HERŞEYİMİZ DİJİTAL

Dijital dönüşüm hiç ummadığımız bir çabuklukla hayatımızın her alanını her an etkilemekte.

Dünyada dijital devrim diye bir esas var ve olmazsa olmazımız olma yolunda…

Geçenlerde bütün dünyadaki tüm dijital verileri bir raporda sunan “We are Social 2019” raporunu okudum. İşin içindeki arkadaşlarla istişarede bulundum. Hatta bazı konuları tartışmaya bile açtık.

İnternette bu rapor mevcut biraz bakın derim. Siz bu ortalamanın neresinde duruyorsunuz?

2018’den bugüne internet ve mobil kullanıcılar büyük bir artış göstermemiş. Artmış artmasına da nüfus da artmış yani!

Mevzuya Türkiye özelinden bakınca size birkaç rakam vereyim.

İnternet kullanım oranımız %72 olmuş, bu da dünya ortalamasına çok yakın. Mobil kullanım ise tahmin ettiğimden çok yüksek, % 93 gibi ciddi bir rakam var ortada. Geçen seneye oranla %20 de artmış. Akıllı telefon kullanan, elindeki telefonla internete giren insan sayısı çok yükselmiş.

Ne demek bu?

Bir iş yapıyorsanız ve mobilden sizin internet sitenize ulaşılamıyorsa, yazık ediyorsunuz çabalarınıza demek.

Aktif olarak sosyal medyayı kullananlar ise 52 milyon kişi olarak yer almış raporda. Ne yapıyorsan yap, sosyal medya ayağı olmalı diyor bu rakamlar bize. Peki hangi sosyal medya kullanılmalı, nasıl ulaşacağız bu insanlara?

Dünya genelinde Facebook ve Instagram belirgin artış göstermiş.

“Artık kimse Facebook kullanmıyor” tezini de öldürmüş oluyoruz.

Büyük ihtimalle siz de Facebook’u gözden çıkaranlardansınız, belli kitlelere ulaşmak için hala çok gözde bir yer olmayı devam ettirdiğini söyleyebilirim.

Instagram’ın tüm dünyada önlenemez yükselişi devam ediyor.

Twitter dünya genelinde ufak bir düşüş yaşıyor rapora göre.

Tamamen bizim ülkeye ait ve şahsi fikrim, “Twitter ülkemizde o kadar zor bir yer ki!”

Herhangi bir konu hakkında yazdığın en ufak bir-iki cümle yüzünden anında linç ediliyorsun. Saniyesinde yanlış anlaşılıyorsun. Hemen bir polemiğin içine çekiliyorsun. Anında ötekileştiriliyorsunuz. Öyle anlar yaşanıyor ki tek bir tweet yetmiyor flood şeklinde kampanyalar yapılıyor. Herkes çok biliyor durumunda.

Herkes çok gergin ve kavgacı, toleranssız, olumsuz.

Hangi ara bu durumlara geldik?

Enterasan büyümeler reklam yatırımını sonuna kadar hak eden Tiktok ve nezih-istikrarlı yükselişiyle Linkedln. Bu uygulamaları çok aktif kullanan arkadaşlarım var şaşırıyorum nasıl da hepsine bir anda yetişebiliyorlar. Ben her mecrayı çok ciddi takip içindeyim ancak takipçi peşinde koşmaya ruhum yetmiyor.

Raporda, Türkiye’deki kullanıcıların %84’ü interneti her gün kullanırken, %12’si en azından haftada bir kez kullanıyor çıkmış. Siz bunlardan hangisisiniz?

Haftada bir kez kullanan ya da hiç kullanmayanla karşılaşmadığım için bugüne kadar, etrafım %84’lük dilimle çevrili demek ki. Bunu da zaten benimle bir yerde otururken elli kere telefonuna bakan arkadaşlarımdan anlıyorum.

Türkiye’deki kullanıcıların %96’sı çevrimiçi videolar izliyormuş. Hiç şaşırdık mı? Hayır! Ortalık hem izleyen hem de beğendiği videoları birbirine izletenlerle dolu değil mi?

Özellikle Youtube bu konu da dev adımlarla ilerliyor.

Bir de televizyon ayağı var işin, internet kullanıcılarının yüzde 43’ünün TV içeriklerini internet üzerinden izlediğini görüyoruz raporda. Çok da haklılar. Dizi mi izliyorsun, dayak mı yiyorsun belli olmayan reklam süreleriyle uğraşan insanlar yok artık ortalıkta.

Canı istediğini, canı istediği zaman, canı istediği miktarda izleyen izleyiciler var.

Oturup üç-dört bölümü arka arkaya izleyen insanlar var her yerde. TV içeriklerini sizin verdiğiniz şekilde değil, kendi istediği şekilde izlemeyi tercih edenler artıyor.

Bir de televizyon asla bitmeyecek diyorlar. Görün bakalım daha neler olacak neler!

İşinizde, sosyal hayatınızda dijital platformdan faydalanın! Abuk sabuk fotoğraflarla, tasarım diye düşündüğünüz çalışmalarla sosyal medya da kendinizi güldürmeyin. Profesyonellerle çalışın.

Kalın sağlıcakla…

YORUM EKLE