• Reklam
  • Reklam
SONUN BAŞLANGICI: ABD'NİN ÇÖKÜŞÜ
Murat Mengen

Murat Mengen

SONUN BAŞLANGICI: ABD'NİN ÇÖKÜŞÜ

04 Ocak 2018 - 11:47

Ortaçağın ünlü İslam düşünürlerinden İbn-i Haldun’u bilirsiniz… En önemli özelliği, tarihçiliği ve siyaset bilimci kişiliğidir…

İbn-i Haldun’a göre devletler de insanlar gibi doğarlar, yaşarlar ve nihayetinde insanlarda nasıl ki her nefis ölümü tadacaksa devletler de tarih sahnesinden çekilirler ve yerlerini yeni devletlere bırakırlar… Ona göre, bu süreç aslında sıradan, doğal ve olması gereken bir sondur…

Nasıl ki, insanoğlunun doğumu, emeklemesi, çocukluğundan sonra, fiziksel olarak en güçlü olduğu çağı dediğimiz gençlik dönemini de geçirir ve artık yaşlılık dönemi dediğimiz fiziksel yetersizliklerin ve bu yetersizliklerin tetiklediği artık yön tabelasında sona doğru gidişi anımsatan işaretlerin başladığı dönemler sırasıyla yaşanıyor ise; devletler de bu süreçleri sırasıyla geçirirler… Devletler de ise, insanlardaki yaşlılık döneminin emareleri, başta siyasi olmak üzere ekonomik, sosyal ve askeri güçte oluşan zayıflıklardır… Bazılarının bu dönemleri geçirme süreçleri uzun olduğu gibi bazılarında ise bu dönemler kısa zaman diliminde tamamlanırlar…

Şöyle dünya tarihini kafamızda canlandırdığımızda İbn-i Haldun’un tespitinin ne kadar doğru olduğunu, geçmişte ne kadar anlı şanlı güce sahip olsa da, birçok devletin sırasını savarak yeni yeni devletlerin oluştuğunu hem tarih kitaplarında okuduk hem de bizzat şahit de olduk…

Bu günlerde meydana gelen bazı gelişmeler yeni bir çöküşe daha tanıklık edeceğimizi gösteriyor sanki… Amerika Birleşik Devletlerinin çöküşüne…

Neden mi?

Birincisi, hani süper güç! olarak telakki edilen ve adına ABD dediğimiz birleşik devletler var ya, geçmişinde şöyle adam akıllı bir savaş galibiyeti yoktur… Birinci Dünya Savaşı’na sonradan katılmıştır… Neredeyse savaşın sonuna doğru artık savaşın kazananının ve kaybedeninin ortaya çıktığında, savaştan yorgun düşen dünyaya ilk sözünü söyleyebilmiştir… İkinci Dünya Savaşı’na ise, yine sonradan katılmış, Japonya’nın ABD’nin Pearl Harbor baskınına karşı yine insanlık dışı bir karşılıkla Japonya’nın iki büyük kentine attığı atom bombalarıyla yüzbinlerce sivil masum insanı kadın çocuk yaşlı genç demeden katlederek savaş da galiplerin arasına adını yazdırmıştır… Ne Kore’de ne Vietnam da ne de Küba da askeri bir başarı sağlayabilmiştir… Vietnam Savaşı’nda elli binin üzerinde askerini kaybetmiş, büyük bir bozgun yaşamıştır… Irak ve Suriye Savaşları’nda ise her ne kadar başarı sağladığını Hollywood filmlerinde ispat etmeye çalışsa da aslında görünen köy kılavuz istemez misali askeri olarak üstünlüğünü İran-Rusya ve Türkiye’ye karşı kaybetmiştir…

İkincisi ise, siyasi gücünü kaybetmeye başlamıştır… Bilhassa Obama ile başlayan ancak Trump döneminde açığa çıkan ABD’nin kendi iç siyasetinde belirginleşen siyasi zayıflık kendini daha da belirginleştirmeye başlamıştır… Zamanlamasına dikkat edilirse, Kudüs’e uzun yıllardan sonra ABD’nin büyükelçiliğini taşıma isteği, aslında tamamen içerde siyaseten sıkışan Trump’un kendisine Yahudi lobisinin desteğini devşirme isteğidir…

Peki, öyleyse Birleşmiş Milletlerde ki Kudüs oylamasını nasıl okumalıyız?

İşte, tam da kitabın ortasından okumalıyız… Oylamada ABD’nin tüm tehditlerine karşı yüz yirmi sekiz ülke siyaseten şanlı bir direnişe imza atmışlardır… ABD’nin yanında yer alan dokuz ülke ise adını belki de ilk defa bu oylamada duyduğumuz gece kondu tipi ülkelerdir…

Üçüncüsü ise, muhtemelen şu anda bazı duyumlarını aldığımız ekonomisini düzeltme çabaları olarak görülen hatta ABD’nin neredeyse zorlama bir üslup içinde yaptığı anlaşmalarla, başta Suudi Arabistan olmak üzere Katar ile yaptığı silah satışı anlaşmaları, hani büyüklerimizin kurbanın bir bacağını serbest bırakırken “can buradan çıkacak” söylemi var ya, işte onu anımsatıyor…

Bütün bu gelişmeleri değerlendirdiğimizde 90’lı yıllarda çöken Soğuk Savaş döneminin iki süper gücünden biri olan Sovyetler Birliği’nin çöküşüne tanıklık etmiş olan bizler, muhtemelen ayakta kalan diğer süper güç! olarak kabul edilen ABD’nin de çöküşüne de tanıklık etmiş olacağız inşallah…

Tabii…

Burada ABD’nin saygıdeğer! mevcut başkanının hakkını da teslim etmemiz gerekir… Cami duvarıyla ilgili atasözümüzü biliyorsunuz…

16.yy azgın Kovboy ruhunu içinden çıkaramamış Trump ABD için “Sonun Başlangıcını” başlatmış gibi görünüyor…

Eee, ne diyelim, bütün mazlum coğrafyalar için hayırlı olmasının yanı sıra, 15 Temmuz’dan idmanlı bu millet güzel “sala” okur…

 

 

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Eğitim Bir-Sen üyesi
    3 ay önce
    Kul hakkından korkuyorsan istifa et YA da üyelerden helallik al. Niçin diye sorarsan, üyelerin aidatlarından maaşını alıyorsun. Hiç güven vermiyorsun
  • İlden
    3 ay önce
    Sizinde saltanatınız bir gün bitecek hakkını yediğiniz insanlara ve Allah'a hesap vereceksiniz hazır ol sayın mengen

Son Yazılar