banner28

KİMSEYE ETMEM ŞİKAYET

Belki de en doğrusu,

Kimseden bir şey istemem yalnızca o bana yeter demek midir?

Düşünsenize herkimle ne tür alış verişe girerseniz girin, sonunda elbet bir beklenti vardır, var olacaktır.

Hele de siyasetle uğraşıyorsanız vay halinize…

Başkanım iltifatıyla başlayan güzellemeler, şu işimi de halletsen izle biten cümleler, ama ben aday değilim ki savunmaları, emin olun boşuna.

İsteseniz de istemeseniz de artık siz halkın önünde ki bir şahsiyet oluvermişsinizdir.

Kaçamaz, yüksünemezsiniz, sizden istenenleri yerine getirmek zorundasınız.

Siyasi kural böyledir uymalısınız.

Sizde ki yokun karşılığı yoktur ki, birde iktidar partisinden aday adayı iseniz yandınız alimallah.

Aday adayı olmak bile başlı başına bir unvan iken siz nasıl olurda vatandaşın minik bir arzusunu yerine getirmek için gayret sarf etmezsiniz.

Vatandaşın haklı olarak düşüncesi böyle olabilirde, gelin görün ki kazın ayağı hiçte öyle değil.

Nasıl mı?

Samimiyetle, dava, beytülmalın korunup kollanması, hak ve eşit ölçüde , dini, dili , ırkı, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun tek niyetiniz hizmet olarak yola çıkmış aday adayısınız,

Sizin, çalmak, çırpmak, hak yemek gibi bir niyetiniz olmayacağı, düzenin çarklarıyla paralel bir işiniz olmadığı için ağzınızla kuş tutsanız aday yapılmıyorsunuz kardeşim.

Çünkü, siz düzenin adamı değilsiniz, eğilmezsiniz, kimseye eyvallah etmez , kimseden emir almazsınız, dik gelmiş dik gidecek olansınız.

Siz Allah’tan korkar, nefis şeytanına yenilmemek için etrafınıza şarlatanlardan ziyade, kalibresi, kalitesi olan insanlardan oluşan ekip dizmişseniz elbette aday yapılmazsınız kardeşim.

Çünkü bu düzenin, sizin gibi düşünenlere anlaşılan o ki hiçbir ihtiyacı kalamamıştır!

Düzen, varsa yoksa kendi çanağına hizmette kusur etmeyecek olanlara kol kanat geren düzenidir…

Siz ve sizin gibi düşünenlerin hiçbir değeri yoktur ki. Sizin düşünceleriniz çok banal, çağa ayak uydurmaz niteliktedir.

Kendi doğrularınızla, hayallerinizle oluşturduğunuz fikir dünyanızı, ekip arkadaşlarınızla tamamlayıp yola çıktığınızda, kim, ne kalitede olursanız olun birden karşınızda çok ciddi bir direnişe muhatap oluyor ve aşamıyorsunuz.

Dedik ya gerekçe çok basit, o zaten bizden değil ki, hemen yaftalamalar baş gösteriyor, şaşırıyorsunuz.

Dönüp bunu ima edenlere; tamamda ait olduğumu iddia ettiğiniz partinin genel başkanı bu gün bu partinin genel başkan vekili, daha ne olmalı ki biz sizden olabilelim.

Diyorsunuz, olsun önemi yok, bu partiden aday olmanın başlı başına kriterleri vardır la karşılaşıyorsunuz…

Neymiş efendim o kriterler?

Öncelikle imam hatipli olmalısınız, eee sonra,

Avukat olmanız tercih sebebimizdir. Başka,

Milli görüş kökenli veya kuvvetli referansınız olmalıdır, bak sen, başka bir arzunuz?

Arzusu marzu su yok kardeşim bunlar sende var ise, aday yapılırsın yoksa bildiğin dolgu çimentosundan öteye gidemezsin.

Tamamda, teşkilat temayülleri, halk anketleri, genel merkez bunların bu seçim önemseneceğini ifade etmişti bu ne demek oluyor?

Diye soracak olurken,

Sen onlara ne bakıyorsun, her seçim teşkilatların gazını almak için uydurulan bahanelerdir deniyor, susuyorsunuz.

Hal böyle iken size güvenmiş taraf olmuş seçmeninizde sizden işini görmek için bir şey istediğinde zaten dairelerde ki kapılar otomatikman yüzünüze duvar olmaktadır.

Maalesef bu durumu size gönül vermiş seçmeninize izah etmekte güçlük çekiyor anlatamıyorsunuz bile.

Aslında bu durumun fecaatini kendime bile anlatmakta güçlük çekerken, sen gel seçmenine, sana değer verene anlat anlatabilirsen.

Hani biz gönüller yapmaya gelmiştik?

Maalesef bu zalim sistem yığınla gönlü kırık, yaralı kuşlar oluşturmaktadır.

Her geçen gün çoğalmakta olan…,

Şimdi dönüp semaya söyle yakarıyoruz,

’’ister isem yalnız ve yalnız senden isterim, çünkü sen her şeyin en hayırlısını nasip edensin, sen hayırlı olmayanı nasip etmeyen, ya daha kötüsüne mani olan ya da en güzelini, en iyisini çıkarsız, karşılıksız, bedelsiz nasip edensin ya rab’’

Selam ve Dua İle

Ne Zaman İnsan Oluruz

’’Emanet edilen makamların geçici olduğunu anladığımızda’’

YORUM EKLE