Cem Kılıç SATSO'da Açıkladı; ' Eğitimde Plansızlık, Beceri Uyumsuzluğu İstihdam'da Sorun'

Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası, ADAPTTO işbirliği ile nitelikli istihdam sorununa dikkat çekerek sorunların çözümü için yol haritası belirlemek hedefiyle bir seminer düzenledi.

Cem Kılıç SATSO'da Açıkladı; ' Eğitimde Plansızlık, Beceri Uyumsuzluğu İstihdam'da Sorun'
banner3

Gazi Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü öğretim üyesi, NTV, CNBC-e ekonomi yorumcusu ve Milliyet Gazetesi köşe yazarlarından Prof. Dr. Cem Kılıç, Türkiye ve Sakarya’daki mevcut istihdam durumu, yurt dışındaki iyi uygulamalar ve soruna çözüm önerilerini aktardı.

SATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen seminere Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş başta olmak üzere Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyeleri, Meclis Üyeleri,  Sakarya Üniversitesi akademisyenleri, kurum kuruluşların temsilcileri ile daire müdürleri iştirak etti.

ADAPTTO işbirliği ile gerçekleştirilen seminerin ikinci bölüm açılış konuşmasını yapan Vali Hüseyin Avni Coş Atatürk’ün “En hakiki mürşit ilimdir” sözünü hatırlatarak “Türkiye’nin en önemli meselesi üretim ve istihdamdır. Bunu en iyi şekilde değerlendirmek ve üzerine gitmek bizim için önemli bir vazifedir. Bu toplantı beni memnun etmiştir” dedi. “Marifet iltifata tabidir” diye sözlerine devam eden Vali Coş, bu tür çalışmaların sürekliliğinin önemine değinerek “Sizler bu tür farkındalık yaratan çalışmaların devam etmesi açısından ümit vaat ediyorsunuz.” dedi

Programın ev sahipliğini yapan SATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Yılgenci,  açılış konuşmasında;

“Sakarya’mız potansiyelini değerlendirme yolunda önemli mesafeler alıyor. Paydaşlarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz çalışmalar neticesinde her alanda olduğu gibi sanayi yatırımları ve üretimleri alanında da önemli ilerleme kaydettik. Her geçen gün yeni bir hizmetten, yeni bir yatırımdan, sanayi tesisinden söz ediyoruz. Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası olarak hayata geçirdiğimiz projeler sonucunda, yeni Organize Sanayi Bölgelerinden, Otomotiv İhtisas Endüstri Bölgesinden, kısa zaman içerisinde Sakarya’mızın sanayi bölgelerinde oluşacak toplam 90 bin istihdamdan gururla bahsediyoruz. Bu hızlı gelişmeler de tabii bizim dikkatli plan ve hazırlık çalışmaları yapmamızı da beraberinde getiriyor.

Kaliteli eğitim ve nitelikli istihdamı çalışmalarımızın ilk sırasına koyuyoruz. Her başarının temeli eğitim. Üniversitemizle ortak çalışmalar yapıyor, 3+1, 7+1, Uygulamalı Mühendislik Deneyimi Eğitimi başta olmak üzere birçok noktada örnek başarılar elde ediyoruz. Milli Eğitim ile işbirliği içerisinde Meslek Liseleri inşa ediyoruz. Uygulamalı Meslek Edindirme Merkezleri çalışmalarımızda en çok kursiyere eğitim vererek Türkiye 1.’liği elde etmiş bir Oda’yız.

Her fırsatta ifade ediyoruz. Özellikle otomotiv sektöründe 100 yıllık nitelikli istihdam tecrübemiz var. Şehrimizin her anlamda cazibe merkezi hüviyetine kavuşması neticesinde de kalifiye çalışana talep hızla artıyor. Zamanın ruhuna uygun çalışmalıyız. Çağı yakalamak zorundayız. Nitelikli istihdamı yenilenebilir kılarak tüm sektörlerde azami başarı elde etmeliyiz.

Sakarya’mız nüfusu kalifiye eleman ihtiyacını karşılamaya yetmediğinden dışarıdan göç alan sanayi illerinden biri olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz. Nitelikli istihdamın yol haritası, işverenin talepleri, şehrin kazancı ve sosyal yaşamı burada dikkat çeken başlıklar olmuştur. “dedi.

