KRİZ SEÇİMLERİ ZORLAYACAK

Uzun zamandır süregelen ekonomik sıkıntılar artık milletin şikayetlerini artırdı. 
Elektrik, su, doğalgaz, petrol derken sebze ve meyve fiyatlarında da baş gösteren fahiş fiyat artışı Cumhurbaşkanımızın'da dikkatini çekti ve sonunda açıklamayı yaptı; "Fırsatçılık yapandan hesap soracağız..."


Bu konuyu düşünürken aklıma şu soru geliyor, biz neden millet olarak her olaya başımıza geldikten sonra müdahale etmeye çalışıyoruz, Neden bize birşey olmaz diyerek gerçeklikten uzak yaşıyoruz ? 

Meyve, sebze, et ve süt ürünlerinin fiyatlarının artmasının temel sebebi tarım ve hayvancılıkta yaşanan sorunlardır. Tohum sıkıntısı, hayvancılığın azalması, hayvan yeminin bile ithal edilerek elde edilmesi. Yıllardır devam eden sorunlar bunlardı ve artık sona geldik. Eldekileri bitirdik, ithal ürünlerle günü kurtarmaya çalıştık. Fakat bugün ithal ürün almaya kalktığımızda bu sefer de sürekli hareket halindeki dövizin durumu sorun olarak karşımıza çıkıyor. Çiftçimizin ürettiği en iyi ürünlerin de hâliyle ihraç ürünü olmasından dolayı, elimizde tane hesabıyla domates ve patates v.b gıdalar kalıyor. 


Bugün marketlere hesap soracağız demek yerine zamanında tedbir almış olsaydık milletin has ihtiyaçlarını özelin tekeline bırakmasaydık şu an o dış güçlerin maşası diye adlandırdığımız para dünyası bu milletin boynuna boyunduruk vurabilir miydi?  Fırsatçılık yapabilir miydi ? hem de tam seçim üstü böyle şah çekebilirmiydi 17 yıllık AKPARTİ iktidarına ? 

Vatandaşımız bir yandan evinin temel ihtiyaçlarına yetişmeye çalışırken bir yandan da artan Elektrik, Su ve Doğalgaz faturalarıyla iyice köşeye sıkışmış halde ve artık bütün umutlarını bagladığı liderden bir çözüm bekliyorlar.

Heryerde konuşmalara şahit oluyorum. Minibüste, işyerinde, berberde, kahvede herkes bir umut güzel şeyler bekliyor. İnsanımızın canı burnunda. haliyle bu da sahada seçim çalışması yapan belediye başkan adaylarına yansıyor. Bu konuyu malzeme olarak kullanan Millet ittifakı adayları, miletin bam teline sürekli dokunuyor ve ellerindeki malzemeyi sonuna kadar kullanıyorlar. Cumhur ittifakı adayları soğuk terler döküyor, vatandaşa cevap yetiştirmeye çalışıyor, gittikleri yerlerde eskisi gibi yapacakları yol, köprü, park vb. çalışmaları anlatmak yerine bu ekonomik krizden nasıl çıkılacağını, hükümetimize güvenmeleri gerektiğini, istikrara destek olmalarının önemini anlatıyorlar.

Bir hikaye ile bitirmek istiyorum; bu yazı yetki sahiplerine ulaşırsa, belki ders çıkarmaya faydası olur.

Rusyada bir anne ve bir yavru ayı üzerinde bir deney yapılır; anne ve yavru altlarından ateş yakılarak bir sac üzerine konur. Bir süre sonra anne ayı yavrusunu kucağına alır, ayakları yanmasın diye yavrusunu korur. Ancak süre geçtikçe ayakları yanan anne ayı yavrusunu yere atar ve üstüne çıkar. Milletimiz de Gezi ve 15 Temmuz gibi çetin dönemeçleri de içine alan 17 yıllık süreçte, kendi içlerinden çıktığına inandığı iktidarını kucağına aldı ve taşıdı, taşımaya da devam ediyor. 

(Ekonomik kriz sıkıştırdıkça, evde çocuğunun ihtiyacını karşılayamayan anne ve babalar kucağında taşıdığı kendi iktidarına hesap soracaklardır...)

(Özelliklede belirtmek isterim ki milletimizi ençok rahatsız eden durum, gözlerinin önünde olan israf harcamaları)
Selam ve dua ile...

Sağlıcakla kalın. Rabbim devletimize ve milletimizin iktidarına zeval vermesin... 

Amin.

YORUM EKLE