banner28

BİZE NELER OLUYOR!

Son dönemler de toplum olarak o kadar üzüldüğümüz ve travma yaşadığımız olaylara maruz kaldık ki gerçekten insanımızın şifresi bozuldu diye düşünüyorum.

Neden mi böyle söylüyorum? Yaşananları birlikte bir hatırlayalım.

27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat darbeleri, idamlar, işkenceler halkına zulmeden otoriter bir yönetim, milletini fişleyen, “dindar(irtica) ve dindar değil diye” yaftalayan çarpık bir demokratik anlayış bunun yanı sıra gönül coğrafyamızda dinmeyen ıstıraplar, savaşlar ve ölümler. Ümmet coğrafyasının içine yerleştirilmiş bir çıban gibi zulümle büyümeye çalışan Siyonist İsrail fitneleriyle hem nifak sokmakta hem de Müslümanları katletmektedir.

2002 yılında iktidara gelen Ak Parti kurulduğu günden itibaren Müslümanların umut ışığı olmuş tüm gönül coğrafyamız kurtuluşun müjdesini almışlar gibi buna sevinmiş ve kurtarıcıları olarak gördükleri Recep Tayyip Erdoğan için dualar etmişlerdi.

Ancak emperyalistler güçlü ve ümmetin umudu olacak bir Türkiye istemiyorlardı. Bu nedenle içerideki işbirlikçileri ve içimize yerleştirdikleri “bizdenmiş gibi görünüp aslında Amerikan p.. olan” teröristleriyle, orta doğuda kurdukları terör örgütleriyle hedefine doğru ilerleyen güçlü Türkiye’yi engellemek ve halkın seçtiği meşru hükümeti iktidardan düşürebilmek için ellerinden geleni yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar.

Bakın şu kısacık dönemden neler yaşamışız?

E-Muhtıra, Kapatma Davası, Mit Krizi, Gezi Eylemleri, 17-25 Aralık yargı darbesi ve 15 Temmuz 2016 da hepimizin yüreğini sızlatan 250 insanımızın şehit 2000 den fazla insanımızın gazi olduğu o hain darbe girişimini yaşadık hep beraber. Ayrıca bitmek tükenmek bilmeyen ekonomik saldırılar, siyasi entrikalar hele de bizi en çok yaralayan ve en çok zarar veren muhalefet adı altında dış mihrakların ekmeğine yağ süren kendi içimizdekiler…..

Hepsi bir senaryo, hepsi dışardan güdümlü, hepsinin taşeronu Fetö ve içerdekiler…

Konumuzla alakası yok ama Hükümet ne yapsın bu kadar olay Amerika’da olsa ekonomi çöker ülke iflas eder…

Çok Şükür ayaktayız…

Bu kadar didişmeye birde Ak Parti içindeki çekişmeler eklenince diye bileceğimiz tek şey?

Allah Reise ve ülkemin insanına yardım etsi ve sağlık sıhhat versin…

Bu kadar olaydan sonra bu milletin travma yaşaması doğal değil mi?

Katliam gibi cinayetler, aile içi şiddet, çocuğa şiddet, cinsel istismar, aile kavgaları, trafik cinayetleri, filmleri aratmayan kesmeli parçalamalı cinayetler, hırsızlığın her türlüsü, kavgalar, dövüşler.

Şiddet, Şiddet, Şiddet!..

Müslüman bir toplumda bu kadar suç olması hayra alamet değil kanımca. Bence toplum olarak travma geçiriyoruz.

Doğal değil mi bu yaşananlardan sonra geldiğimiz nokta?

Ardı arkası da kesilmeyecek gibi…

Bakar mısınız?

Dünyanın en Demokratik insanları olduklarını iddia edenler tarafından bu toplumun değerlerine defalarca hakaret edildi üstelik milletin gözünün içine baka baka İstanbul seçimlerinde oylar çalındı.

Sırtını pkk ya dayayan siyasetçi müsveddeleri, halkı devlete kaşı ayaklanmaya ve sokağa davet eden siyasetçiler, şiddet söylemleriyle televizyon programlarında boy gösteren sanatçılar( Cumhurbaşkanımız için sonu Adnan Menderes gibi olacak ) orduyu göreve davet eden siyasetçiler, 15 Temmuz darbe girişiminde şehit düşen ve gazi olan vatandaşlarımız için tek söz sarf etmeyen gezi eylemlerinde yakıp yıkan ortalığı savaş alanına çeviren Vandallar için methiyeler dizen siyasetçi ve sanatçılar…

Emin olun bu liste daha uzar gider.

Bu kafa dünde milletini başörtülü ve başörtüsüz diye ayırmıştı. Hatta çobanın oyunu bile hor görmüştü.

Bu anlamda bakıldığında toplumun siyasetçisi, sanatçısı böyle konuşursa vatandaş ne yapsın. Zaten normal süreçler yaşamamış bir de şiddete yönlendiriliyorlar. Sanki birbirimize zarar vermeye teşvik ediliyoruz hak etmediği halde topumun önünde giden insanlar tarafından…

Her zamankinden daha fazla itidale, sakinliğe, kardeşliğe ve birlikteliğe ihtiyacımız olan bir zaman diliminden geçiyoruz. Lütfen söylemlerimize çok daha dikkat edelim toplumu gerecek insanları ötekileştirecek ifadelerden uzak durmamız gerekiyor.

Son söz olarak;

Tabi ki sanatçı, siyasetçi veya bürokratların sözleri tek başına toplumun içine düştüğü şiddet sarmalının nedeni değildir ancak önemli etkenlerden birisi olduğu kanaatindeyim.

TUZ KOKMADAN ÖNLEMİMİZİ ALALIM!...

YORUM EKLE