DİYARBAKIRLIYDI, ADI BAHTİYAR

Diyarbakır’’ın Kulp ilçesinde belediye işçileri marifetiyle yola döşenen mayın ve patlayıcı mühimmatla, evlerine ekmek getirme için odun işçiliği yapan bölge insanlarının 7 tanesi şehit edilmiş, hain örgütün kirli yüzü bir kez daha ortaya çıkmış, ülke olarak içimiz yanmıştır.
Cumartesi günü şehitlerin ahirete irtihalinden sonra, tüm güneydoğu illerinde, Türk bayraklı, yoğun halk katılımlı, hain örgütü protesto gösterileri düzenlenmiş, Kürtlerin ve Türlerin kardeş olduğunu bir kez daha Dünyaya ilan edilmiş.
Emperyalizmin taşeronu,  terör örgütü PKK’nın alçakça saldırılarına milletimizin verdiği cevap;
Ateşin çocukları, Hira dağının evlatları karşısında kaybetti kaybedecek!..
Yaşasın Necip milletimizin Hanif duruşu.
PKK sonunun geldiğini biliyor..
HDPKK ile insanları tehdit ediyor..
Bölge Halkı uyandı !!!
Dün Mardin bugün Şırnak halkı da bölücü terör örgütü PKK'ya karşı Türk bayrakları ile yürüyüş düzenliyor,
terör bitecek Bölge’ye huzur  gelecek..
                                                                            ***
Adı BAHTİYAR' Gökyüzü' hikâyesi
Ahmet KAYA, Avrupa Resitallerinde bu türküyü söylemeden önce şöyle bir hikâye anlatır:
"Çok uzun zaman önce İstanbul'da şubelerde kaldığım zaman bir arkadaş tanımıştım, kendisi Diyarbakırlıydı. İsmini sorduğum da isminin Bahtiyar olduğunu söylemişti bana. 
Günde iki sefer dörder saat arayla götürüyorlardı işkenceye, geri getiriyorlardı, hamur gibi atıyorlardı. Tek söylediği şey, "adım Bahtiyar" diyordu. Başka bir şey söylemiyordu, Doksan yedi gün boyunca, tam doksan yedi gün boyunca gerçek adını kimse öğrenemedi ve sonra cezaevinde karşılaştık; incecik, dal gibi bir çocuktu. 
Bütün dileği dışarı çıktığım zaman(ondan önce çıkacağım için, çok önceleri çıkacağım için) Diyarbakır'dan gidip bağlamasını almamı ve onu kullanmamı istiyordu. Kuru soğan yetiştiriyordu bardak içinde.
Yaşayan arkadaşlar vardır mutlaka içinizde; onu yeşil soğan haline dönüştürüyorduk, çiçeğimiz maalesef oydu, başka bir şey yoktu. 
Sonra ben dışarı çıktım, onu uzun zaman göremedim, sonra Yozgat'a gitmiş, onu öğrendim. 
Bir gün çok büyük bir tesadüf, 
Diyarbakır'a giderken gazetede beni çok sarsan bir resimle karşılaştım; bir ölüm ilanındaydı Bahtiyar, cezaevindeyken ​bildiğim bir tek şey vardı geride kalan, tam ölüm ilanındayken öğrendim gerçek ismini ve Diyarbakır'a gittim, müthiş bir cenaze töreni vardı.
Her şeyden önce Bahtiyar çok güzeldi.
Bildiğim bir tek şey vardı: Diyarbakırlıydı,
Adı Bahtiyar'dı..."
‘’Geçiyor önümden, sirenler içinde
Ah eller üstünde, çiçekler içinde 
Dudağımda yarım bir sevdanın hüznü
Aslan gibi göğsü türküler içinde 
Ne yapsa ne etse üstüne gitmişler
Mavi gökyüzünü ona dar etmişler’’ .
Bu hikâyede anlatılan olay,  pkk sempatizanı kandırılmış bir gencin hazin sonu ve melodramı, Türk’üyle, Kürdiyle okuyan herkesi üzecek, hüzünlendirecek cinsten.
İlk kez okuduğumda, insan olarak beni de üzmüş hüzünlendirmiş, konu üzerinde fazlasıyla düşünmeye itmişti.
Hikâyenin öznesi, kandırılmışlık, aldanmışlıkla yoğrulmuş olması bizleri derinden üzen tek gerçek olarak karşımıza çıkmıştır.
Bu günse güncel, sıcaklığıyla tüm ülkeyi sarmalayan anaların haklı feryadıyla karşı karşıyayız!..
On günden beri, bu aldanmışlıklara son vermek için biricik evlatları, Bahtiyar gibi kandırılmış analar Diyarbakır Hdp il binasının önünde nöbet tutup, onları bölücü terör örgütü Pkk’ya yem edenlerden geri istemekteler!..
Sanatçısıyla, siyasetçisiyle, düşünürü ve iş adamlarıyla bu mahzun analara destek vermek, taraf olmak kendini insan hisseden herkesin asli görevi olmalıdır.

Anaların bu çığlığına kimse sesiz kalmamalıdır!..
Öte yandan, terör örgütünün siyasal uzantısı olan hdp’li vekil bozuntusu,
Leyla Güven, o bir PKK yöneticisi. Türkiye'yi savaşla tehdit ediyor.
Hepimizi!.
HDP Hakkari Vekili Leyla Güven, Diyarbakır'da Yaptığı Konuşmada:
‘’Gerillaya Katılım da Olacak, Savaş da Olacak, Çatışmalar da…” Diyerek Devleti Tehdit Etti.
Bu ülkenin, ’’AK SAKALLILARI’’ sözüm sizedir.
Bu kişiyi bir daha o Meclis'in kapısından içeri sokamazsınız.
Hangi demokrasiden söz ediyorsunuz siz? Dünyanın hangi ülkesi buna tahammül edebilir?
Selam ve Dua İle
Ne Zaman İnsan Oluruz
’’Oyunun sonunda Şahla, piyonun aynı torbaya konulduğunu hatırladığımızda’’

 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali İNAN
Ali İNAN - 2 ay Önce

Başkanım eline kalemine sağlık! Çok güzel bir yazı.

Osman Erdoğmuş
Osman Erdoğmuş - 2 ay Önce

Yüreğine sağlık sevgili Kardeșim.
Ders çıkarırız İnșAllah