DAVA MI MAKAM MI

Yol,

Sefasını

Sürenlerle değil,

Cefasını çekenlerle yürünür…

Daha fazla İddianız yoksa rüya göremezsiniz.

Rüyasını göremediğiniz bir iddiayı hayata geçiremezsiniz. Unutmamalıyız ki, yürüdüğün yol kadar değil aldığın mesafe kadarsın...

Ümit ediyoruz ki, Ak Parti 2014 de kazandığı belediye sayısı kadar belediye başkanlığını tekrar kazanacaktır.

Seçim sonuçlarını analiz yapmamıza mani durum, maalesef halkın umut ettiği  adayların gösterilmemesidir.

Bölgemizde ve Ülkemizin birçok ilinde,  fetö ile bir şekilde anılan, ismi karışan insanların aday gösterilmesi ve dedikodusu vatandaşlarda derin umutsuzluk oluşturmuştur.

Şimdi vatandaş,

Hani siyasette temizlik adaylarla birlikte yapılacaktı? Diye sormaktadır.

Halkın asgari çoğunluğu bu beklentinin vücut bulmayışına takılmış, tavır geliştirmekte.

Bir çok partili, 15 Temmuz’u unutmadıklarını, Şehit olan/ölen 248 kişinin bu yapı ve mensupları yüzünden şehit olduğunu, binlerle ifade edilen Gazi’nin oluşmasına sadece ve sadece bu yapı ve taraftarlarının sebep olduğunu belirtmektedirler.

Ayrıca, boşalan il ve ilçe yönetimlerine yine bu aşağılık yapıyla ismi anılanların dâhil edilmesi, derinden ve sessiz bir öfkeye dönüşmüş durumdadır.

İşler o kadar aymaz hal almış ki, bazı ilçe yöneticileri, partiyle alakası yokken listelere yazılmış, o listeler Ankara’da onaylandıktan sonra, yeni ilçe yöneticileri partinin üyesi yapılmış olmasıdır.

Bu partinin her türlü sıkıntısını, eziyetini, cefasını çekenler, şunun adamı, bunun adamı diye yaftalayıp liste dışı bırak, davayla ilgisi olmayanların, işi gücü sadece iktidar partisinin gücünü devşirme olanların değer gördüğü bir durumun oluşması ziyadesiyle sıkıntıya sebep olmaktadır.

Hedeflenen 1994 ruhu ve belediyeciliğinin bu tip hatalarla asla yakalanamayacağını dile getiren vatandaşlar,

Ak Partiye, davaya hatta Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beye düne kadar her türlü hakareti edenlerin bu gün meclis üyesi sıfatıyla bu partide yer bulmasını hazmedemediklerini söylemektedirler.

Bu şikâyetler vatandaşlarımızdan bizlere iletilenlerdir.

Gereğinin yapılması, bu hataların düzeltilmesi partinin üst düzey yetkililerinin işi olsa gerek.

Unutulmamalıdır ki; Her şeyin başı da, sonu da ahlâktır.

Peki, ahlâk nedir?

Her hâl ve şartta, bize zarar verse de, hakkı söylemek, hakikatin izini sürmektir.

Bilinmelidir ki, burada yapmaya çalıştığımız şey tamda budur işte.

Kimse öküzün altında buzağı aramasın.

Kimsenin, uğrunda birçok bedel ödenmiş bu kutlu davanın, makam, mevki, nefis ve çıkar uğruna beyhudeliğe heba etmesine müsaade etmemeliyiz.

Bir insan düşünün ki,

Yaşı 63 olsun, ömrünü bu ülkenin, gelişmesi, büyümesi, esaret altından kurtarılmasına adamış, inanmış biri olsun.

Uykusuz, şu ülke senin, bu ülke benim, tek derdi bölgemizde ki olumsuzluklarla mücadele edip, ülkemizi muasır medeniyet dedikleri normlara çıkarma gayreti olsun.

Etrafımızda ki ateş çemberini yarıp, üzerinde ameliyat yapılan değil, birçok ülkede gerektiğinde her türlü ameliyatı yapabilen ülke durumuna çıkarmak olsun.

Ülkemizi, 16 yıl öncesine kadar, beyaz adam ve İngilizlerin uzak karakolu durumundan kurtarıp,

Karar almada, uygulamada bağımsız hale getirsin,

Sizler ise, gerek adaylar vasıtası, gerek il ve ilçe yönetimleriyle, gerek meclis üyesi adaylarıyla bu kutlu yürüyüşü inkıtaa ’ya uğratmaya çalışmak tek kelime vatana ihanetin ta kendisidir.

Belirleyiciler bu durumu iyice düşünmelidirler. Dava ehli partililerimiz liyakatsiz ve makam derdi olanları bizlerde istemiyoruz demektedirler.

Dava olgusu, çıkara, çapsız, bedel ödememiş adaylara teslim edilmeyecek kadar vaz geçilmezimizdir.

Makamlar, işgal eden yetersiz/liyakatsizler gelip geçicidir, ülkemiz gerçeğinde baki kalacak olan, ilahi kelimetullah davasıdır.

Makama, liyakatli, güvenilir, ihanet etmeyenleri seçmek yerine, insana makam üretmeye yönelmek bu ülkenin mahvolmasına sebep olacak en belirgin durumdur.

Selam ve Dua İle

Ne Zaman İnsan Oluruz

’’Her koşulda hakkı savunabildiğimizde’’

YORUM EKLE