söz verir arkanızdan ise burun kıvırır.

Bir şey ya vardır ya yoktur.

Ya olur dersiniz ya da olmaz!

Yüze başka söyleyip arkadan başka bir şey söylersen oradaki ifade de bir samimiyet sorunu ortaya çıkar.

Samimiyet sorunu varsa da iyi niyet ve iyi niyetle devam edecek ilişki zora girer.

Samimiyetinizi sorgulatmayın!

Hasılı bir kez daha şunu diyorum ki, neyseniz o olun.!

Bazen“hayır”demek en önemli erdemdir!

BAŞKAN VEKİLLİĞİ BIRAKMAK LÜTUF MU?

Belediye başkanları görev icabı şehir dışında olduğunda yada izin dolayısı ile görevinin başında olmadığı zamanlarda yerine birer başkanvekili tayin eder. Bu başkanvekilini belirleme selahiyeti başkanın kendi tasarrufundadır.

İlgili başkan vekaleti bıraktığı kişi, kendisi gelene kadar başkanın her yetkisini kullanma hakkına sahiptir.

Temsil görevi her alandadır.

Vekaleten yürüttüğü görevi her alanda yönetir.

Diyeceğim şu ki, Başkan ne ise başkanvekili O’dur!

Bu girizgahtan sonra dikkatimi çeken bir şeyi ileteceğim.

Başkan olmadığında, başkan vekili ile yönetilen belediyelerde o vekil adeta yok gibi davranılıyor!

Başkanvekili ile yönetildiğinde adeta o belediye yönetilmiyor, temsil edilmiyor gibi bir durum algılanıyor.

Neden mi böyle ifade ediyorum;

Mesela, kimin başkan vekili olduğunu dahi bilmiyoruz.

O anlarda kurumdan ne bir haber servis ediliyor, ne de bir twit atılıyor.

Sanki hiçbir iş yapmadan görevi geçiriyor vekil.

Akla da bir soru geliyor o an;

“Başkan olmadığında birini başkan vekili bırakmak, başkanvekili olana lütuf mu?”

Sadece bu mu yani?

...

Vesselam.

YORUM EKLE