Sakarya Üniversitesi Teknokent Müdürü Tahsin Engin, AR-GE ve inovasyonun istihdam ile ilişkilendirilmesi gereken önemli başlıklar olduğunu dile getirdiği konuşmasında inovasyon ve teknoloji olmadan ekonomik anlamda çıta yükseltmenin mümkün olmadığına dikkat çekti.

Gelir Düzeyi Endeksine göre Türkiye’nin 58. Sırada yer aldığını ifade eden Engin, “Yüksek orta gelir düzeyinde bir ülkedeyiz. 8 yıldır orta gelir düzeyinden yukarı çıkmaya çalışıyoruz. Günümüzde insansız üretim, sektörlerde ön planda robotlara her şeyi yaptırırız. Ama ar-ge ve inovasyonu yaptıramayız. AR-GE ve inovasyon insana dayalı istihdamı gerektirir ve bu alanda istihdam önemlidir. İnsanı çektiğimizde geriye hiçbir şey kalmıyor. Dolayısıyla insan her şeydir. Ülkemizde son 12 yıllık süreçte istikrar, kamu yatırımları ve hükümetlerin bu konudaki kararlı tutumları Ar- Ge ve inovasyon konusunda ilerlememize büyük katkı sağlamıştır.  O dönemde 169 olan Teknoloji Transfer Ofisleri bugün çok yüksek sayıdadır. Teknoloji Geliştirme Merkezlerine büyük sorumluluklar düşüyor, hiçbir başarı tesadüf değildir, emek sarfetmek gerekiyor, Teknoloji Transfer Ofisleri bu anlamda büyük emek harcıyor ve çok önemlidir.

Tekonokent Genel Müdürü Prof.Dr. Tahsin Engin konuşmasının devamında Sakarya Teknokent ve ADAPTTO’nun çalışmaları, faaliyetleri proje sayıları konusunda istatistiksel bilgiler içeren bir sunum gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Tahsin Engin’in ardından kürsüye gelen Gazi Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü öğretim üyesi, NTV, CNBC-e ekonomi yorumcusu ve Milliyet Gazetesi köşe yazarlarından Prof. Dr. Cem Kılıç istihdam ile ilgili olarak dünya, Avrupa ve Türkiye perspektifinde değerlendirme yaptığı konuşmasında şunları dile getirdi:

Prof. Dr. Cem Kılıç  “Küresel işgücü piyasası, ciddi bir istihdam krizi yaşıyor. Bugün yaşanan olayların temeli bu işsizliğe dayanıyor. Gelişmekte olan ülkelerde nüfusun arz etkisi önemlidir. Gelişmiş ülkelerde neden işsizlik yaşanıyor çünkü ekonomik durgunluk ve Pazar paylarının yer değiştirmesinden kaynaklı işsizlik söz konusudur. Gelişmekte olan gelişmiş ülkeler ciddi bir iş gücü hareketi vardır.

İLO verilerine göre

Türkiye’deki işsizlik oranları ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Kılıç, İLO verilerine dayanarak yaptığı açıklamalarda şunları dile getirdi “Ekonomik durgunluk ve artan eşitsizlikler nedeniyle küresel istihdam görünümü önümüzdeki 5 yıl içinde bozulacak ve işsizlik de artmaya devam edecek. Ekonomik krizin başlangıcı olan 2008 yılından bu yana yaşanan iş kaybı sayısı, 61 milyona ulaşmış durumda.

2014 yılında işsiz sayısı, küresel düzeyde 201 milyonun üzerine çıkmış durumda. Bu rakam, küresel ekonomik kriz öncesine kıyasla 31 milyon insanın daha işsiz kaldığı anlamına geliyor. Dahası, küresel işsizliğin 2015 yılında 3 milyon; sonraki 4 yıl içinde de 8 milyon artması bekleniyor. Yani, 2019 yılına gelindiğinde 212 milyonu aşkın sayıda kişinin işsiz kalacağı tahmin ediliyor Önümüzdeki 5 yıl içinde işgücü piyasasına yeni girecek olanlar dikkate alındığında, küresel krizin neden olduğu istihdam açığını kapatabilmek için 2019 yılına kadar 280 milyon yeni iş yaratılması gerekiyor.

Gençler, özellikle de genç kadınlar, işsizlikten - orantısız şekilde - daha fazla etkilenmeye devam ediyorlar. Küresel düzeyde 74.5 milyon genç işsiz. Gençler için işsizlik riski, yetişkinlere oranla 3 kat daha fazla. Üstelik bu durum, eğitim düzeylerindeki iyileşmeye rağmen devam ediyor ve dünyanın pek çok bölgesinde sosyal kaoslar olarak geri dönüyor.

