TÜRKİYE SİYASETİNİ DİZAYN ETME OPERASYONU

İstanbul seçimleri bitti, kazanan Ekrem İmamoğlu oldu. İmamoğlu’nun seçimi kazanmasının ardından yazılı basın, görsel basın ve halk arasında ilginç bir şekilde kazanılan seçim yerine Ekrem İmamoğlu'nun CHP Genel Başkanlığına getirilmesi ve olası bir Başkanlık seçiminde aday olarak gösterilmesi konuşuldu ve tartışıldı. Bu durumda akıllara gelen en önemli soru bir seçim kazanıldığında neden sonuç tek bir kişiye bağlanır? Bu sorudan daha önemlisi ve dikkat edilmesi gereken başka bir soru ise başarı kazanan bir aday olduğunda ismi neden ilk önce CHP genel başkanlığı için konuşulur? Zaten hali hazırda bir genel başkanı yok mu bu partinin? Niçin başkanlık seçimin de hiç CHP Genel başkanının adı geçmez? İşte tam da bu boşluktan bir liderin doğması kuvvetle muhtemel iken önce Mustafa Sarıgül'ü sonrasında Muharrem İnce'yi seçim bahanesiyle Akparti’ye yem eden Kılıçtaroğlu bu sefer kuma çakıldı gibi gözüküyor.

Kılıçtaroğlu daha önceki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ekmelettin İhsanoğlu’na verdiği destek yüzünden partisinden neden Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bizim partimizden aday çıkarmadık eleştirilerine maruz kalmıştır. Kılıçtaroğlu, Başkanlık seçimlerinde Erdoğan'ın karşısına aday olarak neden Genel Başkanlık seçimlerinde kendisini yenemeyen rakibi Muharrem İnce'yi atmıştır. Başkanlık seçimlerinde netice beklenen gibi olmuş, seçim "Adam Kazandı Beyler" cümlesi ile son bulmuştur. Vede son olarak 2 yıldır radarımdaydı diye bahsettiği Ekrem İmamoğlu'nda artık hangi ışığı gördüyse İstanbul seçimlerinde Binali Yıldırım’ın karşısına çıkardı.

Gerek ekonomideki sorunlar, gerek FETÖ davalarındaki kayırmacalar gerekse bebek katilinin mektubunun servis edilmesi gibi hataların art arda gelmesi beklenmedik bir fark ile hiç tanınmayan İmamoğlu’nu ultra tanınan Binali Yıldırım’a karşı seçim kazandırmasına yol açmıştır. Kemal Kılıçtaroğlu’nun CHP genel başkanı olduğu dönemi hatırlayalım, yıl 2008 de bir adam çıktı sürekli eline tutuşturulan belge ve bilgileri ekrana taşıyor ve o dönemde Akparti’de üst düzey görevlerde olan kişilerin makamlarından istifa etmesini sağlıyordu. Kim suç işlediyse yolsuzluk etti ise mutlaka hesabı sorulmalı adalet tahsis edilmeli Belge ve bilgileri kimden kimlerden aldı bilinmez (tahmin yürütelim yinede) ancak kısa zamanda çalışkan adam olarak parlatıldı ve halka sunuldu ve 2009’da ise İstanbul büyükşehir belediye başkanı adayı gösterildi ve kaybetti. Hiçbir başarı öyküsü olmamasına rağmen derin karanlık bir elin Deniz Baykal'a çektiği operasyon sayesinde Genel başkanlık koltuğuna oturdu.

