banner28

RTÜK BAŞKANI ŞAHİN YENİ YÖNETMELİĞİ DEĞERLENDİRDİ

RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, “Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik” e İlişkin Değerlendirme Yaptı

RTÜK BAŞKANI ŞAHİN YENİ YÖNETMELİĞİ DEĞERLENDİRDİ
banner3

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde daha önce görüşülerek yürürlüğe giren kanuna göre çıkartmış olduğumuz Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik ile önemli bir boşluğu doldurmuş olduk. Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun.

Yönetmeliğimizin Resmi Gazetede yayımlanmasının ardından yapılan tartışmaları titizlikle takip ettik. Her bir görüşü dikkatle ele aldık. Yapılan olumlu yorumları da, üzülerek söylüyorum, haksız ve acımasız eleştirileri de tek tek analiz ettik.

Yönetmeliğe tabi kuruluşlardan neredeyse hiç bir itirazın gelmemesi hatta RTÜK’ün düzenlemelerini dikkate alacaklarını ifade etmeleri oldukça anlamlı ve memnuniyet vericidir. Çünkü RTÜK olarak gerek ilgili kanuni değişiklik çalışmalarında gerekse yönetmelik çalışmaları esnasında taraflar ile yakın işbirliği içinde hareket edilmiş, ilgili taraflardan gelen görüş ve önerilere tüm düzenlemelerde yer verilmeye çalışılmıştır.

Özellikle yönetmelik yayınlandıktan sonra üzerinden spekülasyonlar yapılmak istenen bahsekonu platformların Üst Kurulumuz ile yakın işbirliği, sağlam bir iletişimi ve sektöre ilişkin çalışmaları bulunmaktadır.

Öncelikle şunu ifade etmemiz gerekiyor ki bu düzenleme internet üzerinden radyo-televizyon yayıncılığı yapacak tüm kuruluşları ilgilendiren bir düzenlemedir.

Düzenlemeyi, sadece müstehcenlik ve sansür gibi bir kaç hususa indirgemenin sağlıklı olmadığı kanaatindeyiz.

Yönetmenlik yayınlandığı andan itibaren çektiğimiz fotoğrafta gördük ki, yoğun eleştirilerin çoğunluğu ya eksik bilgiden ya da iyi niyetli olmayan muhalefet etme alışkanlığından ve önyargılardan kaynaklanıyor. Başta sosyal medyada olmak üzere “İnternete Sansür Geldi” eleştirilerinin ağırlıklı olarak yapılması, yönetmeliğin sağlıklı bir şekilde incelenmediğini gösteriyor.

Birincisi, yönetmelik RTÜK’ün görev alanı olan radyo ve televizyon yayınlarını kapsıyor. “İnternete sansür geldi” ifadeleri, maksatlı çarpıtma ve kışkırtmalardan öteye gitmiyor.

İkinci olarak ifade etmek gerekir ki, sansür kavramının ne olduğunu çok iyi bilen bazı art niyetli kesimler, kamuoyunu yanlış yönlendirerek sansürcülük eleştirisi yapıyor. Sansürden bilerek veya bilmeden bir amaca hizmet ederek ya da bilinçsizce bahsedenlerin iyi niyetli oldukları düşünülemez.

Herkesin malumu sansür, yayınların daha yapılmadan denetlenmesi ve müdahalelerin uygulanmasıdır. Anayasamızda da açıkça sansür yasaklanmıştır. Hiçbir kişi ya da kurum sansür uygulayamaz.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu da, hiç bir zaman, hiçbir yayını önceden denetlememiş, yayınlandıktan sonra kendisine verilen yetkiler çerçevesinde görevini yapmıştır.

RTÜK’ü zaman zaman sansürcü bir kurum gibi gösteren çevreler, aynı tutumlarını maksatlı olarak yeniden sergiliyor.

İnternet üzerindeki platformlarda isteğe bağlı yayıncılığı düzenleme ve denetleme çalışmalarımız hayatın doğal akışına ters düşecek şekilde olmayacaktır. Kişilerin özgürlük alanların bizim için çok değerli ve anlamlıdır.

Yönetmelik ile yayın hizmetleri alanında ifade ve haber alma özgürlüğünün, düşünce çeşitliliğinin, rekabet ortamının, çoğulculuğun güvence altına alınması, haksız rekabetin ortadan kaldırılması ve kamu menfaatinin korunması amaçlandı.

Geleneksel radyo ve televizyonlar aldıkları yayın lisanslarıyla frekans kullanım ücreti gibi yükümlülükleri yerine getirerek devlete vergi sorumluluğunu da üstleniyor.

Topladığı vergilerle istisnasız her vatandaşa hizmet eden devlet mekanizması, her alanda olduğu gibi yayıncılık alanında da kayıt dışılığa müsaade edemez.

Abonelik sistemiyle milyonlarca TL gelir elde eden internet üzerinden platformlardan isteğe bağlı yayıncılık yapan şirketler, maalesef ülkemizde şu anda hiçbir düzenlemeye ve vergi yükümlülüğüne tabi değildir. Hukuki hiçbir sorumlulukları yoktur.

Kazançları üzerinde denetim imkansızdır. Burada çarpık bir durum da ortaya çıkıyor. Bakınız, mevcut lisanslı platformlardan isteğe bağlı yayıncılık hizmetlerine abone olanlar, çeşitli kalemlerde devlete sorumluluklarını yerine getirerek vergilerini öderken, abonelerinden yüksek miktarda gelir elde eden internet tabanlı şirketler devlete tek kuruş vergi ödemiyor.

Yeni düzenlemeyle internet tabanlı yayıncılık yapacak kuruluşlarla birlikte, halen yayınlarını sürdüren uluslararası yayın kuruluşları Türkiye’de kuracakları şirketlerle resmiyete kavuşacak, diğer tüm yayıncılar gibi yasal yükümlülükleri yerine getirecektir.

İnternet yayıncılığının kayıt dışı olması eşitlik ilkesine aykırıdır ve haksız rekabete neden olmaktadır.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, geleneksel yayıncılık yapan kuruluşları da korumak durumundadır.

Dünyada hiçbir ülke bu şekilde kayıt dışı faaliyet gösteren oluşumlara müsaade etmez.

Düzenlemenin bir amacı da yurt dışı menşeili yayıncılara kayıt ve veri temini sorumluluğu getirilmesi, kamu menfaati ve güvenliğinin korunabilmesi için şarttır.

Çocukların ve gençlerin ruhsal ve fiziksel gelişim sürecinde maruz kalabilecekleri zararlı yayın içeriklere karşı alınması gereken tedbirler zorunluluktur.

Mevzu bahis platformlarda halen gösterilen çizgi filmlerdeki çocukların ruhsal ve psikolojik gelişimini etkileyen sahneleri ya da dizilerde yapılan terör propagandalarını, her türlü şiddeti ve bağımlılığı (uyuşturucu, alkol vb.) özendiren yayınları görmezden gelmemiz mümkün değildir.

İnternet yayıncılığı, başta yoğun genç nüfusumuz olmak üzere toplumun çoğunluğunu etkisi altına almışken, bu alanda düzeleme yapılmaması ve denetimsizlik söz konusu olamaz.

2018 yılında tamamlanan Çocukların Yeni Medya Kullanım Alışkanlıkları ve Siber Zorbalık Araştırması sonuçlarına göre öğrencilerin yayınları televizyonun yanı sıra farklı cihazlar vasıtasıyla internet ortamından takip ettikleri açıkça ortaya çıkmıştır. Buna göre klasik/akıllı televizyondan yayınları her gün takip edenlerin oranının yüzde 29,2 olduğu görülürken, cep telefonundan her gün televizyon yayınlarını takip edenlerin oranının yüzde 26,1 olduğu tespit edilmiştir. Bunu sırasıyla yüzde 12,3 oranıyla masaüstü/dizüstü bilgisayar ve yüzde 9,7 oranıyla tablet takip etmektedir. Televizyon izleme alışkanlıklarına yeni bir boyut kazandıran yeni medya araçlarının öğrenciler tarafından kullanımı dikkat çekicidir. Bu bulgulara göre öğrencilerin yayınları neredeyse televizyondan takip ettikleri oranda internet ortamından da takip ettikleri görülmektedir. Yayınların çocuklar tarafından internet ortamından takibi bu alanda yapılacak olan düzenlemelerin ve denetimlerin ne denli gerekli olduğunu göstermektedir.

Yine geçen yıl sonuçları açıklanan İzleyici Eğilimleri Araştırması’na göre de, ülkemizde yaşayan vatandaşların yüzde 70,4’ü internet üzerinden yayın yapan platformların denetlenmesi gerektiğini düşünmektedir. Denetim olmasın diyenlerin oranı yüzde 13’tür. Aynı araştırmada, internet üzerinden yayın yapan bazı platformlara üyeliği olanların görüşlerine de yer verilmiştir. Bu platformlardan herhangi birine üye olan ve yayınları takip edenlerin yüzde 65,9’u bu platformlarda denetim olması gerektiğini belirtirken, yüzde 29,5’i denetim olmaması gerektiğini ifade etmiştir.

