banner28

KILIK KIYAFET VE ANAYASAL GÜVENCE

 Son günlerde birden bire nükseden hastalıklı zihniyet, sözüm ona bir profesör vasıtasıyla Sakarya’da nüksetmesi, kılık kıyafet mağdurlarının aklına birden geçmişte ki eziyet çekilen yılların gelmesine sebep oldu.

Ne oluyor böyle, 21.yy Türkiye’sinde hala insanların dinsel mecburiyetleri, örf, adet, anane ve kültürel zorunluluklarıyla uyguladıkları kılık kıyafet tercihlerinin hala kanunla anayasal güvence altına alınmamış olması, ülke birliği, toplumsal huzursuzluk adına çok ciddi önem arz etmektedir.

Geçmişte çıkartılan kılık kıyafet kanunu;

Anayasa mahkemesi, başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğini iptal etmesi ve yürürlüğünü durdurmasıyla başlayan süreç,

 

Anayasa Mahkemesi’nin türbana ilişkin iptal kararında 11 üyeden 9’u iptal yönünde oy kullandı. Mahkeme Başkanı Haşim Kılıç ve Sacit Adalı ise karşı oy kullanmasıyla.

 

 Anayasa Mahkemesi, CHP ve DSP milletvekillerinin başörtüsünün üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğinin

"iptali veya yok hükmünde kabul edilmesi ve yürürlüğünün durdurulması" istemiyle açtığı davanın sonucunu yazılı açıklamayla duyurdu.

Açıklamada, şöyle denilmişti:

 

"9 Şubat 2008 günlü 5735 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına dair Kanun’un 1. ve 2. maddeleri, Anayasa’nın 2, 4. ve 148. maddeleri gözetilerek iptal edilmiştir. Ayrıca yürürlüğü de durdurulmuştur."

YAPILAN DÜZENLEME

 

Anayasa Mahkemesi’nin iptal ettiği değişiklikle Anayasa’nın, "Kanun önünde eşitlik" başlıklı 10. maddesinin son fıkrasına, "... ve her

türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında" ibaresi eklenmişti. Bu değişiklikle madde, "Devlet organları ve idari makamları, bütün

işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadır" haline gelmişti.

Anayasa’nın, "Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi" başlıklı 42. maddesine ise "Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yüksek öğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir" şeklinde yeni bir fıkra eklenmişti.

KARAR  2'YE 9 OYLA ALINDI

Anayasa Mahkemesi’nin, başörtüsünün

üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğini 2’ye

karşı 9 üyenin oyuyla iptal ettiği öğrenildi.

Anayasa’nın 149. maddesinin birinci fıkrası anayasa değişikliklerinin

iptaline karar verilebilmesi için beşte üç oy çokluğu aranacağını

öngörüyor. Bu nitelikli çoğunluk anlamına geliyor ve iptal kararı

verilebilmesi için en az 7 üyenin oyu gerekiyor.

Alınan bilgiye göre, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararını 2’ye karşı 9

üyenin oyuyla verdiğini öğrenmiştik.

Sonrasında hükümetin yayınladığı kararname ile, üniversitelerde , kamu kurum ve kuruluşlarında kıyafet serbestisi  uygulanmaya başlandı.

Yaklaşık 9 yıldır bu şekilde devam eden uygulama, toplumun tüm kesimlerinde hüsnü kabul görürken, toplumsal uzlaşıda herhangi bir problem yaşamazken birden bire nükseden habis urlar, vücudu sarmadan acilen hükümet tarafından önleminin alınması zorunluluğunu getirmektedir.

İktidarın kazara bir değişikliğe uğraması durumunda, halkın ciddi bir bölümünün Müslüman olduğu ülkemizi tarifi imkansız  sıkıntıları tekrar yaşama riski hali pusuda beklemekte olduğunu ziyadesiyle görmekteyiz.

Kadınlar günü etkinliği sırasında Taksim, istiklal caddesinde yürüyüş yapan ne edüğü belirsiz insancıkların, Ezan-ı Muhammediye okunurken, insanlığa ters, her şeye ters vaziyette ıslık çalıp, alkış tutmasının hiçbir izahı yoktur.

Karşı karşıya kaldığımız tehlike, ayrıştırıcı, bölücü ve ötekileştir içi  zihniyetin en betbah halinin gün yüzüne çıkmış halidir.

AK Parti hükümetinin bir an önce Meclisi toplayıp, kıyafet kanununu ve anayasal düzenlemesini yapması gerekmektedir.

Vakit çok geç olmadan...!

Selam ve Dua İle

 Ne Zaman İnsan Oluruz

‘’elimizdekinin değerini layıkıyla bildiğimizde’’

 

YORUM EKLE