SEN BENİ TANIYOR MUSUN?

“Sen beni tanıyor musun, Sen benim kim olduğumu biliyor musun” sorularını soranların varlığı sadece insanın midesini bulandırmıyor aynı zamanda midesine kramp da girmesine neden oluyor.

İkili ilişkilerde en çok duyduğumuz cümleler; 

“Sen benim kim olduğumu biliyor musun?”

yahut

“Sen beni tanıyor musun?” 

Sokak kavgalarında, en ufak bir olayda efelenenin kurduğu ama kurumlarda STK larda ve özellikle bürokrasi dünyasında kullanılmaması gereken bir cümle…

Neden? 

Biz buna “ben” li yaklaşımlar diyoruz ve hep eleştiriyoruz. Kendini bilmeyen, makamdan güç aldığını zanneden, bir üstüne güvenen, görevinin yıllar süreceğini zanneden, büyümemiş, olgunlaşmamış  v.b. kişilerden bahsediyoruz.

Oysa makamın kişiden güç alması lazım öyle değil mi?

Buralarda ki  görevler kişiye belli sürelerle veriliyor, görevler bitince arkadaşlarının arasına katılman gerek. Onun içinde görevdeyken geri dönmek için yüzün olması gerek!..

Cenap Şehabettin ne güzel demiş; "Çıktığın kapıyı hızla çarpmayacaksın, geri dönmek isteyebilirsin..."

Peki özel kurumlarda neden böyle değil? Özelde; “başarı” hep üst görevle “taltif” ediliyor da devlet kurumlarında liyakat kimi zaman bir kenara atılıyor. 

Sonra da alay eder gibi başarı bekleniyor. Neden hep; cambazlar kapıları aşındıranlar etik olmayanlar liyakatsızlar kazanıyor?

Bu bahsettiğimiz şey birilerini iğnelemek değil, birilerine zarar vermek değil, çeşit bir tür olan bunlar en nihayetinde Cumhuriyetimizin kurulduğundan bu yana var. 

Bir toplumda, sevgi ve saygı ile beslenmiş bir tanımanın, tanınmanın, birlikteliğin olabilmesi için de toplum bireylerinin birbirlerini; din, mezhep, ırk, cinsiyet, tarikat, siyaset, hemşehrilik gibi ayrıştırıcı ortaklık aidiyetlerini bir tarafa bırakıp, iyi insan, iyi vatandaş ya da sadece insan temelinde sevmeyi, saygı göstermeyi, değer vermeyi bilmeleri, öğrenmeleri, kendilerine öğretilmesi gerek.

İnsanların birbirini tanıması ya da tanınması karşılıklı sevgiye-saygıya dayanmazsa,“Tanısanya da tanınmasan ne yazar!” 

Kim olduğun değil, ne olduğun önemli mi?

Kim olursan ol ama önce insan ol…

Kendini fazla abartma. Müddessir Sûresi 1-5

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kartal
Kartal - 1 ay Önce

Kamu da liyakat aranmıyor bu yüzden de işler her zaman yavaş ilerliyor azıcık parti çalışmalarında bulunup bir yerlere gelenler oluyor maaşa gelince çok çalışan az alıyor az çalışan çok alıyor neden çünkü o birilerinin adamı Alın teri kurumadan hakkını vermek bir yana normal hakkını da alamıyor ki Esas hak ahirette olacak ama sorulara cevap vermek çok çetin olacak hak ve adalet Dünyada birilerinde gibi gözükse de İlahi adalet yerini bulacak Kullardan medet umma onlar aracı
Rabbinden iste her zaman ol duacı
Bu Dünya senin benim için gelip geçici
Rabbimiz bize yeter Dünyada hepimiz kiracı

Kenan Akman
Kenan Akman - 1 ay Önce

Öncelikle bu gibi konulara değinmeniz çok mükemmel inşaAllah birileri dersi mütalaa ederler...