TECRÜBE

Hayat bir yolculuktur,

Yolculuğumuz da bir sürü insanları imtihanları mutlulukları hüzünleri, kavuşmaları, ayrılıkları başarıları kaybedişleri kazanımları bedel ödeyerek TECRÜBE ederiz.

Tecrübelerimiz, hayatımızdaki basamaklarımızdır.

Basamaklarımız sağlam veya çürük olabilir. Geride bıraktığımız basamaklarımıza değil, bir sonraki adım atacağımız basamağa odaklanıp adımlarımızı sağlam atmalıyız.

Çünkü geriye bakarak, ileriye yürünmez!

TECRÜBE; yaşayarak kazanılmış olan, bedeli ödenmiş, bizi biz yapan olgunluk kimliğimizdir.

“Akıllı insan aynı hataya iki kez düşmez” denir tekrarlanan hatalar tecrübe değil ahmaklıktır.

Hayatta pişerken tadıyla tuzuyla mizacımıza kattığımız aromalar silsilesidir tecrübe.

Yolculuğumuzda ilerlerken, hayatımızın kaptanı biziz. İnancımız, irademiz, prensiplerimiz ne kadar sağlam ve güçlü olursa önümüze çıkan engebeleri aşmak bir o kadar kolay olacaktır.

İnancımız motorumuzdur, irademiz yakıtımızdır, prensiplerimiz hayat yolculuğumuzdaki kurallarımızdır, sabrımız hatalarımıza frenimizdir hedeflerimiz ise ilerlemek için bastığımız gazımızdır öfke kontrolümüz el frenimizdir. Sürekli dikiz aynasından arkaya bakmak kazaya davetiye çıkartır. Kontrol ve tedbir olarak tecrübelerimize bakarak ilerlemek, dikkatli akıllı ve kurallı olmak bizleri birçok hata ve kazadan korurken kaçınılmaz olan kader döngüsü içerisindeki başımıza gelenleri ise az hasar veya yarayla atlatmamızı sağlar.

Herkesin hayat içerisindeki tecrübesi birbirinden farklıdır tıpkı parmak izlerimiz gibi.

Tecrübelerimizi başkalarına aktarmak hikayeden öteye geçemez. Çünkü; herkes kendi tecrübesini yaşayarak edinir.

Ruhumuza işleyen tecrübe kodlarımız, aklımıza, kalbimize, vicdanımıza, reflekslerimize, nefes ritmimize kadar işler. Herkesin tecrübe dokusu, kokusu birbirine benzediği zannedilse de gökyüzündeki yıldızlar gibi kozmik hava içerisindeki kümeler gibidir.

Olumsuz tecrübelerimizin kronik fobi olmasına izin vermeden altını çizerek notlarımızı alıp, sindirip dünde bırakmak bizleri yarınlarımızda melankolik olmaktan korur.

Nefes aldığımız her gün içerisinde mutlaka deneyimlerimiz vardır. Günlük muhasebemizi yapıp “Z” raporumuzu aldığımızda reel sonucu görürüz.

Hatalarımızdan ders çıkardıktan sonraki yaşanılacaklar için ise deyim yerindeyse

“yoğurdu üfleyerek yeriz”

Olumlu deneyimlerimiz ise adımlarımızı daha sağlam atmamızı sağlar. Hiç kimse mükemmel değildir. Sevabı-günahı, artısı-eksisi, doğrusu-yanlışı ile melek değil; insanız. Yaratılış itibariyle bu kavramlara meyilliyiz. Cennette değil imtihan dünyasındayız. Günah ve hatalarımızdan ders alıp tövbe etmek, geçmişe silgi, geleceğe kalem olurken bizleri kurtuluşa götürür. Aksi halde kibirli tecrübe hata ve günahlarla yaftalıysa sonumuz hezeyan ve helak olur.

Herkesin artı ve eksileri vardır. Değerlendirme yaparken kaç artı kaç eksiyi, kaç yanlış kaç doğruyu götürüyor? Bunun üzerinden değerlendirme yaparsak kazanım ve kayıp raporunu oluşturmuş oluruz.

Çaylak olduğumuz dünyada hayatımızın rotasını bulmak için tecrübelerimizi pusula olarak kullanmak, kalan ömrümüzde hedefimize ve zirveye varmamızda hazinelerle dolu haritamız olur.

Hayat denen yolculukta kaptanı olduğumuz geminin rotasını tecrübelerimizle tutarken, güvertemizi inancımızla temizlerken, iradesizlikle alabora olmadan derya deniz berrak yolculuklarımız olsun vesselam…

SELAM VE SAYGILAR.

YORUM EKLE