banner28

KOD ADI: TEOG

Kod adı; TEOG…

Asıl adı; Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sistemi…

Amacı; Ülkede, kendisinden önce uygulanan LGS (liselere giriş sınavı), OKS (ortaöğretim kurumları sınavı), üç aşamalı SBS (seviye belirleme sınavı) ve tekli SBS (seviye belirleme sınavı) olmak üzere; öğrencilerle velilerin sınava yönelik kaygısını azaltmak, dershanelere olan ihtiyacı ortadan kaldırmak, aile bütçelerine eklenen yükü ortadan kaldırmak, öğretmenlerin ve okulların paydaşlarındaki önemi ile saygınlığını artırmak adına başarısız olan tüm bu sınav ve geçiş sistemlerini ortadan kaldırmak…

Yukarıda yapmaya çalıştığımız ironi, maalesef ülkemiz eğitim sisteminin belki de en önemli geçiş dönemine ait olan, çocuklarımızın geleceklerini şekillendirecek hani deyim yerindeyse “köprüden önceki son çıkış” olarak tanımlayabileceğimiz Temel Eğitimin bitişini, ortaöğretimin ise başlangıcını belirleyecek olan sistemi ifade ediyor…

Yani, eğitim sisteminin bel kemiği…

Peki, Eğitim sistemi içinde bu kadar önemli, bu kadar değerli ise… Bu kadar çabukluk, acelecilik ve telaş niye? Büyük umutlarla oluşturulan TEOG’ un kendisinden önceki sistemlerin zaaflarına, eksikliklerine, karşı olumlu yanları, öğrenci-öğretmen-okul üçgeninde ilişkilerin güçlenmesini sağlamada hiç mi faydası olmadı?

Tabi ki oldu…

Açık olmak gerekirse, TEOG sınav sistemi açısından baktığımızda hem öğrencilerle velilerin sınav kaygılarını asgariye indirmesi hem okul müfredatına dayalı bir sınav şeklinin başarıyla entegrasyonunun yapılmış olması hem de dershanelere olan ihtiyacı ortadan kaldırmasıyla aile bütçelerine sağladığı katkı yönüyle daha önceki sistemlere karşı birçok başarısı var…

Başarısız olduğu yönleri yok mu?

Bu soruya da cevap olarak aynı yanıtı vereceğiz…

Tabi ki var…

Örneğin, TEOG’ un en başarısız olduğu kısmı “yerleştirme”…

TEOG ile birlikte bütün liselerin merkezi sınavla öğrenci aldığını düşünürsek - ki bu durum veliler de ve öğrenciler de yoğun sınav kaygısı oluşturmakta – öğrenciler, daha iyi bir liseye gidebilmenin, gidemezse de yerleştirildiği okuldan memnun değilse nakil olabilmenin kaygısı ile stresini yaşamaya başlıyor…

Elimizde ki veriler TEOG’ un yerleştirmedeki başarısızlığını net olarak ortaya koymaktadır. Mesela, 2015 yılında sınava giren 1,1 milyon öğrenciden yaklaşık 450 bini nakil istiyorsa ve yine yaklaşık olarak 100 bini aşkın öğrenci tercihlerine yerleşemediğinden sistem tarafından “açık liseye” kaydırıyorsa burada bir sıkıntının varlığı inkâr edilemez…

Serdivan’ın uzak bir mahallesinde oturan bir öğrencinin TEOG’ tan aldığı puanın sonucunda Serdivan’da ki mevcut liseye değil de, Erenler’ de ki aynı türdeki bir başka liseye yerleşmesiyle okul ile oturduğu mahalleye üç araçla ulaşmak zorunda oluşu hem öğrenciyi hem de aileyi zor durumda bırakan en önemli etkenlerden birisi…

Yine, bütün okulların puan sıralamasına girmesi; gerek okul mahalle ilişkisini zayıflatmasına – hatta ortadan kaldırması – gerek öğrencileri kendi mahallesinden koparmasına ve veli ile mahalle okulu arasında ki oto kontrol mekanizmasının yok olmasına, mahalle ile okulun birbirine yabancılaşmasına yol açmaktadır…

Sonuç olarak…

Aslında bütün sistemler insanlar tarafından oluşturulan, mutlaka içerisinde öngörülemeyen, hata payı olan yapılardır… Bütün sistemler yüzde yüz başarı getirmeyeceği gibi yüzde yüz de başarısız da değildir… Eğitimi yaz-boz tahtasına çevirmek yerine mevcut sistemin aksayan ve yanlış yönlerinin düzeltilmeye çalışılması, revize edilmesi daha isabetli olmaz mı?

 

 

 

 

 

YORUM EKLE