OMURGALI DURUŞ
Reklam
Osman Karataş

Osman Karataş

OMURGALI DURUŞ

08 Şubat 2019 - 09:17

Yaşam insanlara çeşit çeşit karakter bahşetmiş, kimisi verdiği söz karşılığı ciddi bedeller öderken, kimisi en ufak zorluk karşısında ’’dün dündür, bu günde bu’’ diyebilmektedir.

Bu gün ki yazımızda sosyal yaşam, siyaset, iş yaşamı, cemiyet hayatı ölçeğinde sözünün arkasında durmayı işleyeceğiz inşallah.

Sosyal yaşamda, beşeri münasebetler insanlar için fazla önem arz etmekle birlikte her daim bir esneme payı koyarak insanlara yaklaşılmakta.

Bu durumu zaten ilk bakışta anlamak mümkündür.

Nasılsa uzun soluklu bir ilişki olmayacağından üzerinde fazlaca durmaz, işimizin bitiminde böyle insanlardan uzaklaşırız.

Takıntı, problem haline getirmeyiz, özetle bu insanlar gelip geçici, toplumda sorumluluk üstlenecek durumunda olmayanlardır.

Siyasi yaşam, en önemsenecek durum.

Çünkü bu kurumun yetiştirdiklerinin hal ve tavırları ülkenin, ilin, ilçenin geleceğini etkilemektedir.

Düşünsenize ilçenizi yöneten bir belediye başkanının yalan söylediğini, Allah muhafaza, gerçi bizim başkanlarda asla yalan yoktur da, biz örnekleme yaparak maksadımızı anlatmaya çalışmaktayız.

Düşünsenize, aynı belediye başkanı, bey tül malı asla muhafaza etmemekte, savurganlık yapmakta Allah muhafaza…

Çıkar, irtikâp, yandaşlarını kayırma, avukat parası ismi altında haksız kazanç elde etmek, müthiş bir şey değil mi?

Allahtan Ak Parti geldi bu tip siyasi modeller çok eskilerde kaldı.

Hele hele ihaleye fesat karıştırma, ihaleler üzerinden yüklüce paralar kazanmaları bir hatırlayalım, Ak Parti öncesi maalesef bizler bunlara fazlasıyla muhataptık.

Halkın parasıyla caka satmalar, makam arabalarında bir biriyle yarışan çapsız nice belediye başkanları görmedik mi?

En kötüsü de o dönemlerde yapanın yaptığının yanına kar kalması değil miydi?

Şükür belediye başkanları şimdi öylemi, en ufak bir hataya düşmeye görsün, devletin tüm müfettişleri başın üşüşüp layıkıyla hesap sormakta.

Ak Parti belediyelerinde ki şeffaf yönetim anlayışı bizleri ziyadesiyle mutlu etmekte.

Ak Partiye olduğundan çok güvenen seçmenler, biz biliyoruz ki 31 Mart akşamı taraf olmanın gereğini yerine getirecektir.

Siyaseten omurgalı lığın kitabını yazan siyasetçilerimiz olmakla birlikte, bi o kadar saati saatine uymayan, dün söylediğini bu gün inkar eden, aday adaylığı sürecinde yalanın her türlüsünü söyleyen, inkar eden omurgasız bu tiplerden Allah il ve ilçelerimizi muhafaza eylesin.

Bu tip siyasetçiler Ak Partide var mıdır? Biz biliyoruz ki asla yoktur.

Çünkü Ak Partinin aday belirleme kriterleri çok ciddi araştırma ve liyakatli insanlardan oluşmaktadır.

Yılların tecrübesi ile yoğrulan Ak Parti böyle bir hataya asla düşmez/düşemez, biz bunu biliyoruz ve inanıyoruz.

Hatta bu liyakat çıpası o kadar yükselmiş ki, farklı ilçelere müracaat eden aday adaylarını, liyakat arından dolayı aday olmadıkları yerlere kaydırma cihetiyle, profesyonellikte ki farkını ortaya koymaktadır.

Düşünsenize, bir ilçeden 13 kişi aday adaylığı için müracaat etmiş olsun, ama hiç biri Ak Parti liyakat derecesiyle örtüşür olmasın, siz olsanız ne yapardınız?

Elbette liyakatli parti mensubunu o ilçeye kaydırarak sorunu çözer siyasetinize devam ederdiniz. Doğrumu dur? Elbette doğrudur.

Karar mercilerinde bende olsam pekâlâ aynısını yapardım. Çünkü ülkenin bekası, ilçenin geleceği, temayülden çıkan, halk anketlerinden çıkan aday adayından elbette çok önemli değildir.

Nasılsa bizim seçmenimiz bizim işaret edeceğimiz kişileri seçmekte bir itiraz etmemektedirler.

Gelelim iş yaşamı ve Cemiyet hayatındakilere, en esnek en dediğini anında revize eden insanların bir arada olduğu topluluklardır.

Buralarda iş yaparken, nakit alış veriş artık sözle yapılanın önüne geçmiş, tanıdık olmanın bir önemi kalmamıştır. Çünkü söz vermenin, dedik ya omurgalı duruşun esamisi olmadığındandır.

Cemiyet yaşamında ki aymazlıkları sayarsak sayfalar buna yetmez sanırım, insanlar baskın ekonomik sıkıntılar yüzünden bir birinden kaçar, baba oğula, oğul abiye güvenemez olduğu günleri yaşar olduk.

Öyle ki insanlar en yakınındakileri gönül rahatlığı ile kandırır, dolandırır olmuşlar, neden böyle diye sorduğunda bahanenin biri bin para.

Allah sonumuzu hayra eylesin.

Toplum olarak acilen fabrika ayarlarına dönmeye ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçmekteyiz.

Biz böyle değildik, bize neler oluyor böyle.

Geçmişimizle övünürken, onların bedeli ne olursa olsun her daim şahsına münhasır bir duruş sergilediklerinden dem vurur dururuz.

Sözlerin sadakatinden anlatır dururuz, yani özetle dilde adam eylemde bambaşka birileri olduk çıktık be kardeşim.

Allah bizlere adam gibi yaşamayı nasip eylesin.

Selam ve Dua İle

Ne Zaman İnsan Oluruz

’’omurganın sadece iskeletin parçası olmadığını keşfettiğimizde’’

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı 3259 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar