Yıldırım'dan Açıklama

Saadet Partisi Sakarya İl Başkanı Eyüp Yıldırım 1 Mayıs ve gündeme dair açıklamalar yaptı. Yıldırım ın açıklaması şöyle;

Yıldırım'dan Açıklama
banner3

1 Mayıs alın terinin, işçi haklarının, sosyal güvenlik sisteminin konuşulması gereken bir günken, ‘Taksim'e gireriz’, ‘Giremezsiniz’ restleşmeleriyle kamplaşma ve huzursuzluk nedeni haline getirilmiştir. Başta iktidar ve sermaye patronları olmak üzere işçiyi, taşeron köleliğini, asgari ücret sefaletini konuşmaya yüzü olmayanlar, bilinçli olarak Taksim tartışmasını körükleyerek gündem saptırıyorlar
En başta emeklerinin karşılıklarını alamamaktadırlar. Sosyal Güvenlik sistemindeki yanlışlıklar işçilerin üzerine yüklenmeye çalışılmaktadır. Mezarda emekliliğe zorlanmaktadır. Yüz binlerce gencimiz taşeron köleliğe mahkum edilerek, karın tokluğuna çalıştırılmaktadır.  Arzu ederdik ki1 Mayıs da bu sorunları konuşalım. Bunlara çözüm bulmanın yollarını arayalım. Ancak gerek siyasi mülahazalar, gerekse ideolojik yaklaşımlarla bir kez daha ülkemiz gerçek gündeminden uzak tutulmuştur.  İşçinin değil Taksim’in konuşulduğu bir suni gündem oluşturulmuştur 12 saatlik mesai adeta bir gelenek haline gelmiş…
Taşeron işçi sayısı 10 yılda 4 kattan fazla arttı
Toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçi sayısı 1988 de 1,6 milyon iken 2010 da 750-800 bin oldu
2014 ilk üç ayında 276 işçi iş kazasında öldü
1 milyona yakın çocuk işçi ççalışıyor.bunların yarıdan fazlası ağır işlerde 
İşçinin asıl bayramı, emeğinin karşılığını aldığı, insanca çalışma koşullarının sağlandığı, örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kalktığı gün olacaktır..

Çocuk cinayetleri:
Kars’ta 9 yaşındaki Mert Aydın, Sakarya’da 7 yaşındaki Ömer Den, Kırklareli’de 10 yaşındaki İbrahim Aktaş, Aydın’da 4 yaşındaki Caner Cerit ve son olarak Adana’da vahşice öldürülen altıbuçuk yaşındaki Gizem! Önce tertemiz minik  yavrularımızı istismar ediyor, ardından pişmanlık duyup açığa çıkmamak için o yavruyu canice katlediyor. Sonra medeni Türk ceza yasasıyla müebbet. En fazla 20 yıl yatıp çıkıyor. Sonra tekrar cinayet
Kısas, Öldürülenin Hakkıdır
Daha önce var olan idam yasasının siyasi bir nedenle  kaldırıldı, idamın kaldırılması ile ülkemizde suç oranlarında yaşanan hızlı artış oluştu. “Bugün Batı ülkelerinde idam var. ABD’de, Avrupa’da belirli suçlar için idam var.İdam işin temelinde bir zorunluluk. Çünküölen bir insanın hakkı, öldüren adamdan hakkını almasıdır.Bu hakkı, maktulünyakınları ancak bağışlayabilir veya infazı isteyebilir. Bu hak, maktulün varisleriyle ilgili bir konudur. Daha önce siyasi bir gerekçe ile kaldırılan idamın tekrar gelmesi bir zarurettir.  Türkiye’de sadece çocuk ölümlerini dikkate almamak lazım. Her hangi bir nedenden dolayı öldürülen insanlar için de bu idam kanununun uygulanması lazım. Ölen çocuk da olsa, büyük de olsa bir cana kıyılmıştır. Ölen neticede dünyaya veda etmiştir. Ama suçlu, bir süre yatıp çıkıyor, yaşıyor ve aynı suçu bir daha işliyor. Ceza caydırıcı olmalı. Özellikle bir insanın hayatına kasten öldürmüşse onun da kısas edilmesi gerekir. Ayrıca bu tür cinayet haberlerinin, televizyonlarda verilmesi, aslında cinayete teşvik manası da taşıyor. Adam cinayeti nasıl yapacağını televizyonda görüyor. Bu konuyu maalesef, RTÜK neden engellemiyor, bunu anlamış değilim. Bu manada da bir kanun, düzenleme ve uygulama gerekli.” Cinayetlerin temelden çözümü “Doğru, özüne uygun, maneviyatçı bir eğitim şarttır. Eğitim dışında, akil insanlarımızın eksikliği de önemli bir etken. Adam kötü niyetli ama şu akil adama danışayım diyor. O da, “Yapma evladım” diye uyarıyor. Akil insanlarımızın yerini televizyon aldı. Böylece insanlar bir boşluğa düştüler.”
AB uyum yasaları bizden uzak;
Biz Avrupalı değiliz, İngiliz değiliz, Alman değiliz, Fransız değiliz. Onların kanunları kendilerine, bizim kanunlarımız ise bize. Biz aile yapısı olarak ataerkil bir yönümüz var. Din olarak İslam’ı seçmişiz ve İslam’ın değerlerini bu toplumun köklerinden alıp yok etmek mümkün değil. Geleneksel aile yapımızdaki İslam etkilerini yok etmeye çalışırsanız, taşları yerinden oynatırsanız, hiç istemediğimiz aile faciaları, çocuk katliamları ortaya çıkar. Biz, İstiklal Mücadelesi vererek bu değerleri sahip olmuşuz
Milli Görüş hareketinin temel düsturlarından birini, “Önce Ahlak ve Maneviyat” ilkesinin oluşturuyor , ahlaki ve manevi değerlerden uzaklaşan bir toplumun sağlıklı ve huzurlu bir gelecek inşa edemeyecektir.Son günlerde, toplumu sarsan çocuk istismarı ve akıl almaz çocuk cinayetlerinin temelinde ahlaki ve manevi tahribat verdır. reyting uğruna ahlaksızlığı, gayrimeşru ilişkiyi, cinayeti teşvik eden dizilerin bu travmada payı bulunmaktadır.

Bu travmadan tek çıkış yolunun kendi dini ve manevi değerlerimize dönmektir

“Çünkü bizler, “Bir masumu öldüren bütün insanlığı öldürmüş” gibidir diyen bir inancın mensuplarıyız. Bırakın insanı, masum bir çocuğu, ağacın, çiçeğin, karıncanın hakkını arayan ve koruyan bir dinin mensuplarıyız. Bu yüzden insanlık İslam’ın evrensel prensiplerine uyduğu ölçüde huzur buldu. Ondan uzaklaştıkça, şiddete, buhrana kaosa sürüklendi. Bugün, İslam’ın ilahi prensiplerine her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğu açıktır. Mübarek üç ayların müjdecisi olan Regaip kandilinde yaptığımız ibadet ve dualar özümüze dönüşün bir vesilesi olur.  Bizi biz yapan değerlerimizi hatırlamamıza ve güçlendirmemize yardımcı olur. Öfkemizi, sevgiye, düşmanlıklarımızı kardeşliğe dönüştürür.  


Kongre

“Saadet Partimizin, 4 mayıs 2014 Pazar günü gerçekleştirilecek  5. Olağan kongresi ile ilgili çalışmalar partimizin yetkili kurullarınca titizlikle yürütülmüştür.

Bu çerçevede, ilk olarak Yüksek İstişare Kurulumuz,  23 Nisan 2014 Çarşamba ve 25 Nisan 2014 Cuma günü olmak üzere iki ayrı toplantı gerçekleştirmiştir.

Hemen ardından, teşkilatlarımızın görüş, öneri ve değerlendirmelerini almak üzere , 26 Nisan 2014 Cumartesi günü,  Ankara’da “İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısı” yapılmıştır.

27 Nisan 2014 Pazar günü ise Genel İdare Kurulu üyeleri, Yüksek Disiplin kurulu üyeleri  ve il sorumluları ile bir araya gelinmiştir.

Milli Görüş hareketinin temel esasları ve prensipleri gözetilerek, büyük bir hassasiyetle yürütülen  tüm bu istişareler neticesinde,  Yüksek İstişare Kurulu’muz;

- Saadet Partisi 5. Olağan Kongresi’ne mevcut Genel Başkan Prof. Dr. Mustafa Kamalak başkanlığında ve tek liste olarak gidilmesini,

-Bu süreçte, mensuplarımızın birlik, beraberlik ve kardeşlik bağlarımıza zarar verecek her türlü söz ve davranıştan uzak durmasını  tavsiye kararı olarak almıştır.

Güncelleme Tarihi: 02 Mayıs 2014, 16:07
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER