• Reklam
  • Reklam
Akan Bütün Kanlar Hak İçin Aksa …
ERSİN İBİL

ERSİN İBİL

  • Instagram

Akan Bütün Kanlar Hak İçin Aksa …

07 Aralık 2017 - 11:06 - Güncelleme: 07 Aralık 2017 - 11:27

Zor dönemlerden geçiyoruz.

Klasik bir söylem oldu oldu ama öyle bir durumdayız.

Zaten biz tarih boyu hep ama hep zor dönemlerden geçe geçe bugünlere gelmiş bir Milletiz.

İslam’ın sancağını uzun süre taşıyan bir toplum olarak tarih boyu türlü oyunlarla, savaşlarla mücadele ede ede, Milletin feraseti ve inancı sayesinde tabii ki Yüce Allah’ın inayeti ve bize verdiği güç ile ‘dava’ şuurunu en üstlerde tutarak mücadele edebildik.

Toplum olarak günümüz çağında hemen her şeye anında ulaşabilir ve hemen her şeye anında tepki verebilecek kadar da duyarlı bir toplum haline geldik.

Olumsuzluklar ya da toplumsal olaylar karşısında tepki verebilmek tabii ki doğru ve yerinde bir hamle.

Ancak öyle bir hal aldı ki bu..

Sadece ‘slogancı bir yığın’ haline geldi yetişen gençliğimiz.

Ne varsa Facebok’ta, İnstagram’da, Twitter’da çözüp halledebilen bir yığından bahsediyorum.

Bir iletişimci olarak kitle sosyalleşme ve mesaj verme araçları olan Sosyal ağ ve sosyal mesajlaşma sistemlerinin önemini yok sayıyorum gibi bir algı ya da anlam çıkarılmasın bundan.

Günümüz çağının en önemli etkileşim araçları internet üzerinde yayılan mesajlarla oluşuyor. Bunu kabul edip iş planlarımızı da bunun üzerine kurduğumuz gerçeği varken yok saymak gibi bir anlam ya da algı asla kabul edilebilir değil.

Ancak…

Bunun salt yolu sadece sloganlaşan ifadeleri alıp duvarlarda sayfalarda paylaşmak ya da Cami avlularında, meydanlarda bağırıp çağırmak olmamalı.

Bu bugüne kadar bir sonuç vermedi!

Verdi de ben mi göremedim,

Bilmiyorum!

Bu yaklaşım tarzları bana sofistike bir ürün gibi geliyor nedense.

Doğru olanın bu olduğunu düşünemiyorum.

Gaz atıcı eylemsellik gibi duruyor daha çok.

Neden mi?

Çünkü hepimiz biliyoruz ki...

O sloganı atıp gazımızı çıkardıktan sonra bir çay ocağındaki iskemleye kurulup, demli çaylarımızı ve ya közde kahvelerimizi söyleyip, o çok eleştirdiğimiz, kahrolsun diye başlayan ifadeler ile ağız dolusu küfürler ettiklerimizce üretilen cigaraları çıkarıp birer tane yakıp paketi masaya atacağız. Sonra da yine o ağız dolusu küfürler ile Allah’ın kahhar sıfatının üzerlerine salınsın istediğimiz toplumların, la dini’lerin bizim peygamberimizin “Çin’de de olsa ilmi arayınız. Çünkü ilim öğrenmek her Müslümana farzdır. Melekler, yaptıkları işten hoşlandıkları ilim talebeleri için kanatlarını yere sererler.” öğüdünü örnek alırcasına, biz uyurken çalışıp, ama çok çalışıp, araştırıp ürettiği teknolojik aletleri elimize alıp onların yazılımları olan sosyal ağlardan duyar kasacağız.!

 

Realite ile sadece slogan, atmak aynı şey değil!

Daha temel işlerin peşinde olmak gerekmez mi?

Eğer gerekir dersek, bunun yolunun öncelikle gerçekleri görmekten ve onları kabul ederek buna göre yol haritaları belirlemekten geçtiğini düşünüyorum.

Yol haritalarını da tabi ki, İlmi, bilimi, teknolojiyi önceleyen, kendi teknolojisini geliştiren ve toplumunu dışa bağımlı olmaktan kurtaracak nesiller yetiştirerek üretebiliriz!

Yıllar önce bir söz okumuştum.

Herkesin bildiği ezberletilmiş sözlerden değildi.

O söz

“İslam’ın ilk şartı Uyanık olmaktır” diyordu.

Ne kadar da doğru.

Çünkü;

“Müslüman olabilmek için şart olan Kelime-i Şehadeti de yerine getirebilmek için uyuyor olmamak gerekir, Allah’ın son din olarak gönderdiği dinimizi iyi anlamanın yolunu da uyanık olmaktan geçer.”

Ve

Bunu bilip bunu idrak edip amel ettiğimiz gün başlar dönüşüm.

Hala daha uyanık olmayı beceremez ve kendimizin miladını başlatamazsak daha çok “Akan Bütün kanlar Hak için aksa Esir mi olurdu Mescidi Aksa!” diye bağırır İsrail bayrağı yakar ve ‘Kahrolsun Amerika’ sloganları eşliğinde dudaklarımızda Marlboro tüttürerek İphoneler ile çektiğimiz resimleri Facebook da paylaşıp efsunlu efsunlu seyre devam ederiz!

 

Gerçekler maalesef bu kadar GERÇEK!

 

Vesselam.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar