banner28

Komşular Aç Yatmayacak

SASGEM tarafından düzenlenen geleneksel Çarşamba Konferanslarının bu haftaki konuğu kurduğu seyyar aşhane ile evsizlere çorba dağıtan SAÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mahmut Karaman oldu.

Komşular Aç Yatmayacak
banner3

Sakarya Üniversitesi Akademik ve Sosyal Gelişim Merkezi (SASGEM) tarafından düzenlenen “Aşhane, Komşular Aç Yatmayacak, Sivil Toplumun Yeniden İnşası” başlıklı konferansa konuşmacı olarak SAÜ SBF öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mahmut Karaman konuşmacı olarak katıldı. Yrd. Doç. Dr. Karaman, akademisyen yönünün yanısıra, İstanbul’da kurduğu seyyar aşhane ile kimsesizlere ve yoksullara çorba dağıtmasıyla biliniyor.

İstanbul’da yoksullara yönelik olarak yaptığı faaliyetin kendisine sıklıkla sorulduğunu belirten Karaman “Bu konuyu anlatmam isteniyor. Kendi fakültemden bu davet gelince hayır diyemedim” diyerek konuşmasına başladı. Merhamet seferberliği adı altında yıllardır, sivil, bağımsız ve bireysel olarak faaliyet yürüttüğünü ifade eden Karaman ““Bu faaliyetlerimizi kamusal alana yaymaya, taşımaya ve toplumsal olan bu meselenin yine toplum tarafında çözülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu, toplumun bir ferdi olarak kendi adıma küçük bir adım atma çabasıdır” şeklinde konuştu.

Çorba sadece bir simge

Karaman sözlerini şöyle sürdürdü: “Bana hep Aşhane olayının nereden aklıma geldiği soruluyor ve açıkçası cevaplamakta zorlanıyorum. Bu durum zaten hiçbir zaman aklımdan çıkmadı. Çünkü ben de onların içindeydim, onlarla aynı yerden geliyorum. Bundan bir yıl önce bir minibüs aldık ve minibüste birtakım teçhizat çalışmaları yaparak mutfağa dönüştürdük. O günden beri İstanbul’da geceleri yaklaşık 200 km yol yaparak evsizlere çorba dağıtıyoruz. Daha sonra bu olay sosyal medyada da öne çıktı. Kadıköy’den çıkıp yedi sekiz saat dolaşarak ortalama 500 kişiye çorba dağıtmaktayız. Ancak bana göre ben sadece çorba dağıtmıyorum, başka bir şey yapıyorum. Çorba, sadece bir simgedir. Ben çorba eksenli bir seferberlik başlatıyorum” dedi.

Toplumsal ilişkilerde çözülme meydana geldi

İçinde bulunduğumuz sürecin 200 yıllık bir modernleşme süreci olduğunu ifade eden Karaman “Buna yabancılaşma ve çözülme süreci de diyebileceğimi düşünüyorum. Bu süreçte biz ahlak merkezli bir toplumdan ekonomi ve siyaset merkezli bir topluma geçtik. Yarışma, kazanma, sahip olma, ele geçirme, hükmetme gibi çatışma ve ayrışmaya dayalı, siyaset merkezli bir toplumsal organizasyona geçtik. Şüphesiz insanın kazanma, sahip olma, yönetme gibi hırslarının yanında sevgi, şefkat, merhamet, yardımlaşma, dayanışma, feragatta bulunma, kendini adama kısaca iyilik yapma gibi özel, yaratılışından kaynaklanan birtakım özellikleri de vardır. Ne yazık ki bu süreçte, toplumların, iyilik yapma pratikleri giderek azaldı. İnsanların bireysel, mekânsal, toplumsal hayatında bu duygu giderek azaldı ve geri plana atıldı. Bunun sonucunda bireysel kimliklerde kendi doğasına, özüne korkunç bir yabancılaşma ortay çıkmaya başladı. Bu sebeple de toplumsal ilişkilerde bir çözülme meydana geldi” diye konuştu.

Toplum ahlaki vazifelerini ne kadar unuttu

Çorba dağıtma olayının medyada bir kahramanlık olarak sunulduğunu kaydeden Karaman “Haber değeri taşıyan şey birinin yoksullara çorba dağıtması değil, bu toplumda birinin sokakta aç kalması ve sokakta kalmasıdır. Bu toplum, ne kadar ahlaki vazifelerini unuttu da birisinin bir kişiye çorba vermesini çok büyük bir olay olarak gördü. Hâlbuki çok değil, birkaç kuşak öncesinde yaşayanlar, bu işi her gün yapıyordu. Bu durum normal, sıradan, basit bir şeydi. Bugün ise ne yazık ki kahramanlık olarak tanımlanıyor” ifadelerini kullandı.

Toplum kendinde varolan büyük enerjiyi gözardı etti

Türk toplumunun modernleşme sürecine 1950’lerde başlayan kentleşmi ile girdiğini belirten Karaman “Nüfus, kitleler halinde kentlere akmaya başladı. Ekonomik kaygıları önceleyen,tasarruf ve kazanım amacı ile başlayan göç sonucu kentlere yerleşim arttı. Bugün sosyolojik anlamda nüfusun

Güncelleme Tarihi: 24 Aralık 2015, 15:03
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER