ZİRVEDE TARİHİ MESAJLAR

İstanbul'da düzenlenen "Dörtlü Suriye Zirvesi" sona erdi. 2 saat 45 dakika süren zirve sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Almanya Başbakanı Merkel açıklamalarda bulundu.

ZİRVEDE TARİHİ MESAJLAR
banner3

Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen 'Suriye' konulu dörtlü zirve, Almanya, Fransa ve Rusya'nın katılımıyla gerçekleştirildi.

Zirvenin ardından Erdoğan, Putin, Merkel ve Macron ortak basın toplantısı düzenledi.

 

İHA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan

 

 

Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar:

"Suriye konusunda istişarelerde bulunmak üzere sayın Putin, sayın Merkel ve sayın Macron'a şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Bu süreçten özellikle ana önceliklerimiz sahada tam olarak ateşkesin sağlanması ile akan kanın bir an önce durdurulması hedefimiz var. Ayrıca bir siyasi çözüme ulaşılmasını, böylece ülkede istikrar için neler yapılabilir etraflıca ele alma fırsatı bulduk. Suriye ihtilafının küresel bir sorun haline dönüşmesinin sebebi, uluslararası toplumun meseleyi sahiplenmemesidir.

Sıkıntının yükünü komşu ülkeler çekti

Suriye'deki sıkıntının yükünü siviller ile komşu ülkeler çekmek zorunda kalmıştır. Artık bu kayıtsızlığa son verilmesi gerekiyor. İnisiyatif alınmadığı takdirde Suriye'deki trajedi daha da kötüye gidecektir.

"Astana süreci uluslararası topluma örnek oldu"

Astana'da yürütülen işbirliği uluslararası topluma örnek olmuştur. Bu olumlu işbirliğine ne kadar çok paydaş ülke katkı sağlayabilirse kalıcı çözüme de o denli hızlı ulaşabiliriz.

Suriye için askeri çözüm yolu yok

Suriye'nin toprak bütünlüğü ile siyasi birliğine bağlılığımızı ve ihtilafa askeri yöntemlerle çözüm bulamayacağını teyit ettik.

Anayasa komitesinin tamamlanması ele alındı

İdlib konusunda değerli dostum Putin'in gayretiyle sağladığımız muhtıraya riayet edildiğini teyit ettik. İdlib'de sağlanan sükünetin tekrar yeşerttiği umut ile siyasi süreçte adımlar atılması gerektiğini konuştuk. Anayasa komitesinin yıl sonu itibariyle tamamlanması çağrısında bulunduk"

 

AA
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin

 

Putin'i açıklamalarından öne çıkanlar:

"Türkiye'nin yönetimini ortak çalışmayı yürüttüğü için kutlamak istiyorum. Türkiye, Rusya, Almanya ve Fransa ileride de Suriye'deki durum için el ele çalışmaya devam edecektir. Bu konuda ortak bildiri kabul edilmiştir. Suriye adım adım barışa doğru ilerliyor. Bunun için elverişli şartlar sağlandı. Suriye'deki kalıcı çözüm sadece siyasi yollarla mümkün olabilir.

"Suriyeliler kendi kaderini tayin etmeli"

Suriyeliler kendi kaderlerini kendilerini tayin etmeliler. Öncelikle Cenevre'de anayasa komitesinin çalışmalarının başlaması gerekiyor. Soçi'de Ulusal Suriye Kongresi'nin aldığı kararlar da dikkate alınmalıdır. Bu komite toplumun tüm katmanları tarafından tanınmalıdır. Çoktandır ihtiyaç duyulan bu anayasal reform yapılmalıdır. Rusya, bu çalışmaya faal şekilde katılacak. Suriye'deki şiddet oranı ciddi şekilde azaldı. Ancak radikal unsurların temizlenmesi gerekiyor. Savaş tecrübesi edinen bu caniler ülkelerimizde taraftar devşirebilir.

"İdlib'de silahsızlanmış bölge geçici bir tedbir"

İdlib'de silahsızlanmış bölgenin oluşturulmasının geçici bir tedbir olarak düşünüyoruz. Türkiye'nin kısa süre içerisinde bu bölgeden muhaliflerin ve ağır silahların çekilmesi için çaba sarf edeceğini umuyoruz. Rusya, Suriye Arap hükümetinin terör tehdidini ortadan kaldırmasına kararlı bir şekilde destek olacaktır. Ülkedeki durumu iyileştirmek, ekonomiyi kalkındırmak için uluslararası toplumun çaba sarf etmesi lazım.

