DEDİKODU

Ne yapayım, ne edeyim derken zaman zaman yastık altında kalmış yaşanmışlıklarımı yazarım diye de kendimi avuttum…

Anlamadığım, anlamlandıramadığım, bildiğim ya da bilinmesini istediğim şeyleri, bazen de bilinenleri yazacağım gibi.

Neyse!

Öncelikle Merhabalar

Başta MedyaRota ailesine bir teşekkür etmek ile başlamak lazım köşelerini bana ayırdıkları için…

Yastık altında kalmışlıklarla beraber bir serüvene giriyoruz inşallah.

Yazımın başlığından da anlaşılmıştır herhalde…

EVET!

DEDİKODU…

Ülkemizde son yılların en büyük hastalığıdır dedikodu.

Her kesim, her birey birbirlerini bilinçli bilinçsiz, saçma sapan birbirlerini çekiştiriyorlar.

Eskilerin söylemleri vardır;

‘Koca karılar gibi dedikodu yapma’

Ben eskilere bu anlamda katılmıyorum belki de eskide kaldığından dolayı olabilir düşüncelerim.

Çünkü o tabirin kadınlarla alakası olmadığını daha net görüyoruz hepimiz.

Bakıyoruz etrafımıza bir araya geldiklerinde insanlar konuşmaların başlarında;

‘Ya Mehmet var ya müdürü için şunu söylemiş’

‘Bu Ahmet var ya çok fena’

 ‘Aaa! Bu başkan bu işi götüremez’ diye başlanan sohbetlerin akıbeti büyük bilgi kirliliğine sebep vermekle beraber finalde alsana ‘DEDİKODU’ oluyor.

Şimdi içinizden diyorsunuzdur ‘sende abartmışsın kardeşim genelleme yapıyorsun kırılıyorum bak, biz öyle şeyler yapmayız’!

İç sesinizi duyar gibiyim.

Bırakın arkadaş; kim kiminle ne yapıyorsa yapsın!

Öncelikle sana ne!

Herkes kendinden sorumlu ahirette.

Sen bu dedikoduyu yapınca eline geçiyor;

Ev mi,

Araba mı,

Para mı, Makam mı?

NE GEÇİYOR?

Elinize ne geçiyor biliyor musunuz?

Haneye büyük bir TİK olarak GÜNAH geçiyor.

Dedikodu yaparken çoğu insanın birbirinden etkilenmesiyle beraber kin, nefret, fitne doğuyor. Bu da insanlar arasında ötekileşmeye gidiyor.

Bunlardan nemalanan çokta insan var maalesef.

Nereye gidiyoruz sonu belli değil…

Allah sonumuzu hayr eylesin.

SAKARYA’YA ÖZEL

Ülke genelinin haricinde de Sakarya da farklı olan bir tek şey. Herkesin birbirini takip etmesi.

Nasıl mı?

Önce birbirlerinin kişisel menfaatlerini, sonra giysilerini, sonra evlerini, sonra arabalarını, sonra telefonlarını, sonra marketten aldıklarını, sonra sosyal medya hesaplarını, sonra kimlerle oturup kalktıklarını takip ediyor.

Arkadaş size vahiy yoluyla tebliğ mi geldi herkesin her şeyini takip edin diye.

Yasa mı çıktı haberimiz yok!

Tövbe tövbe!

Yapmayın desem n’olcak ki yazıyı okuduğunuzda bile yapacaksınız iki dedikodu.

Yapın anam babam yapın. Dedikodu yapın, herkesi takip edin. Hiçbir şeyden eksik kalmayın emi.

Bu yazıyı yazarken bile bir haber (dedikodu diyelim) geldi sevgili okurlarım.

Bak bak dedikoduya; Efendime söyleyeyim;
“bir gazeteci bir yere gelecekmiş te, birisi de ayağını kaydırmış”

 Adam çok güçlü ya istediğini bir yere getiriyor istediğini getirmiyor.

Hele bazı dedikodular var tamamen güven sınavına giriyor;

‘bak kardeşim bir tek sana söylüyorum Nurettin bilmesin sakın ha’ Tamam canım Nurettin bilmesin de sadece Nurettin mi bilmesin?

Başka bir dedikodu tarzı da şu;

‘Şuna söyleyin Kemal’le fotoğraf vermesin.’

Sebep?

Şuna söyleyelim ki beni dinlemiyor hem seni dinler hem de fotoğraf vermezse onun işini hemen hallederiz. Yani onunla takılmasın bizi de zan altında bırakmasın oluyor bunların neticesi.

Ne münasebet arkadaş bu kadar basit mi yahu.

Gelen dedikoduları bir bilseniz aklınız hayalleriniz durur.

‘Aşçı Bahçıvana Bahçıvan Şoföre Şoför Uşağa Sonra Hepsi Uşağa’

Ya nedir bu iğrenç dedikodular!?

Üstünüze vazife olmayan şeyleri vazife olarak kendinize görev addetmeyin.

Gerçekleri bilmeden insanlara hikayeler yazmayın.

He hikaye yazarsanız gün gelir sizin de bir hikayeniz olur.

Bilmediğiniz şeyler için insanların günahına girmeyin! He kardeşim sana ne günah benim ister girerim ister girmem diyorsanız o da ayrı bir durum…

Dedikodu yapacağınıza icraat yapın, iş yapın.

Dedikoduyla, nefretle, kinle olacak işler değil bunlar.

Herkes kendini zirvede görmek istiyor olmayınca da başkasına etiketi yaftayı yapıştırıyor.

Evet haklısınız kimse kendine cehennemi yakıştırmaz.

"Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi, yaptıklarından sorumludur." İsra Sûresi

Bu yazıda ismi geçen kişiler tamamen hayal ürünü olup gerçekle ilgisi yoktur…

Bir daha ki yazımda görüşmek dileğiyle…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yol ayrımı
Yol ayrımı - 1 ay Önce

Cok anlamlı mesajlar vermişsin.Anlayana.

Bir Dost
Bir Dost - 1 ay Önce

Yazılarını zevkle okuyup takip edicem

Ziya Albayrak
Ziya Albayrak - 1 ay Önce

Bu bir başlangıç.Allah yolunu açık etsin.

Abbas Saltık
Abbas Saltık - 1 ay Önce

Yazmaya başladığınız için tebrik ederim. bir dahaki yazınızı münafıklık olarak yazmanızı rica ederim