Birçok ülkede internet yayın içeriklerinin denetlenmesi ve içerik üreticilerinin lisanslanmasına yönelik çalışmalar mevcuttur.

Ülkemiz, internet yayıncılık alanına ilişkin hayata geçirdiği demokratik düzenlemesiyle pek çok Avrupa ülkesini geride bıraktı.

İnternet ve sosyal medya platformlarında içeriğin denetlenmesi ve içerik üreticilerinin lisanslanmasına yönelik çeşitli düzenlemeler daha plan aşamasındayken, Türkiye, geçtiğimiz hafta hayata geçirdiği düzenlemesiyle batılı ülkelere fark attı. Her fırsatta sevinerek belirtmeye çalıştığım gibi ülkemizdeki bu alanda son yıllarda yapılan tüm düzenlemeler bir çok Avrupa ülkelerinin çok ilerisinde yer almaktadır.

Örneğin, Avrupa Görsel-İşitsel Medya Hizmetleri Direktifi (GİMHD)’nde yapılan değişiklikle “isteğe bağlı yayın hizmetleri (video on-demandservices)” denetimi uygulaması, AB Resmi Gazetesinde yayımlanarak 19 Aralık 2018 tarihinde hayata geçmeye başladı. Üye ülkelerin 21 aylık uyum süresi sonunda iç hukuklarına aktarmak durumunda oldukları yeni Direktifte video paylaşım platformları da düzenleme kapsamına girdi.

ABD'de çocukların ve gençlerin cinsellik, şiddet ve uyuşturucu temalı yayınlara karşı korunması amacıyla video paylaşım sitelerinin içeriklerinin kısıtlanması için kanun teklifi hazırlandığı biliniyor.

3 Şubat 2015’te bir isteğe bağlı yayıncılık platformunun başvurusu üzerine Hollanda Medya Düzenleyici Kurulu (Commissariaatvoor de Media - CvdM), talepte bulunan şirketi, bir isteğe bağlı ticari görsel işitsel medya hizmeti olarak kabul etti. Platform, bu tarihten itibaren bir isteğe bağlı ticari görsel işitsel medya hizmeti olarak Avrupa genelinde Hollanda Düzenleyici Kurulu tarafından denetlenmekte ve Hollanda Medya Kanununa tabi olmaktadır.

Gerçekler ve örnekler ayan beyan ortadayken düzensizlik ve denetimsizlik talep eden sınırlı kesimin maksadını anlamak mümkün değildir.

Tekraren söylüyoruz ki, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, özgürlükleri kısıtlamayı değil özgürlük alanını genişletmeyi ve aziz milletimizin menfaatlerini gözetmektedir.

İnternet, özgürlükler alanıdır. O yüzdendir ki, internet ve sosyal ağlardan eleştiriler özgürce devam ediyor. Özgürlüklerle birlikte internet yayınlarında zararlı içerikler olmamalıdır. özgürlük demek işimize geldiği gibi her an her zeminde karşımızdakinin kutsallarına ailesine ve değerlerine sınırsızca küfretmek değildir. Hem özgürlükleri yaşayacak hem de aile ve çocukları korumak adına milli ve manevi değerlerimize sahip çıkacağız. Kimsenin endişesi olmasın. Türkiye Cumhuriyetimiz, kişisel özgürlükleri de garanti altına alan demokratik hukuk devletidir.

Üzerinde durmak istediğim son bir husus ise, yayıncılık alanını çeşitlendirme çabamıza ilişkindir.

Bu düzenlememizle bir manada geleneksel yayıncılarımıza da alan açıyoruz. Onların ilave lisans almadan internet yayınlarının önünü açıyoruz. Böylelikle geleneksel yayıncılarımızı cesaretlendirerek, daha pratik ve hedef kitleye daha kolay ulaşabilen bir yayıncılık alanı oluşturuyoruz. Biz bütün yayıncılarımızın yanındayız. Uydu, kablo ya da internet, nereden yayın yapılırsa yapılsın halkımızın haber alma ihtiyacını karşılayan eğlence mecrası olan yayınları en modern şekilde düzenlemeye çalışıyor, yayıncı paydaşlarımıza rehber oluyoruz.

Hedefimiz, basın ve yayın özgürlüğüne, toplumun haber alma hakkına, özgür ve eleştirel yayıncılığa sahip çıkarken, ailenin korunması, milli ve manevi değerler ile devletimizin milletimizin bölünmez bütünlüğüne sahip çıkmaktır .

Güncelleme Tarihi: 07 Ağustos 2019, 19:45
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER