SESLİ DÜŞÜNMEKTEN VAZGEÇMEYİN

Sizi endişelendiren bir şeyi gözden geçiriyorsanız veya ilginç bir olay yaşamışsanız konunun üstünden geçersiniz. Aniden zihniniz dış düşüncelerle dolar. Ailenizden, partnerinizden, arkadaşlarınızdan…

Herkesin söyleyeceği bir şeyleri vardır ve yargılama hakkınızı kaybettiğinizi hissedersiniz. Genellikle kendinize “Ne düşünüyorum?” diye sorarsınız. Böyle zamanlarda kendileriyle konuşan insanlar kendi içlerinde mükemmel çözümü bulurlar.

Sesli düşünün ama bağıran olmayın!

Bazen ne düşündüğünüzü kendinize anlatmanız gerekir. Aynı zamanda kendinize hangi fikirlerin sizi etkilemesi gerektiğini söylemelisiniz. Sesli düşünmek, ne istediğinizi bilmeni sağlar.

Ayrıca, daha iyi iletişim kurmanın yolunu bulmanıza da yardımcı olur.

Diğer yandan, kendinizi savunmak için gerekli güvenliği sağlar.

Başkaları ile görüşürken ve planınızı yaparken size kararlılık verir.

Bunun yanı sıra, sesli düşünmek hayal gücünüzü de canlandırır.

En iyi düşünen insanlar eserlerinin iç ve dış diyalogdan doğduğunu kabul eder.

Bu konuşma yüksek sesle gerçekleştiğinde etkisi katlanarak artar. Bunun sebebi sözlere dökülmesidir.

İşte tam da bu kadar güzelken Sesli düşünmek,

Neden sesli düşünemiyoruz?

Düşünmede problem yok ancak ses çıkmıyor.

Baskıdan dolayı konuşamaz insan ,

ya da cesaretsizliğinden…

Sesli düşünen insan delilikle suçlanır,

bağırdığını düşünürler, sinirli olduğunu düşünürler,

sakinleşsin ona yanlış yaptığını söyleriz diyen sessiz düşüncelerin mahkumudur aslında.

Karnından konuşan insanları bilir misiniz?

Asıl korkmamız gerekenler bunlardır yani sessiz düşünenlerdir.

Aslında bunlar o kadar belirsizler ve düşüncelerinin nereye varacağını kestiremediğimiz için inadına tehlikelilerdir.

Bunlara saman altından su yürütenler de diyebiliriz.

Dost gibi görünüp kuyu kazanlardandır.

İnsanlar günlük yaşamda farklı şeyler istediklerinden, kafamızda sesli düşünen iyi ve olumlu gelirken, normal yaşantımızda sessiz düşünen insanları tercih ettiğimizden maalesef önemli yerlere bu insanlar gelir.

Bunlar milletvekili, bakan, amir, bürokrat yani hep önemli mevkilere genellikle bu insanlar gelir.

Sesli düşünenleri takdir eder, yalnız onlardan kaçarız.

Doğrularıyla bize engel olur diye.

Sanki onları bizim hep açığımızı arayan kişiler olarak değerlendiririz.

Niçin?

Her şeyi yerinde ve doğru dürüst söylediği için.

Bakın ‘her doğru her yerde söylenmez’ tezini de öldürmüş olduk.

İçinden düşünen her daim pusudadır. Senin açığını, eksiklerinin notlarını alıp tespitlerini yapıyor.

Bunlar çok tehlikeli oldukları için temkinli ve zemin yoklaması yaparak yürürler.

Ayaklarının ucuna basar, konuşurken seslerinin tonlarını ayarlarlar.

Yüzüne hep gülerek yılışarak bakarlar ve sırıtırlar.

Karşılıklı konuşmalarda; hep olur efendim, siz çok doğru düşünüyorsunuz, Allah sizi başımızdan eksik etmesin derler.

Siz, biz onları hep iyi bir dost zannederiz.

Ama yanıldığımızı sonra çok büyük hainlikleri ile anlarız.

Eee! Olan oldu geçmiş olsun.

O yüzden sessiz düşünen olmayın. Sesiniz çıksın düşünceleriniz haykırsın…

Sesli düşünün yaranızın acısı hafiflesin.

Bağırmadan sesli düşünün ki doğru olduğunuzu bilsinler.

‘Bak o da biliyor doğruyu ama sesi çıkmıyor/çıkarmıyor’ diye diye doğrular yanlış biliniyor.

Dinleyin doğruyu bulun anlatın korkmayın ama dedikodu yapmayın.

Son arzunuzda bile sesli düşünen olun.

Rabbim hepimizi dost gibi görünüp düşmanlık yapanlardan korusun.

Her yüzümüze güleni dost olarak görmeyeceğimiz gibi her doğruları yerli yerince konuşanları da düşman olarak görmemeliyiz.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yorgun
Yorgun - 3 ay Önce

Çok güzel yazmışsın.Tebrik ederim.Lakin sesli düşünenlerinde sesi kesiliyo.Acaba neden.???????

bozkan
bozkan - 3 ay Önce

Kaleminize sağlık Serhat bey. Dedikleriniz kesinlikle doğru fakat Malesef bazen sessiz düşünüyoruz. Saygılar...

ahmet
ahmet - 3 ay Önce

Sesli düşünenlerin deli olarak nitelendirildiği bir toplumdan aksini geçerli temelleriyle dillendiren bir sağduyulu tespit.

Melis
Melis - 3 ay Önce

Hislerimize tercüman olmuş gibisiniz... Tebrikler!