GÜLÜMSEMEK İLE GÜLMEK İŞTE TAM DA ÇİZGİ BU!

Gülmek; hoşuna ya da tuhafına giden olaylar, durumlar, sözler vb. karşısında, yüzün kasılmasının yanı sıra, genellikle kesik kesik, değişik oranda sesli bir biçimde neşe duygusunu açığa vurmak.

Gülümsemek; yüz çizgilerinin hafif hareketleriyle sevinçli bir ruh durumu anlatmak, hafifçe gülmek, güler gibi olmak.

Bu fiziksel tanımlamaları yapmamın sebebi tamamen hatırlatma.

Bakarsın ileri de lazım olur diye…

Asıl mesele şu?

Gülümsemek ile Gülmek arasındaki ince çizgiyi bilmek gerekir.

Gülümsemek; tebessümdür, alçakgönüllülüktür, yalınlıktır aslında öyle sakinliktir ki bi o kadar gösterişsizliktir. Ağır abidir, candır, kankadır. İşin özü asildir asil.

Toplumumuz gülümsemek ile ilgili makara yapılacak bir tutum bulamadığından dolayı fazla üzerinde durmaz.

Ancak gülmek öyle mi?

Peki bu gülen insanlar niye sürekli gülme isteği halindedir?

İnsanlar bir şeye komik olduğu için gülebilir, güzel bir haber almıştır mutluluktan gülebilir, karşımızdaki güldü diye ona da gülebilir, konuyu bilmeyiz deli gibi gülebiliriz.

He bazen de sinirimizden de güldüğümüz olabilir.

Birde çok gülenler vardır. Olduk olmadık her şeye gülerler…

Çayda, çırada, evde, iş te, fotoğraflarda.

Neşelidir o insanlar, etraflarına pozitif enerji saçarlar.

Toplum bu insanların enerjisinden fazlasıyla faydalanır.

Ama çok gülen insanların sıkıntılı durumları da varmış.

Yok canım ben demiyorum. Araştırdım kütüphanelerde, Google amca da…

Google amca da baya bir istatistik çıktı.

Çıkan sonuç Eyvah Eyvah dedirtti.

Çok gülen insanların içlerinde gizlilik ve plan varmış, aşırı gülmek duygu bozukluğunu gösterirmiş, dışarda gülen insanlar aslında mutsuzlarmış.

Ne kadar doğru?

Yapılan bilimsel istatistikler doğru olduğunu söylüyor.

En azından İsviçreli bilim adamları da buna katılıyor.

Bakın söylediğime ben bile güldüm. Delilik işte!

Bu çok gülmenin de handikapları da var tabi. 

Mesela; sizi hiç neşesiz görmemişler ve hep gülüyorsanız üzülmeye hakkınız yoktur.

Sen atlatırsın derler ama sana destek olmaya çalışmazlar. Şimdiye kadar hep dert dinleyen olduğunuz için dinlenmezsiniz.

Sizi asla sinirlenecek ya da kızacak biri olarak düşünmezler. Alttan almaya meyil zannedebiliyorlar.

En ufak bir düşünceli anınızda insanlar sürekli ne oldu diye sorar.

Gülerek cevap vermemişseniz bu sorunun kendileriyle ilgili olabileceğini düşünürler.

Karizmatik değil sempatik bulunursunuz. Herkes sizi yolunacak tavuk zanneder. Her şeye “Evet” diyeceğiniz düşünülür, “Hayır” derseniz suçlu olursunuz.

Bırakın gülün ama çok gülmeyin! Hele hele fotoğraflarda çok gülmeyin ağır abilerin yanında komik duruma düşmeyin!

Hayır diyemiyorsanız GÜLÜMSEYEREK evette demeyin.

Derdinizi rahat rahat anlatın eğer sizi dinlemiyorlarsa o kişi senin ne arkadaşındır, ne dostun ne de çok yakının.

Siyasetçi, bürokrat, sporcu, gazeteci, işçi, memur, fotoğrafçı, bakkal, çaycı vs… ne olursanız olun gülümseyin hayata ama kikirdeyen olmayın zayıf bilmesinler, plancı bilmesinler sizi… 

Aşırı gülmekten sakın! Gülümse ki sinirlerin gevşesin, dertlerin çözülsün, üzüntülerin yok olsun, ruhun aydınlansın, kalbin ferahlasın.

“Az gül. Çünkü çok gülmek kalbi öldürür (katılaştırır).”

(Tirmizî, Zühd, 2; İbn Mace, Zühd, 19)

YORUM EKLE
YORUMLAR
Abbas
Abbas - 2 hafta Önce

Bir gün bizde gülecekmiyiz acaba

Cihan sönmez
Cihan sönmez - 1 hafta Önce

evet fazla gülen insanın içinde gizlilik planı olduğuna şahit olan bir kişiyim.sakaryada bürokratlık yapmış şimdilerde vatandaşa hizmet yapan bir siyasetçi tanıyorum.hatta etrafında ona söven dalkavukları da iyi biliyorum.neyse yazı için tebrik ederim