İşte mesele buradan sonra başlıyor,2008, 2009 yılı ve sonrası çok karanlık bir yıl bir yandan Kılıçtaroğlu'nun eline Ak Parti ile ilgili belgeler tutuşturulup Ak Parti içindeki bazı kimselerin yaptıkları ortaya dökülüp Akparti’ye ensenizdeyiz diye ayar verilirken bir yandan da Kılıçtaroğlu parlatılıyordu. Öteki taraftan dönemin siyasi liderlerine operasyonlar yapılıp Türkiye siyaseti tek ele alınmaya çalışılıyor liderler tasviye edilip yerine yenileri getiriliyor, 15 Temmuz sürecine doğru dolu dolu hazırlık yapılıyordu. Yıl 2008 Ergenekon darbe suçlaması ile 24 Mart’ta Doğu Perinçek cezaevine gönderiliyor. Yıl 2009 25 Mart Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopteri düşüyor, düşürülüyor ve arkadaşlarıyla beraber şehit ediliyordu. Yakın çevresine tehdit aldığını takip edildiğini söyleyen Koca Reis sonunda seçim çalışmaları diye bindirildiği helikopterde şehadet şerbetini içiyor. Tam da bu kritik cinayet sonrasında Deniz Baykal, Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatı ile birlikte "meclisin sigortası bitmiştir" açıklaması yapıyor. Ve aradan 1 yıl geçiyor mayıs 2010 Deniz Baykal kaset kumpası ile istifa ettiriliyor.! Ellerinde daha hangi bilgi ve belge varsa adamların Baykal'ın istifa ettiği basın toplantısında birde pensilvanya ya teşekkür ettirilerek kendilerine selam çaktırıyorlar katil son kez maktulün başına gidermiş ya o hesap Deniz Baykal'a kasedinin olduğu ve temiz bir şekilde koltuğu bırakması söylenmesine rağmen Baykal bunların bu derece ileri gidebileceğini tahmin etmediği için istifa etmeyerek herşeyi göze aldı. Sonucunda da bedelini ödedi.

Bitti mi bitmedi tabii ki, ondan da 1 yıl sonra Yıl haziran 2011 tarihlere hep dikkat edelim hepsi önemli detaylar. Açılan bir internet sitesinde MHP Genel Başkanına istifa et çağrısı ediliyor, eğer istifa etmezse bazı belgelerin çıkacağı tehditleri yapılıyordu. Devlet Bahçeli’de bu şantajlara boyun eğmeyeceğini söyledi ve ne varsa çıkarın diyerek hodri meydan dedi. Bir kaç gün içinde MHP genel başkan yardımcılarının kasetleri çıkmaya başladı hem de tam 2011 seçimleri öncesi genel başkan yardımcılığı da yapan 10 vekil adayı bahçelinin talimatıyla istifa etti. Bahçeli’ye bir süre daha yapılan tehditlerde daha ileri gidilemedi ancak MHP’ye seçim öncesi çok büyük darbe vuruldu. CHP’de değiştirilen genel başkan MHP’de başarılamadı.

Türk siyasetini dizayn etme çabasında kısmen başarılı olan güç sonrasında devleti bizzat dizayn etme mücadelesine girişti 1 yıl sonra 7 şubat Yıl 2012 Tarihi MİT Krizi ortaya çıktı Başbakanın ameliyata girdiği sırada Mit başkanı Hakan Fidan’a operasyon düzenleniyor ve gözaltına almak isteniyor, durumdan haberdar olan Başbakan Erdoğan ameliyata girmekten vazgeçiyor ve talimatlar veriyor siyaseti ele almaya çalışan bir grubun varlığından zaten haberdar olan ama yıllardır devlete çöreklenen bu yapının nerelere kadar uzandığını görmek için ta 2004 yılı MGK’sında FETÖ’nün fişlenmesi talimatını veren Başbakan Erdoğan bu işin artık çığırından çıktığını görüp topyekûn savaşa girmeye karar veriyor ve ardından da olanlar oluyor.

Dershane meselesi, 17-25 aralık yargı darbesi, 15 Temmuz askeri darbesi 2008 den 2011’e kadar siyaseti kısmen dizayn eden bu yapı Mit başkanının da tutuklanması ile birlikte hükumeti tek ele alması ile misyonunu tamamlayacak nihai hedefinde sona dogru yaklasacakti. Ne varki devletin gerçek sahibi olan bu millet 15 Temmuz gecesi noktayı ancak ben koyarım diyerek tüm Dünyanın üzerimize kurduğu plana dur dedi. Düşünsenize o gece Cumhurbaşkanı, başbakan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı partilerinin belediye başkanlarının evlerinde saklandıklarını? Liderlerini göremeyen millet ne kadar dayanabilirdi ki? psikolojik olarak ilk saatlerde yenilmiş olacaklardı. 2008’den 2012’ye kadar olan bütün operasyonların amacı 15 Temmuz’da şapkalarını çıkarıp teslim oluyoruz diyen siyasi parti genel başkanları üretmekti. Ama kısmen başaramadılar.!

Tabi bu başarısızlık bittikleri anlamına gelmiyor 1000 yıldır bize bırakmak istemedikleri toprakları kıyamete kadar bırakmayacağımızı da biliyorlar o yüzden savaş şekillerini değiştirdiler bize bizdenmiş gibi görünenlerin verdikleri zararı 5000 yıldır ne Roma ne Bizans veremedi o yüzden Yasin okuyan, namaz kılan, bizim gibi konuşan bizler gibi giyinen bizler gibi görünen birini yetiştirdiler ve CHP genel başkanının kulağına ismini fısıldadılar ve sahneye çıkardılar.

Ama bu sefer kazandı Başardı ve geliyor. Tarih tekerrürden ibaret...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mev
Mev - 3 ay Önce

Ömer beyi yakından olmasa da tanırım yazıları çok güzel ve basarılı kendine geliştirmiş bir delikanlı
Delikanlı dedim ya delikanlı yapılan iyiliği de kötülüğüde unutmayacak bir karakter oldgunu düşünüyorum her siyasi sağ olusum da yer Almış güzel bir kariyeri olan biri olarak biliyorum
Kendi düşüncem sırt çevşridiyse birilerine de demkki abililik yapamamışlar kardeşlik yapmıstır Ömer bey
Yolun açık olsun senin gibi genç kalemi kuvvetli bir nesile ihtiyacımız var

Ezalettin şahin
Ezalettin şahin - 3 ay Önce

Eline yüreğine sağlık

54
54 - 3 ay Önce

Kimleri kimleri fetöcülükle suçlarken ergenekon balyoz davasinin savcisiyim diye destekleyenlerden neden bahsetmiyorsun fetönün siyasi ayaği arastirilsin önergesinin akp mhp oylariyla reddedildiğini söylemeye cesaret edemiyo olmanı da anlıyorum aslında, taraflı gazeteci olmak bunu gerektirir.

Siyahii
Siyahii @54 - 3 ay Önce

Ağzınıza kardeşim . Daha doyurucu ve eleştiri seviyesi daha tempolu bir yazı dizisi bekliyoruz sizden .

Ciğerinizi/mizi anlattırmayın.
Ciğerinizi/mizi anlattırmayın. - 3 ay Önce

Alperen ocaklarında Ömerin nasıl hizmet ettiğini herkes bilir. Bu şekilde yazmak Ömeri kaybetmenin kurul acısı sanırım. Yapmayın belkide aynı demlikten çay içmişliğiniz/mişlimiz var. ALLAH GÖRÜR. FİKİRSİZLER ORDUSU KİM ACEBA? Kendi işini halledene kadar diye bişey yazılmış. Merak ediyorum bir çok şeyi yazıklar olsun... MİLLİYETÇİ gençler evet ortada kaldı! Bir oraya bir buraya savruldu fakat arayışlar mücadele için olduğunu düşünenlerdenim. Türkiye siyasetinin iklimine göre şekil alan kişileri düşmüş oldukları komik durumları tek tek buraya yazacak olursak/sam bilemiyorum ne duruma düşer birileri? Gündüz nizam gece alemcilrr bırakın bu kendi halinde yaşayan insanları. Günahtır,günah.

abc
abc @Ciğerinizi/mizi anlattırmayın. - 3 ay Önce

anlatsana

:)
:) @Ciğerinizi/mizi anlattırmayın. - 3 ay Önce

hade lan :)

Asi kral
Asi kral - 3 ay Önce

Façan yansın başkannn

Okuyucu
Okuyucu - 3 ay Önce

Mükemmel yazı, güncel siyaset derslerinde okunup tartışmaya açılıp gençler arasında beyin fırtınası yaptırılmalı

Yasin
Yasin - 3 ay Önce

Süreçteki parçaları birleştirme ve birbirinden bağımsız gibi görünen olaylar arasında ki göreceli ilişki ve ilintiler ortaya koyabilmek vasatın üstünde bir zihin gerektirir. Bunu kısmen basardığınızı anlıyorum ve yazının bir tebriği hakettiğini düşünüyorum. Ancak ülkemiz de dizayn edilebilen yani edilgen bir siyasal süreç iddanızı aynı tutarlılık ve ilintilerle hangi odaklar tarafından icra edildiğini de yani kuklacı yı da ifşa etmenizi beklerdim. Ümidimizi diğer yazılarınıza saklayarak ... dizinin devamını bekliyorum tekrar başarılar diliyorum...

Resul şeker
Resul şeker - 3 ay Önce

MaşAllah kardeşim aynen katılıyorum sana