Türkiye işgücü piyasası genel görünüm

Prof. Dr. Kılıç konuşmasının devamında Türkiye işgücü piyasası ile ilgili şunları dile getirdi: “57.891.000 aktif çalışan işgücüne dahil insan var. 30.311.000 işgücüne dahildir. Türkiye de 5milyon ev kızı var eğitimde istihdam da olmayan atıl insanlar verimlilik bu anlamda sıfır. İşsiz 2.970.000 civarındadır. İşgücüne katılma kadınlarda 32,4 erkeklerde 72,8, toplam R,4 iken kadın istihdamı (,3 erkeklerde f,6 iken, işsizlik oranı kadınlarda ,5 erkek %8,6, tarım dışı işsizlik oranı kadınlarda,5 erkeklerde 9.9’dur.  Arabistan da kadınların işgücüne katılımı oransal olarak çok daha yüksektir.

 Gençlerin Türkiye işgücü piyasasındaki performanslarına ilişkin göstergelere de değinen Cem Kılıç 11milyon civarında olduğunu ifade ederek “İşgücü piyasasındaki 10 kişiden 4’ü niteliklerine uygun olmayan işlerde çalışıyor. Kadınların işgücüne katılım oranları özellikle kentlerde düşük düzeyde. Atıl istihdam sorunu hem genç erkek hem de genç kadınlarda yüksek düzeyde. İşgücü eğitim planlaması doğru yapılamadığı için işsizlik eğitimi artmaktadır.”

Türkiye işgücü piyasasının sorunlarına yönelik temel tespitlerde de bulunan Prof. Dr. Cem Kılıç; Türkiye işgücü piyasasının temel sorunları, “yapısal” izler taşıyor. Türkiye ekonomisinde “üç sektör kanunu” işlemedi. İşgücü piyasasında kır - kent ayrımı çok belirgin özellikte. “ücretsiz aile işçiliği ”, “nitelik ve beceri uyumsuzluğu” ,“Atıl istihdam” sorunu, hem genç erkek hem de genç kadınlarda yüksek düzeyde. Türkiye de yüksek öğrenime talep artıyor nicelikle genişleme niteliğe yansımıyor. Eğitim düzeyinin iş bulmada sağladığı avantaj giderek azalmaktadır. İş dünyası, işgücü piyasasına ilk kez giren üniversite mezunlarının eğitim sisteminden kazanmış oldukları niteliklere şüphe duyuyor. Eğitim düzeyi, işe eleman alımı sürecinde önemli bir kriter ancak adayların firmaya ve işe uygunluğunu tek başına tanımlamıyor.

Prof Dr. Cem Kılıç, Türkiye’deki istihdam ve işsizlik sorununa yönelik çözüm önerileri ve değerlendirmede şunları dile getirdi: “İstihdamda nitelik sorununu çözecek göç ve eğitim politikalarına ihtiyaç var. Eğitim sistemi mesleki eğitim modeli üzerinden tekrar yorumlanmalı. Genel lise - meslek lisesi ayırımı iyi yapılmalı. Mesleki eğitim sistemi talep kesiminin ihtiyaçları dikkate alınarak yeniden yapılandırılmalı. Orta öğretim kurumlarında mesleğe yöneltme sistemi yeniden tasarlanmalı. Üniversite - sanayi işbirliği en üst düzeye çıkarılmalı. Günün ihtiyaçlarına uygun eğitim politikaları oluşturulmalı”

İki bölümden oluşan seminerin ikinci oturumunda konuşan Sakarya Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Dekanı ve Meslek Yüksekokulları Koordinatörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık ilki Sakarya’da başlatılan ve üniversite sanayi işbirliğinin en önemli örneğini oluşturan 3+1 ve 7+1 Programları hakkında katılımcılara bilgi verdi. Prof. Dr. Sarıbıyık Nitelikli eleman yetiştirmek; geleceğin teminatı gençler bilgi, beceri, davranış ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırarak sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman yetiştirmek istiyoruz. “Duyarsam unuturum,  görürsem hatırlarım yaparsam öğrenirim” mantığından yola çıkarak başlattığımız proje ile öğrencilerin teoride öğrendiklerini pratikte uygulamalarını hedefledik. Bir insana bisiklet sürmeyi teoride asla anlatamazsınız. Sanal bariyerleri aşmak istedik. Biz üniversite olarak, işletmelerle aynı yerden bakmak zorundayız sorunları o zaman anlarız. 25bin öğrencinin olduğu yerde imkanlarımızı doğru değerlendirmeye gayret ediyoruz.