Doğu Guta'da insani yardım

Rusya, Fransa ile beraber Doğu Guta'ya insani yardım oluşturdu. İnsani yardım kavramını genişletmek için anlaşmaya vardık. Mültecilerle ilgili uluslararası bir konferans düzenlemek istiyoruz. Bu olmazsa ilerleme olmaz. Suriye'de 1.5 milyon mültecinin yerleştirilmesi için ortam sağlandı. Suriye hükümeti her türlü teminatı vermeye hazırdır."

 

 

Reuters
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron

 

Fransa lideri Macron'ın açıklamalarından öne çıkanlar:

"Bugünkü önceliğimiz tabi ki terörle mücadele. Bu mücadele alanda devam ettirilen bir mücadele. Ve hiçbir zaman bunun askeri ve siyasi bir numaralı öncelik olduğunu unutmamak gerekiyor. Terörist gruplara karşı mücadelemiz var. Bu gruplar çok vahim saldırılar gerçekleştirdi.

"Rejimin İdlib'e saldırıları kabul edilemez"

Terörle mücadeleyi sürdürürken aynı zamanda bugün yapılacak askeri harekatların insani yardım konusunda saygı göstermemiz gerektiğini unutmuyoruz. İdlib konusunda açık şekilde söyledik. Rejimin İdlib'e yapacağı askeri saldırı kesinlikle kabul edilemez olacaktır. Burada Türkiye'nin Avrupa'nın istikrarı söz konusu. Rusya ve Türkiye, harfiyen yerine getirilmesi gereken bir mutabakata vardılar. Biz bunu sonuç bildirgemizde de belirttik.

"İdlib'deki ateşkes son derece önemli"

Gerçekten İdlib'de kalıcı ateşkesin test edilmesi son derece önemli. Kalıcı ve sürdürülebilir bir ateşkes olmasına çok önem veriyoruz. Kimyasal silahların kullanılması kabul edilemez.Siyasi süreç konusu... Suriye'de aslında iki savaş süre geliyor. Hep birlikte teröristlere karşı sürdürdüğümüz bir savaş var. Bir de Suriye'deki rejimin kendi muhaliflerine yönelik sürdürdüğü bir çatışma. Ve bunun sonucu olarak milyonlarca sığınmacı.

"Suriyelilerin dönüşünü sağlayacak siyasi çözüm gerekli"

Bu süreç sürdürülebilir değil. Tüm Suriyelilerin ülkelerine dönüşü sağlayacak bir siyasi çözüm gerekiyor. Biliyoruz ki bugün rejim askeri olarak yeniden fetih mantığında davranıyor. Bu da Suriye'nin istikrarını sağlayacak bir adım değil. Henüz Anayasa Komitesi toplantısını yapmış değil. Sene sonuna kadar Anayasa Komitesi ile listenin onaylanmasını ve bu toplantının yapılmasını istiyoruz. Bu konuyla ilgili irademiz tamdır. Bunun mutlaka hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz."

 

 

AA
Almanya Başbakanı Angela Merkel

 

Merkel'in açıklamalarından öne çıkanlar:

"Son derece önemli bir zirve gerçekleştirdi. İki Astana grubundan iki küçük grup diye adlandırılan gruptan temsilci burada bir araya geldi. Önemli sonuçlar elde etme açısında çok faydalı bir toplantı olmuştur. Burada sadece askeri açıdan değil, siyasi açıdan bir çözüm bulmak gerekiyor. Suriye'de birçok insani felaket gördük.

Ürdün, Türkiye ya da Avrupa ülkelerinde mülteciler bulunmaktadır. Daha fazla insani felaket olmaması için elimizden geleni yapmak istiyoruz.

17 Eylül'de İdlib konusunda Türkiye ve Rusya arasında çok önemli bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Bunun kalıcı olması için elimizden geleni yapmaya hazırız. Kimyasal silahların kullanılmaması konusunda kararlı olduğumuzu söylemek istiyorum. Maalesef şu ana kadar anayasa komitesi bir araya gelememiştir. Önce bu toplantıların daha sonra seçimlerin yapılması gerekmektedir. Bu anayasa komitesinin yıl sonuna kadar bir araya gelmesi için katkıda bulunmak istemekteyiz. Bu çatışma durumu askeri olarak çözülemez.

Diğer ele alınan konu sığınmacıların ülkelerine geri dönmeleridir. Geri dönen insanların tutuklanması ve tahkibata uğramaması gerekiyor. Bu şekilde bir sukünetin olması ve siyasi çözüm olması gerekmektedir. Suriye'nin bütün halkı için güvenli bir vatan olması gerekmektedir. Çözüm aciliyeti hepimizin gördüğü bir gereksinim. Siyasi çözümün böyle bir zamanda bulunması çok çok önemli."

4 lider zirveye katıldı

Dörtlü zirveye Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Almanya Başbakanı Angela Merkel katıldı.

Zirvede, Türkiye'den; Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Rusya'dan; Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Almanya ve Fransa'dan özel danışman ve temsilciler yer aldı.

BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura ve Astana platformunun Cenevre'de oluşturduğu "küçük grup"tan temsilciler, bu zirvede ilk kez bir araya geldi.

  • Suriye konulu dörtlü zirvede ana gündem, İdlib'deki ateşkesin sağlamlaştırılması ve Suriye krizine siyasi çözüm için ortak çabalar oldu.
  • Sahadaki gelişmeler, Soçi mutabakatının ardından İdlib'deki durum ve Astana ile Cenevre platformlarında sürdürülen siyasi çözüm süreci, zirvenin ana gündemini oluşturdu.

Suriye krizine kalıcı çözüm bulunmasına yönelik ortak çabaların uyumlulaştırılmasının hedeflendiği zirvenin sonunda dört ülkenin liderlerinin ortak bir bildiri kabul etmesi beklentisi hakimdi.

15.35: Macron ile bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Vahdettin Köşkü'nde gerçekleştirilecek Suriye konulu dörtlü zirve öncesi bir araya geldi.

Macron'u Vahdettin Köşkü'ne gelişinde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu karşıladı.

 

 
Fransa Cumhurbaşkanı Macron - Cumhurbaşkanı Erdoğan

 

Erdoğan ve Macron, görüşme öncesi Vahdettin Köşkü'nün penceresinden İstanbul Boğazı'nı seyrederek, bir süre sohbet etti.

Basına kapalı gerçekleşen görüşme yaklaşık yarım saat sürdü.

14.30: Erdoğan, Merkel ve Putin ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye zirvesi öncesi Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüştü.

 

 

 

İki lider Vahdettin Köşkü'nde biraraya geldi. Erdoğan, görüşme öncesi köşkün penceresinden Merkel'e İstanbul Boğazı'yla ilgili bilgi verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya Başbakanı Merkel'in ardından, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin görüştü.

 

 

 
İki lider arasındaki görüşme basına kapılı gerçekleşti.

 

Erdoğan ve Putin, Vahdettin Köşkü'nde gerçekleştirilecek Suriye konulu dörtlü zirve öncesi bir araya geldi.

14.00: Macron, İstanbul'da

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Suriye konulu dörtlü zirveye katılmak üzere özel uçakla saat 14.00'da İstanbul'a geldi.

 

AA
Macron da özel uçakla zirve için İstanbul'a geldi.

 

Cumhurbaşkanı Macron'u Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ile diğer ilgililer karşıladı.

Macron, askeri törenle yapılan karşılamanın ardından resmi araçla havalimanından ayrıldı.

13.35: Putin'de İstanbul'a geldi

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron da zirve için İstanbul'a geldi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suriye konulu dörtlü zirveye katılmak üzere özel uçakla saat 13.35'te İstanbul'a indi.

 

 
Rusya Devlet Başkanı Putin, 4’lü Suriye Zirvesi’ne katılmak üzere İstanbul’a geldi.

 

Putin'i Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal ve öteki ilgililer karşıladı.

Putin, askeri törenle yapılan karşılamanın ardından resmi araçla havalimanından ayrıldı.

13.14: Merkel, İstanbul'a geldi

Zirvenin başlamasına saatler kala İstanbul'a gelen ilk lider Almanya Başbakanı Angela Merkel oldu. Saat 13.00'te Atatürk Havalimanı'na inen Merkel, Devlet Konukevi'nde yetkililerce karşılandı.

 

 
Almanya Başbakanı Merkel, Suriye zirvesi için İstanbul'a geldi.

 

Merkel daha sonra yüksek güvenlik önlemleri altında zirveye katılmak üzere havalimanından ayrıldı.

Zirveye katılacak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un da ilerleyen dakikalarda İstanbul’a ulaşması bekleniyor.

Bakan Akar, Rus mevkidaşı ile bir araya geldi

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Suriye Konulu Dörtlü Zirve öncesi Rusya Savunma Bakanı Şoygu ile bir araya geldi.

