banner28

AMERİKA BİZE SALDIRIR MI?

Bizim çocuklar sessiz Şehit olur. Ne insanlık ayağa kalkar ne de halk, nede hukuk!
Yazımı yazmak üzere bilgisayarın başına oturmuştum ki, televizyonda alt yazı olarak Irak sınırında ki askeri üs bölgemize saldıran pkk lı itlerle girilen çatışmada vatan evladı dört Koçyiğit’imiz şahadet şerbetini içmiş, haberleri alt yazı olarak geçiyordu yüreğim yandı. Allah cc Şahadetlerini kabul karin eylesin. Yaralılara acil şifa versin.

Alışılagelmiş taziye mesajları, kınamalar, öğretilmiş çaresizlik mahkûmu bizler.

Koçyiğitlerimiz vatanı koruma adına sınır boylarında Şahadet şerbetini içerken bizler, kafamızı kuma gömmüş iç siyaset mavralarına takılmış gidiyoruz.

Görmüyor musunuz, ne zaman farkına varacaksınız, Vatanımızın dört bir yandan muhasara edilmiş.

Her an işgal edilme tehlikesiyle yüz yüzeyiz.

Suriye ve Irak’a tarihte olmadığı kadar, silah, askeri teçhizat, birlik yığılmakta, ortalama her iki ayda bir sınırımız boyunca beyaz adam askeri üstler yapmakta.

Ege denizine yığılan savaş gemileri, Güney Kıbrıs’taki İngiliz, Fransız üstlerinde ki askeri yığınaklar, tatbikat ismi altında Türkiye’yi kuşatma senaryoları icra edilirken, biz yani Türk Halkı ne yapıyor ne ile zaman geçiriyoruz.

Siyasi tecrit ettiğimiz Mısır, Güney Kıbrıs Rum tarafı, izraelle ve Yunanistan’la birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni işgal etmeye hazırlanmakta. Bu durumu tüm halkımızın acilen bilmesi, farkında olması gerekmektedir.

Yapılan yığınaklara baktığımızda aynı anda, Güney sınırımızdan saldırıya geçmeyi planlamaktadırlar.

Aksi takdirde, kişi başı 15 tonu geçen silah ve mühimmat pyd, pkk itlerine değil paralı işgal ordusuna verdiklerini görmekteyiz.

Ciddi bir yaptırım tehditliyle yüz yüze kaldığımız bu günlerde elbette ki devletimiz hazırlık yapmış gardını almıştır.

Elbette Genel Kurmayımız, Devletimiz takipçisi, lakin halkımız bu gelişmelerden bi haber, varsa yoksa belediye seçimleri, Ankara’yı kim aldı, İstanbul’u kim aldı gündemiyle olanlardan habersiz süratle siyasi bölünmelere, algı operasyonlarına maruz kalmaktayız.

Balkanlarda ki Amerikan askeri üstleri, Yunanistan’ın bize karşı daima tetikte tutulma gayreti, Bulgaristan, Romanya’daki askeri üstler.

Karadeniz’deki Amerikan donanmasına ait balistik denizaltıları, savaş gemileri.

Ermenistan üzerinden hesap edilen toplu işgal senaryolarının alt yapısının hızlıca organize edilme çabaları.

Gürcistan yığılan Amerikan asker ve teçhizatları.

İşte size kısaca özetlemeye çalıştığımız bu menfur durum, Ülkemize karşı top yekûn bir saldırı olma olasılığının en bariz göstergesidir.

Bu durum beyaz adamın neden bizim, Rusya’dan S400 hava savunma sistemi almamıza karşı çıktığının ispatı niteliğinde ki gelişmelerdir.

F 35 uçaklarının verilmeme gayreti de çabası.

Muhtemeldir ki;

Nato hava savunma sisteminin S400’ler yüzünden güvenlik gerekçesiyle tehlikeye düşmesini bahane edecek,

Ülkemize saldıracaklardır.

Eğer Türkiye’ye saldırmaya niyetlenen bir düşman varsa muhtemelen, bizim hava savunma sistemimizi kurmadan bunu yapmayı planlayacaktır. Biz ise içeride ki siyasi olaylara çokça gömüldük silkinmeliyiz.
Beyaz adamın askerinin canı kıymetlidir, muhtemelen bir savaşta kendisi hedefleri havadan vurmak isteyecektir.

Karada ise pkk’lı mayın eşeklerini cepheye sürmek isteyecektir.

Pkk ve diğer legal görünümlü siyasi partilerin yakınlaşması tabanlarını da etkilemekte teröre destek sağlamaktadır.

Ruslardan alacak olduğumuz hava savunma sisteminin acili yeti, yakinen bu vesile ile net bir şekilde görülmektedir.

Düşünün Lozan anlaşmasına göre Yunanistan Türkiye’ye yakın adaları silahlandıramaz, bunu takmadığı gibi adalara askeri hava alanı bile kurdu.
Şeytani akıl, Tarihi hesaplaşma için gün sayarken içeriye bubi tuzakları döşüyor.
Düşman devletlerle ve onların beslediği terörist unsurlarla mücadele halindeyken, maalesef bizi içeride oyalamak için aramıza etnik ve dini husumet tohumları ekmekteler, biliyoruz ki böyle durumlarda sağduyu şarttır.

Gerçi hava savunma sistemlerinin mutlak koruma kalkanı olmadığı aşikârdır, örneğin Dünyanın hava savunma sistemiyle en çok korunan ülkesinin İzrael olmasına karşın, geçtiğimiz yıllarda hamasın ard arda attığı yaklaşık 150 füzeye kalkan olamamasıdır.

Lakin saldırmayı planlayan ülkeler için, hava savunma sistemlerinin olduğu ülkelerin psikolojik caydırıcı özelliğinin olmasıdır.

Tespit ettiğimiz bu durum, iyi bir okurun, tv izleyicisi olarak orta halli bir beyine sahip herkesin görüp anlayabileceği olasılık halidir.

Farklı Keramet aramanın manası yoktur..!

Selam ve Dua İle
Ne Zaman İnsan Oluruz
’’beka meselesinin, koltuk bekası olmadığını anladığımızda’’
YORUM EKLE