Öğrenciler bir dönem işletmede geçiriyor amacımız eksikliği gidermek teknolojiyi yerinde görsün teorik bilgileri uygulamaya koysun, ekip çalışması ve iş disiplini öğrensin istiyoruz. İşletmelerinde sahip çıkması ile bu sorunu aşacağımıza inanıyoruz.” diye konuştu.

Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Çağlar Özdemir ise Sakarya genelinde yapılan sosyo ekonomik yapılanma ile ilgili araştırmanın detayları ve değerlendirmesi üzerine yaptığı sunumda Sakarya’nın sosyo ekoomik yapılanmasına yönelik 8 ana parametrede değerlendirildiğini ifade ederek bu ana konuların içinde istihdamın önemli bir yere sahip olduğunu dile getirdi.

Doç. Dr. Özdemir araştırmanın sonuç bölümünde istihdamın Türkiye ortalamasının üzerinde bulunduğunu belirterek bu anlamda pozitif bir etki oluşturduğunu belirterek “Türkiye ortalamasının üzerinde olan istihdam TR42 bölgesinde durum daha farklı. Ancak Sakarya’da istihdam oranı araştırmanın yapıldığı dönemde 9.4’tü.” diye konuştu.

Seminerin interaktif bölümünde söz alan SGK İl Müdürü Nurten Canbasoğlu, Sakarya’nın kayıt dışı puanı 3,4’lerde ve çok kötü değil. Sigortalılık oranı artırmaya çalışıyoruz. Kadınlarda EK5 sigortalığı konusunda Türkiye de 1. Sıradayız. Her kadını sigortalı yapmak için projeler üretiyoruz.” Dedi.

İŞ-KUR Müdürü Tekin Kaya ise, Sakarya’da yapılan iş edindirme programları hakkında bilgi verdi. Kaya, konuşmasında işbaşı eğitim programında 2014 yılı için verilen hedefin 2000 olduğunu ancak yıl bitmeden bu hedefe ulaşıldığına dikkat çekerek çalışmaların hızlı bir şekilde devam ettiğini dile getirdi.

Vali Hüseyin Avni Coş, ise Sakarya’ya yapılan yatırımlar beraberinde nüfus artışını da getirecektir. Sağlıklı kentleşme açısından buna hazırlıklı olmalıyız. Sorun ortaya çıkmadan tedbir alınmalı diyerek uyarıda bulundu.

SATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Günay Güneş ise “Eleman sözcüğü cansız bir ara parçadır. İşveren olarak işletmeye eşit katkı sağlayan herkes çalışma arkadaşımızdır. “ diye başladığı konuşmasında çalışan verimliliğinin önemine dikkat çekerek “Verimliği az olan işletmelerin maliyeti çok olduğu için rekabette geride kalıyoruz. Hepsi zincirleme olarak birbirini etkiliyor ve birbirini takip ediyor. Verimlilik katma değerle orantılıdır, verimli istihdam çok önemlidir. İşverenlere de danışmanlık yapılmalı” diye konuştu.

Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Özcan Keskin ise 2005 yılında 190 olan sanayi kuruluşunun bugün 1551 olduğuna dikkat çekerek 71 bin işçi çalıştığını ve toplam 9 olan OSB’lerin 6’sının kuruluş aşamasını tamamladığını ve 18 bin istihdam sağladığını vurguladı. Keskin “Düzenli sanayileşmenin oluşması için gayret ediyoru” diye konuştu.

Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Özcan Keskin ise 2005 yılında 190 olan sanayi kuruluşunun bugün 1551 olduğuna dikkat çekerek 71 bin işçi çalıştığını ve toplam 9 olan OSB’lerin 6’sının kuruluş aşamasını tamamladığını ve 18 bin istihdam sağladığını vurguladı. Keskin “Düzenli sanayileşmenin oluşması için gayret ediyoruz” diye konuştu.

Seminerin ardından Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş ve SATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Yılgenci, Prof. Dr. Cem Kılıç’a ve Sakarya Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Çağlar Özdemir’e plaket takdim ettiler.

Güncelleme Tarihi: 19 Kasım 2015, 04:40
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER