banner28

KİMİN GÖNLÜNE GİRMEK HEDEFLENMELİ, KİMİ YENİDEN KAZANMALI?!

Seçim sathı mailinde partilerin çalışmaları sıklıkla irdelerim.

Zaman zaman da bu tarz çalışmalardan kendimce eleştiri çıkarır ve “Çok çalışıyoruz, şurayı ziyaret ettik, bunu yaptık ettik” söylemleri ile zaten kendi partinize gönül vermiş isimleri özellikle seçim döneminde oy istemek adına ziyaret etmenin doğru olmadığını ifade ederim.

Bir nevi biz bize yapılan ziyaretler sadece içilen çay, yenilen kurabiye kıvamında kalıyor çünkü.

Çünkü orada zaten seninle aynı görüşte olan kişiler toplanıyor. Ve bu toplanılan yerlere siz de yanınızdaki kalabalık bir ekiple gittiğinizde ortaya çıkan görüntü “Körler sağırlar, birbirini ağırlar” atasözünün manası ile eşleşiyor.

 

Tabi bu günlerde bunun tersi bir açıdan da söz edebilmek mümkün.

Belki de en fazla çalışılması gereken ve belki de çalışılan alan, “bizden” gördüklerimizi ziyaret etmek ve onların nedeni ne olup olmadığına bakmaksızın kırılan kalbini kazanmak …

 

Bu söylemleri hangi parti açısından yazdığımı ifade etmeme çok gerek yok bence.

Ne demek istediğimi zaten herkes anlıyor.

Ortada şöyle bir durum oluştu;

Birçok insan, bir nedenden dolayı size küstü, kırıldı. (Burada herhangi bir yere aday gösterilmediği için küsenleri ve onlara yakın isimleri kastetmiyorum) 

Bu kişilerin oranı hiç de azımsanacak rakamlarda değil. 

Ve kendilerince çok ama çok haklı nedenleri var. 

Kimisi hizmet eksiğinden, kimisi tutum davranışlarda yapılan yanlışlardan, kimisi ise genel gidişatta konuşulanlarla yapılanların aynı olmamasından dolayı muzdarip ifadeler ile “Reis sevgileri baki kalmak kaydı”ile “Biz Reisi çok seviyoruz, ama … “diyorlar.

 

Daha önce ifade etmiştim.

Erdoğan sevgisini bu milletin kalbinden söküp atabilecek hiçbir şey yok. Ancak bu sevgiyi yok etmek Tabi ki Allah’ın işi ama buna sebepte sadece Erdoğan’ın kendisi olur. İşte bu sevgiye rağmen çok insan “… ama, … ”diyerek bunun arkasına sebepler sıralayarak kırgınlığını, küskünlüğü ifade ediyor.

 

Bu kırgınlık ve küskünlük sandığa yansımaz diye düşünülebilir.

Ancak bu seçimde olmazsa sonralarında bu haklı gerekçelerle oluşan tepkiler artar ve maalesef sandıkta da kesinlikle karşılık bulur.

 

Şöyle düşünün.

4 kişi masa da oturuyor. 

Bu 4 kişi düne kadar aynı noktaya bakmış ve aynı gerekçelerle aynı yere oy vermiş isimler olsun.

Gelinen nokta da bu 4 kişiden biri, yukarıda anlatmaya çalıştığım şekilde bir kırılma, bir küskünlük yaşasın. Reis sevgisi baki…

4 kişide bir kişi gitse kayıp %25.

Bakmayın saçma bir matematiğe sizi çektiğime. 

‘4 kişilik bir oy potansiyelinden bir kişi gitse ne olur, milyonlarca seçmen var’ dediğinizi duyar gibiyim.

..

Evet, haklısınız, milyonlarca seçmen var. 

Ama yinede devam edelim...

Bu 4 kişi 8 kişi olur ve 1 kişi kaybedilirse oran yarı yarıya düşer.

10 kişi olursa oran %10’a,

20 kişi de %5’e,

50 kişi olursa da % 2’ye tekabül eder.

 

İşte buraya dikkat edelim…

Çünkü 50 kişide bir kişinin kaybedilmesi çok önemli.

Neden mi?

Bu % 2 oran ile koca Ülkede seçim kaybediliyor çünkü.

% 2’lik bir oy kaybı, Türkiye’de seçimi kaybettiriyor beyler bayanlar.

Yine diyelim ki Türkiye’de 50 seçmen mi var da oranı 50 seçmen endeksinden değerlendiriyorum?

Yok öyle değil tabi.

Ama o 4 kişilik masa var ya..

Onun yanında da aynı durumda bir 4 kişilik masa daha var, onun yanında da, onların yanında da …

 

Umarım 4 kişilik masaların ne kadar çok olduğunu anlatabilmişimdir!

Şapkayı öne alıp tez elden, kendimiz dediğimiz, kendimizden dediğimiz kimler varsa herhangi bir nedenden kırılan küsen...

Tabi ki kızma küsme nedeni “kabul edebilmek zor olsa da” yönetimsel zaaflar, insani ilişkilerdeki eksiklikler vs vs… olanları bulmak ve asıl onların gönlüne girebilmeli ilk önce.

Gönüllerin başkanı olabilmek mevcut adaylar için büyük şans.

Hazır çok yerde değişiklikler olmuşken.

Burayı iyi çalışabilmeli. 

Ve kazanılan gönüller, bir daha kaybedilemeyecek işler yaparak daim edilmeli.

Sonuç olarak denilebilir ki,

Zaten kendinize oy vereceklere değil, küsenlere-kırılanlara gidin, küsenler-kırılanlarla birlikte “Herkesin başkanı olacağım” söylemlerinizi destekleyecek şekilde, her kesimin insanına gidin. 

Özellikle de size oy vermemiş kişilere. 

Değişim zaten bunun için var değil mi?

 

Vesselam.

YORUM EKLE