KİM SUÇLU

Kıymetli okurlarım

Hepinizin malumu olduğu gibi kısa süre önce ülkemiz yerel seçimlerini yaptı. Hatta İstanbul seçimleri tekrar edildi.

Neden tekrar edildi ya da bu kadar ilin ve ilçenin kaybedilmesinde bir takım hileler oldu mu üzerinde durmayacağım.

İllaki muhatapları tarafından bir değerlendirmesi yapılacaktır diye düşünüyorum, şüphem de olsa…

Nasıl bu hale geldik?!..

Benim asıl beynimi yoran, zorlandığım ve çok üzüldüğüm yanı burası, gelinen noktanın…

Evet NASIL?

Bir iktidar partisi yıpranmaz mı? Hatalar yapılmaz mı? İhanetler olmaz mı? Ekonomik kriz olmaz mı?

Tabi ki…

Bunların cevabı evet…

Sizce başarısızlığın sebebi bunlar mı?

Örnek olması hasebiyle şunu ifade etmek isterim şüphesiz ekonomik krizin etkileri olmuştur. Ancak bakıldığında Cumhur ittifakının genel oyu yüzde elli bir den fazla yani bütün krizlere rağmen Türkiye seçmenin yarısından fazlası destek vermiş…

Bir takım hilelerin yapıldığı hepimizin gözleri önüne getirildi.

Peki bunların önlemini alması gereken İl ve ilçe teşkilatları neredeler? Neden zamanında gereken tedbirleri almamışlar?

Aklımda deli sorular…

Bunlar geride kaldı, Ak Parti artık önüne bakmalı ve nerde hata yaptıklarını tespit etmelidir. Geçmiş seçimlerin hepsinde “milletimizin mesajını aldık” diyen Başkanımız, Liderimiz, Reisimiz Recep Tayyip Erdoğan, her seferinde bu mesajı asla doğru yorumlamayan parti teşkilatları, bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar, vb… yüzünden gerekli doğru icraatları halk ile buluşturamadı.

Bu güruh, seçim sonuçlarını asla okumadı zaten böyle kaygıları da olmadı. Bindiler Reisin sırtına ver elini yeni makam ve koltuklar. Okumuş olsalardı bu sonuç olur muydu? 2002 yılında iktidara gelerek milletin ve ümmetin umudu olmuş, Türkiye’ye çağ atlatmış, muhteşem işlere imza atmış bir hükümet son yerel seçimlerde bu sonuçları alır mıydı?

Seçim sürecinde dikkatimi çeken birkaç şey oldu…

Öncelikle vatandaş adayların bir bölümünü beğenmedi( buna rağmen Reis için sandığa gitti ve oyunu attı), çok küskün vardı(bazısı sandığa gitmedi bazısı boş oy ya da geçersiz oy attı sandığa), en önemlisi Ak Partili yöneticiler inandırıcılıklarını kaybetmişlerdi ne yazık ki!...

Çünkü milletin Ak Parti söylediğini yapar imajını yıkan bazı gelişmeler oldu. Söz verilip de yapılamayan işler bu noktaya getirdi vatandaşı…

Bu belki de en basitiydi çünkü Ak Partinin Recep Tayyip Erdoğan gibi milletin gönlünde taht kurmuş karizmatik bir lideri var.

Öyleyse düzelmesi zor olan şeyler neler?

Hırsı sebebiyle her türlü yola baş vurabilecek kişilerin görevlere getirilmesi, adının başında ADALET olan bir partide liyakate bakılmaksızın sadece birilerinin yakını olduğu için önemli yerlere atanması, il ve ilçe yöneticilerinin kibirlerinden dolayı tabana yabancılaşması, bitmeyen iç çekişmeler, her fırsatta hükümetin arkasında dimdik duran “kapatma davası, 17-25 aralık yargı darbesi, 15 Temmuz hain darbe girişimi” gibi süreçlerde hiç çekinmeden sokağa inen STK larla kavga durumuna varan bozuk ilişkiler, belediye başkanları ve milletvekillerinin hırsı, enaniyeti, sadece seçim süreçlerinde vatandaşla bir araya gelmeleri gibi bir çok etken sayılabilir.

Ama daha önemlisi BÜROKRATLAR…

Bir rivayete göre Milli Eğitim Bakanlığına bağlı lojmanların oy kullandığı sandıkta CHP açık ara farkla çıkmış.

Bu nasıl oluyor aklım almıyor?

Lojmanlarda kalan bürokratlar kim tarafından atanmış?

Anlamak gerçekten güç eğer durum böyleyse…

Seçilen bürokratlar sadece birinin akrabası, yakını, öğretmeni, kardeşi, yeğeni, vb sebeplerle bir yerlere atanıyorlar. Bunların içinde işlerini iyi yapan insanlar yok mu? Elbette var. Ama çoğunluğun yaptığı hatalar Ak Partiye mal ediliyor ve ne yazık ki bedelini bu ülke çekiyor.

Koltuğunu korumak için her türlü ayak oyununu çevirenler , beceriksizliğinden vatandaşı mağdur edenler, kibrinden milleti hor görenler, bey tül mala zarar verenler, hükümetimizin belirlediği politikaları bilinçli ya da basiretsizliğinden, korkaklığında dolayı uygulayamayanlar, vb…

Öyle ki Başkan Recep Tayyip Erdoğan bizlere 2023, 2051, 2071 gibi hedefler koydu ve hedeflere ulaşmak için çok çalışmamız gerektiğini söyledi. Ama ne yazık ki onlarca geçmiş örneği olduğu gibi, Ak parti yöneticileri altmış iki yaşına gelmiş ve hiçbir meziyeti olmayan birini bu hedefleri yakalamak! İçin bürokrat olmasını sağlamaları herkes tarafından şaşkınlık içinde izlenmekte ve eleştirilmekte….

Özellikle eğitim tüm vatandaşlarımızı etkileyen ve hepimizin dikkatle izlediği bir alan. Herkes çocuğunun en iyi şartlarda eğitim almasını ister ve bunun için çabalar. Dolayısıyla burada yapılacak haksızlıklar ile hataların hem takipçisi vardır, hem de bu hataların telafisi yoktur.

Burada yapılan hataları sıralayacak değilim.

Şunu söylemeden geçemeyeceğim maarifte yapılan hatalar Ak Partiye çok zarar vermiştir.

Ez cümle;

Yukarıdaki hataları yapanlar ve yapılmasına sebep olanların suçu bu sonuç!..

İnşallah GÖRÜRLER hatalarını…

YORUM EKLE