banner28

ARD ARDA DÜŞEN HELİKOPTERLER

Kimse benden bu helikopterlerin normal uçuş saatini doldurduğu için düşmüştür safsatasına inanmamı beklemesin.

Ters giden bir şeylerin olduğu apaçık ortadadır.

Bir dönem aynı şeyleri F16 uçaklarında sıkça yaşar olmuştuk.

O dönemler yazılımla alakalı bir takım sabotaj kaygılarını uzmanlar dile getirmişti, bizler ise olmaz ya neden olsun ki ’’beyaz adam bizim müttefikimiz’’ diyen otoritelere de sıkça rastlamıştık.

Lakin gelinene sefahatte, beyaz adamın bizim gizli/aleni düşmanımız olduğunu kanıksamış olduk.

Yerli, Milli yazılım mühendislerimiz sayesinde, F16 savaş uçaklarının yazılımlarında ki düşman algısı beyaz adamın belirlediği standarttan çıkartılıp, bizim belirlediğimiz ölçülere getirilmesiyle son buldu, ülke olarak rahatladık.

Bu duruma kapalı kapılar ardında şiddetle karşı çıkan hain müttefik beyaz adam, bizim geliştirdiğimiz yazılıma ve yaptıklarımıza boyun eğmek durumunda/zorunda kalmıştı.

Sonrasında yerli milli silah sanayimizde ki gelişmeler, birçok ithal ettiğimiz savaş teçhizatlarını kendi öz kaynaklarımızdan üretip, karşılar olmamız.

Milli silahlanma hamlemizle dışa bağımlılığımızın azalması, bölgemizde ki etkin ve baskın diplomasi ataklarımızla emir alandan ziyade, karar alıp uygulayan devlet haline gelmemiz,

Ortadoğu’da ve Ak Deniz havzasında karar veren pozisyonunda olmamız,

Beyaz adamın, bizim ezeli ve ebedi düşmanımız olduğunu bilmemiz, diplomasi pozisyon yenilememiz, Dünyanın Amerika, İngiltere, AB dışında ülkelerden oluştuğunu hissetmemiz, kendi stratejik pozisyonumuzda ülke çıkarlarımıza göre konuşlandırmamız sanırım beyaz adamın oldukça zoruna gitmiş olmalı.

Gitmiş olmalı ki;

Suriye gerçeğinde beyaz adamın ikiyüzlü tavrı, devlet ciddiyetine yakışmayan tavrı, bizlerin Suriye’deki pozisyonumuz, üstlendiğimiz misyonumuz ve sınırımızda ki terör yuvalarının temizlenmesi, Ülkemiz için sorun olmaktan çıkartılmasına yönelik girişim ve kararlılığımız.

Bölgede ki yükselen yıldızımız, kendi çıkarlarımız doğrultusunda ki operasyonlar gerçekleştirmemiz evet maalesef birilerinin canını oldukça sıkmışa benzemektedir.

Bölge istikrarının yeniden tanzimi, sınırlarımızda ki terör yuvalarının bertaraf edilmeye çalışılması, komşu ülkelerle sıfır problem amacıyla oluşturulan ilişkiler neticesi, Rusya ve İran’la derinlemesine gidilen işbirlikleri,

Ülkemizin jeopolitik pozisyonu gereği eksen kayması yaşayıp yaşamadığının aşırı sorgulandığı şu zaman diliminde art arda düşen helikopterler  ve şehit olan vatan evlatlarını gördükçe bu durumun normal seyrinde oluşmadığı kaygısına bizleri itmiştir.

Kazaların oluşumlarına baktığımızda, bizleri derin şüphe duymaya iten olaylar zinciri;

6 Eylül: Başkan Erdoğan'ın Putin ile görüşmesinden bir gün önce helikopter düştü

10 Mart 2017'de de Erdoğan Putin ile görüştü ve aynı gün Eczacıbaşı'nın helikopteri düştü

11 Şubat Rus Savunma bakanı Ankara'da ve helikopter düştü!

Allah aşkına şimdi buradan soruyoruz, bu kazalar sizce tesadüf mü?

F16 Savaş uçaklarının yazılımlarını değişen TSK, Helikopterlerin kini değiştirmemiş midir?

Düşünmesi bile bizleri derinden üzen bir ikinci durum, yoksa hala hava kuvvetlerinde kripto fetöcüler mi vardır?

Şayet varsa, hala bu adamlara hangi akla hizmetle uçuş izni verilmekte?

Helikopter kazalarıyla derinden yaralanan ülkemiz insanı daha kaç kaza ile yüzleşecek? tir.

Helikopter kazası dendiğinde;

Aklımıza ilk gelen Merhum Şehit Muhsin Yazıcıoğlu’dur.

“Helikopter düştü denilince akıllara sen gelirsin, tüyler diken diken olur, gözler dolar”

Diye dizler dizmek ister gönüllerimiz, üzülürüz.

Eksen kayması sözünden hareketle, beyaz adamın her türlü kalleşliğini görmezden gelmemeliyiz.

Mevcut helikopterlerimizin bir an önce yerli, milli yazılımlarla donatılıp ondan sonra uçmalarına izin verilmelidir.

Ülke olarak kritik günlerden geçtiğimiz şu zaman diliminde, bir ikinci kaza travmasıyla halkımızın psikolojisinin derinden etkilenip bozulacağını anlamak için kahin olmaya gerek olmadığıdır.

Belirtmek isterim ki

Halkımızın, bu elim, sabotaj ihtimali içeren kazalara tepkisi otomatikman iç siyasete yansıyacak olmasını göz ardı etmemek gerekir.

Selam ve Dua İle

Ne Zaman İnsan Oluruz

’’merhum, Vecihi Hürküş’u, Nuri Demirağ’ı, Nuri Killigil’i

Saygıyla yâd ettiğimizde’’

 

YORUM EKLE