KAMU VİCDANININ SESİ: MEMUR SEN II

Bir önceki yazımızda Memur Sen’in toplu sözleşme sürecine ilişkin yaptığı hazırlıklar ile gerek sosyal hayata ilişkin gerekse mali haklara ilişkin toplu sözleşme masasına sunduğu tekliflerin öneminden bahsetmiştik…

Dün yani 14 Ağustos da ise, 4. dönem toplu sözleşme de kamu işvereni olan hükümet kamu çalışanlarına yönelik ilk teklifini yaptı…

Neydi o teklif…

2018’ de yüzde 3+3…

2019’ da yine yüzde 3+3…

Masada yetkili sendika olarak bulunan Memur Sen hemen “Bu Teklife Kapalıyız” dövizini ellerinde havaya kaldırarak tepkisini gösterdi…

Aslında meselenin özüne baktığımızda, Kamu İşvereni olarak hükümetin toplu sözleşme sürecine dersine çalışarak gelmediği her halinden belli olan bir tutum sergilediğine, kendilerine sunulan teklifleri incelemediklerine her hallerinde şahit olduk…

Hani neredeyse…

Koskoca Çalışma Bakanımız Sayın Jülide SARIEROĞLU’nun elindeki kâğıtlardan okuma yapmasını, daha önceki yıllardan kopyala-yapıştır metodu ile acemice hazırlanmış ve okuması için eline tutuşturulmuş metin olduğunu hissettik…

Hâlbuki…

Memur Sen masaya “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın” parolası ile oturmuş, sunduğu çeşitli çalışma hayatına ilişkin toplamda yedi yüz elli teklifi ile Yeni Türkiye’nin temelinin de bu anlayışa göre şekillendirilmesini ve masada bu toplu sözleşmenin yeni bir başlangıca vesile olması temennisini dile getirmişti…

Lâkin…

Görünen o ki…

Memur Sen’in bu ülke için taşıdığı idealler halen bürokraside ve siyasette karşılığını bulabilmiş değil…

Hâlbuki bu taleplerden çoğu, “Yeni Türkiye’nin” izlerini taşıyan taleplerdi…

Örneğin, Memur Sen’in sosyal taleplerinden olan, Hac vazifesini ifa etmek isteyen memurlara izin hakkı ile memurların helal gıda talebi en önemli taleplerdendi…

Yine memurumuzu enflasyona ezdirmedik söylemleriyle memur maaşlarını enflasyona göre dizayn etmenin değil,  kamu işvereni olan hükümetin “yaptığımız teklifle memur maaşları enflasyonu ezdi geçti” diyebileceği bir istek, böyle bir talepti…

Yoksa…

Kamu işvereni olan hükümetin teklifinin, kamu çalışanlarını temsil yetkisini üzerinde taşıyan Memur Sen’in masaya taşıdığı üç alternatifli seçenek karşısında, kötü 1 Nisan şakasından farkı yoktur…

Hükümetin memuruna 1 Nisan şakası yaptığını söylemiyoruz…

Bizim düşüncemiz tabi ki bu değil…

Ancak…

Hala eski Türkiye’yi yaşatmaya, ömrünü uzatmaya çalışan bir zihniyetin var olduğunu ve bu zihni yapının Cumhurbaşkanımızın her fırsatta dile getirdiği mental yorgunluğun bürokrasinin ve siyasetin iliklerine kadar işlediğine bir kez daha hep birlikte şahit olduğumuzu söylüyoruz…

Yok, eğer kamu işvereni olan hükümet tarihleri karıştırmış ve 14 Ağustosta kamu görevlilerinin temsilcisi Memur Sen’ e onları temsilen 1 Nisan şakası yapmışsa…

O zaman Sayın Cumhurbaşkanımızın yine her konuşmasında bahsettiği ve dikkat çektiği “artık seçim kazanmamız yetmiyor, yüzde elli artı bir oy almamız gerekiyor” ifadesinde ki ciddiyetle bağdaşmıyor…

Bu toplu görüşme hem 2018 hem de 2019 yıllarını kapsıyor…

Aynı zamanda 2019 da seçim var…

İnşallah…

Seçimden sonra “Eski Türkiye” yerine “Yeni Türkiye” ile yolumuza devam edeceğiz…

Kamu İşvereni olan hükümetin bundan sonraki teklifi de “Yeni Türkiye’ye” yakışan bir teklif olmalı, hükümet ise bu yoldaki en büyük destekçisi olacak kamu görevlisi memurlarla güzel bir başlangıçla 2019 da “Yeni Türkiye’yi” birlikte inşa etmeye başlamalıdır…

Aman dikkat!

Temel’e "Son bir isteğin var mı?" diye sorulmasına karşılık verdiği…

Ha bu da bana bi ders olsun!.." cevabı,

“Yeni Türkiye” idealimiz için, hepimiz için, maazallah gerçek olmasın…

YORUM EKLE