 

 
Sergey Şoygu - Hulusi Akar

 

Akar ile Şoygu arasındaki görüşmede İdlib'deki son durum başta olmak üzere bölgesel güvenlik konularına ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu.

Çavuşoğlu, Lavrov ile görüştü

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Suriye konulu dörtlü zirve öncesi ikili ve heyetler arası görüşme gerçekleştirdi.

 

 
Mevlüt Çavuşoğlu - Sergey Lavrov

 

Türkiye'nin ev sahipliğinde bugün düzenlenecek Suriye konulu dörtlü zirvede ana gündem, İdlib'deki ateşkesin sağlamlaştırılması ve Suriye krizine siyasi çözüm için ortak çabalar olacak.

Zirve, İdlib için gündeme gelmişti

Zirvenin ilk duyurusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29 Temmuz'da, Suriye'nin kuzeyindeki İdlib'de bir insani felaket olasılığı gündeme geldiği dönemde yapmıştı.

Beşşar Esed rejimi ve destekçileri, Suriye'nin orta ve güney cephelerini abluka ve tehcir yoluyla ele geçirmelerinin ardından, İdlib'e yığınak yapmaya başlamıştı.

Türkiye, bu süreçte yaklaşık 4 milyon sivilin barındığı İdlib'de çatışma olması durumunda katliam, insani kriz ve yeni göç dalgasıyla karşılaşılma tehlikesine karşın, diplomasi trafiğine hız verdi.

İdlib için Tahran'da Türkiye, İran ve Rusya'nın katıldığı Suriye konulu zirvelerin üçüncüsü gerçekleştirilmişti.

Başkan Erdoğan, Tahran zirvesinde İdlib'de ateşkes çağrısı yapmış, 17 Eylül'de ise Rus mevkidaşı Putin ile Soçi'de ateşkesin korunması için ek önlemler üzerinde anlaşmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 Ekim'deki açıklamasında, "Özellikle İdlib başta olmak üzere birçok konuyu ele alma fırsatını yakalayacağız. Temennim odur ki Suriye'de özellikle İdlib başta olmak üzere buraya huzurun gelmesi konusunda burası ciddi bir adım olsun." ifadelerini kullanmıştı.

Fransa, Almanya ve Rusya'nın tutumu

Alman yetkililer, zirveye ilişkin açıklamalarında, Türkiye'nin Soçi mutabakatıyla oldukça özel bir sorumluluk üstlendiği, mutabakatı destekledikleri ve İstanbul zirvesinin mutabakatın uygulanmasına katkıda bulunacağını umduklarını vurguluyor.

Fransa ise İdlib'deki ateşkesin kırılgan olduğuna, hızlı bir şekilde sağlamlaştırılması gerektiğine işaret ederek, zirveyi anayasa komitesi kurulmasını hızlandırmak ve siyasi süreci başlatmak için bir "fırsat" olarak niteliyor.

Alman ve Fransız yetkililerin mesajlarında, Rusya'ya tavrını açıkça ortaya koyma ve Esed rejiminin müttefiği olarak sorumluluk üstlenme çağrısı yapılıyor.

Rusya ise İstanbul zirvesinden dönüm noktası niteliğinde karar çıkmasının beklenmemesi gerektiğine işaret ederek, zirvenin dört ülke arasında iş birliği alanları için fikir teatisi yapmak için önemli bir platform olacağına dikkati çekiyor.

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi Sözcüsü Jens Laerke, 19 Ekim'deki açıklamasında zirvenin "tam zamanında" yapıldığını belirterek, "Güçlü aktörlerin bir araya gelmesi olumlu bir gelişme. (Zirvenin) İdlib ve Suriye genelindeki krize siyasi ve barışçıl bir çözüm bulunmasına katkı sağlamasını umuyoruz." demişti.

İdlib'de son durum

Türkiye ve Rusya'nın 17 Eylül'de vardığı mutabakatın ardından askeri muhalifler, belirlenen silahsızlanma bölgesinden ağır silahlarını çekme işlemini 10 Ekim'de tamamladı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar yaptığı açıklamada, radikal grupların büyük bir kısmının da çekildiğini bildirmişti.

Ancak Beşşar Esed rejimi güçleri, 17 Eylül'den bu yana İdlib Gerginliği Azaltma Bölgesi ve muhaliflerin ağır silahlarını çektiği bölgelere topçu saldırılarını aralıklarla sürdürüyor.

Güncelleme Tarihi: 28 Ekim 2018, 16:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER