banner28

ŞEHRİN EVLATLARI

Kocaeli vilayetine bağlı bir kaza konumunda olan Adapazarı, 22 Haziran 1954 tarihinde 6419 sayılı kanunla il olmuş ve Sakarya adını topraklarına can veren Sakarya Nehri’nden almıştır.

14. yüzyılın ilk yarısında, bugün kentin bir mahallesi olan ‘Tığcılar’ Karyesi adıyla kurulan Adapazarı; Menderes Hükümeti’nin 14 Haziran 1954 tarihli kararı ile Kocaeli’den ayrılarak, 1 Aralık 1954 tarihinde bağımsız İl oldu. İlin İlk valisi M. Nazım Üner olan Sakarya, 6 Mart 2000 tarihinde ‘Büyükşehir’ ilan edildi.

Kimler geldi kimler geçti bu şehirden…

Bir zamanlar aidiyetlerimiz vardı bizim.

Bizdeki aidiyet sosyal medya hesaplarınızdaki toplu fotoğrafların içindeki samimiyetsiz gülüşlerinizde değildi.

Bu kentin evlatları vardı!

Evet ya bu kentin evlatlarını gören veya duyan var mı?

Uzun zamandır göremiyoruz da…

Bu kentin evlatları;

Vatanını, milletini, bayrağını öyle sever ki, o sevgiyi anlamanızın imkanı yoktur.

Şehrin evladı deyince orada bir durun bakalım!

Onlar; Ovanın yeşiline, suyun mavisine,

Hem de öyle böyle değil!

En koyusundan,

En sırılsıklamından aşıktır.

Bu şehrin evladı, sevdiğini adam gibi sever, canını al şehrine dokunma!

Dava şuurunu en iyi bilen illerden bir tanesidir Sakarya.

Öyle ki başka şehrin toplamaları olan büyüklerine hiçbir zaman saygısızlık yapmamıştır.

Aksine hep ezilmişlerdir.

Gerek sporda, gerek siyasette, gerek Ankara’da, gerek Almanya’da…

Bu şehrin evlatlarına sahip çıkacak bir tane delikanlı adam yok mu yahu?

Var tabi ki bir elin parmaklarını geçmez!

Artık bu şehrin evlatlarına sahip çıkın lütfen!

Bu şehir tarihtir, bu şehir kültürdür, bu şehir kutsaldır, bu şehir acıdır, ağırdır taşımak yürek ister.

Günü kurtarma çabalarınızı bir kenara bırakın, işin ehli, zeki ve ayak oyununu bilmeyen şehrin öz evlatlarına sahip çıkın!

Eski dünyada 14. ve 18. yüzyılları arasında kölelik diye bir şey vardı. Oradaki köleler, bugünkü teknolojiyle yapılan tüm işlerin hepsini insan gücüyle yapıyorlardı, açlığın survivorsız hali, zulmün kralını görüyorlardı.

Köleliğin başlamasının sebebi ülkelerin egosu, gücü veya kapitalist bir durum değil sadece. Köleliğe iten sebeplerden bir tanesi de o ırkın büyüklerinin evlatlarına sahip çıkmamasından kaynaklanıyordu.

Zulüm sadece açlıkla sınama değil, hayvan muamelesi göstermek değil.

Yapılan tüm zulümlerin altında psikolojik sebepler vardır.

Şehrine sahip çıkan, mücadele eden, işin ehli olan öyle evlatlar var ki bu şehirde.

Ama görmüyorsunuz, görmek istemiyorsunuz.

Sizin tekelinizi bozacak kaygılarınızdan dolayı güçsüz insanlarda 1 gram huzur bırakmıyorsunuz.

Başka şehirlerden ve makamlardan halkın içine döndüğünüzde komşum, kardeşim, dayımınoğlu, hafız bana niye bakmıyor niye selam vermiyor demeyin sakın!

Birlik, beraberlikleri fotoğraf karesinde değil, reelde görmek istiyor bu şehrin evlatları…

Evladına sahip çıkmazsan gün gelir o evlat atasını tanımaz!

Haklılar mı hem de sonuna kadar…

Kalın Sağlıcakla…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Semih Yılmazer
Semih Yılmazer - 2 gün Önce

Abi agzına sağlık. Şehrin evlatları şehre küstü. Kastamonulu rizeli maraşlı bilmem nereli keyifler gıcır mücadele eden tayfa olduğu yerde yırtınmaya devam.