BAŞKANLIKLARI ALMAK YETERLİ Mİ?

Seçimlere bir hafta kaldı. 

O ilk dönemin sönük havası değişti, az da olsa seçimin olduğunu hissetmeye başladık. 

Öncelikle bugüne kadar gördüğümüz kadarı ile söyleyeyim, temiz bir süreç oluyor. 

Bu seçimin en önemli kazanımlarından biri, parti adayları yaptıkları çalışmalarda rakiplerine karşı hizmetin dışında eleştiri dozajını gerilim seviyesine getirmemesi.

Önemli bir detay, gerek Cumhur ittifakı, gerek Millet ittifakı ve ittifakların dışında aday gösteren partilerin söylemlerinde kirli siyaset malzemesi kullanılmaması.

Kazanım derken tabi ki partilerin birbirlerine dair eleştirileri baki kalması kaydı ile bir şeyler söyleme hakkı var ancak bunu hizmet ve genel politika bağlamında tutmalarından bahsediyorum.

Evet bu kazanım fakat, eksik giden bir şeyler de yok değil.

Muhalefet özellikle yapılmayanı eleştirmeli ve alternatif yönetim anlayışı ile neleri daha iyi yapacağını söylemeli(ydi).

Lakin şu ana kadar tüm taraflar çok da ileri seviyede bir şey söylemediler.

Hali hazırda belediyeleri yöneten AK Parti adaylarından da, kendilerini süper birer alternatif olarak göstermeye çalışan muhalefet partisi adaylarından da halkı derinden sarsacak “işte bu” dedirtecek bir ifade, bir açıklama, bir çalışma göremedim.

Sadece projeler konusundan bahsetmiyorum, genel söylem manasında vatandaşı etkilemekten bahsediyorum.

 

Şuranın da altını çizeyim;

Yapılan tüm çalışmalara ve ziyaretlere baktığımızda muhalefetin, iktidarın belirlediği gündemi yaşadığı gerçeği ile karşı karşıyayız.

İktidar partisi yani AK Parti Genel Merkezi ve tabi ki Cumhurbaşkanı Erdoğan seçimler öncesi manifestosunda belirlediği Gönül Belediyeciliği söylemi ile ilerlerken ve tüm çalışmalarında bunu öncelerken, muhalefetin de burada takılıp kaldığını görüyoruz.

Sakarya’da Cumhur ittifakı ne yapıyorsa, muhalefette adeta birebir onu yapma peşinde. 

Bu, onların bir alternatif olmaları yönündeki en büyük engel.

Şimdi devamla ne olur ne olmaz sorusuna cevap arayalım.

Hali hazırda AK Parti’nin bir oy deposu olan Sakarya’da, 16 ilçe ve Büyükşehir ile 17:0’ı elinde bulundurduğu gerçeği mevcut. 

Bunun ittifaka yansıması aday belirlemede AK Parti’yi direk olarak seçimlere – 1 ile başlattı.

Tabi bunu Cumhur İttifakı’nın ilelebet süreceğinin açıklanması bazından değil, partiler açısından değerlendirilmesi sonucu söylüyorum.

Kayıp diye bakmamak gerek nihayetinde.

Asıl bakılması gereken mesele:

Taraklı dışında bazı ilçelerin tartışılıyor olması!

Cumhur İttifakı’nın tartışılan ilçelere yönelik çalışmalar yapması son haftaya girerken özellikle önem arz etmeye başladı.

Bir de, seçim sonuçlarına tek taraflı bakmamak gerekli.

Bütün Belediyelerin başkanlıkları kazanılsa da, asıl sonuç meclis üyeliklerinin nasıl sonuçlanacağında gizli. 

Sonuçlar önümüze geldiğinde alınan 17:0’ lık sonucu başarı olarak değerlendirmekten ziyade, hali hazırda 16 ilçe de Cumhur İttifakı dışında sadece Pamukova’da 'dışarıda' üye olması gerçeğini görmeli, sonuca yeni oluşacak meclis aritmetiğinin nasıl olacağı penceresinden bakılmalı.

Bugüne kadar elde edilen izlenimlerden edinilen bilgilere göre seçim sonrası oluşacak meclislerde mevcuda göre çok daha fazla sayıda üyenin yeni dönemde Cumhur İttifakı dışında kalması öngörülüyor.

Bence seçimin özeti burada.

Söylemeye çalıştığım tam olarak şu:

Cumhur İttifakı son haftayı çok iyi değerlendirmeli.

Evet, Gönül Belediyeciliği söyleminde iyi yol alındı. Bundan sonrasında süreç, Başkanlık seçimlerinde sorun olmayacağını varsayarak, daha çok hizmete yönelik söylemlerle alınan yolu perçinlemeli, üretilecek hizmetlerin anlatılması ve tabi ki Meclisin güçlü olması için gerekli söylemlerle geçirilmeli.

Zira seçmen, 1 Nisan’dan sonra sadece şimdiye kadar eksik olan sohbet muhabbet gönül meselelerine bakmayacak.

Hizmetlerle harmanlanacak bir propaganda çalışmasıyla, başkanlık seçimleri  ve  Güçlü Belediye meclislerinin olması gerekliliği de iyi anlatılarak oy sayısının artırılması hedeflenmeli.

Zira Beka meselesi açısından da meclis oyları oldukça önem arz edecek. 

 

Vesselam.

YORUM EKLE